10. Hukuk Dairesi 2025/8350 E. , 2025/12906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1582 E., 2025/1642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/207 E., 2022/216 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 01.09.1995-04.09.2012 tarihleri arasında 5.877 prim gün sayısı bulunduğu, ... Bölge Hastanesinde 22.09.1999 tarihinde yapılan tetkiklerde %40'lık maluliyet oranı tespit edilmiş buna istinaden 01.10.2012 tarihinden geçerli olmak üzere 2...4 tahsis numarası ile emekli olmuş ve tarafımıza vergi indiriminden kaynaklanan yaşlılık aylığı bağlanmış, 12.07.2018'de davacı, ... .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmiş, düzenlenen sağlık kurulu raporunda %40'lık maluliyet oranı %37 olarak yeniden tespit edilmiş, bunun üzerine hakem hastane olan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan muayenelerde oran %38 olarak belirlenmiştir ancak 12.07.2018 tarihli ... ... Üniversitesi raporunda davacının sağ baş parmağındaki engel dikkate alınmamış, oran eksik hesaplanmış, Hakem hastanenin rapor tarihi baz alınarak taraflarına bağlanan aylık kesilmiş ve bu tarihten sonra yapılan ödemelerin iadesi için ödeme emri düzenlenmiş, vergi indiriminden kaynaklanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle, aylık bağlanması için gerekli bütün şartlar mevcuttur ve davacı sağlık durumu başlangıçtakiyle aynı olduğunu, herhangi bir iyileşme söz konusu olmadığını, hatta söz konusu hastalığında ciddi oranda olumsuz bir artış yaşanmış bu artış davacının kişisel ihtiyaçlarını ciddi anlamda zorlaştırmış, üstelik maddi durumu son derce kötü ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri olduğunu, kontrol muayenesindeki oran değişikliği maaş kesintisini gerektirmediğini, davalı Kurumca kesilen vergi indiriminden kaynaklanan yaşlılık aylığının, kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte tekrar bağlanarak tarafına ödenmesini, davalı Kuruma 20.123,94 TL borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Torba Kanun'un 7. maddesine hükmü gereği davacı taraf, davasını açmadan önce Kuruma başvuruda bulunması gerektiğini, ancak davacı tarafından Kuruma dava konusu talepleri hakkında herhangi bir başvuruda bulunulmamış, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddini, davacının talepleri olarak esas bakımından da hukuka aykırı olup davanın reddini, davalı Kurum işlemlerini resmi bilgi ve belgelere dayanarak tesis ettiğini, ayrıca Kurumun iç yazışmaları devam etmekte olup yazışma neticesinde dava dilekçesinde belirtilen iddialar hakkında detaylı olarak beyanda bulunacaklarını, Kurum içi yazışmalar sona erince dava dosyasına beyanda bulunma hakkımızı saklı tutarak sunmuş oldukları cevabın kabulünü, haksız davanın öncelikle usulden aksi kanaat halinde ise esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile Davacının engellilik oranının %61 olduğunun tespiti ile engellik aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, Kuruma 20.123,94 TL borçtan sorumlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, aksi Kurum işlemlerinin iptali ile davalı Kurumca yapılan engellilik nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödendiği gerekçesi ile borç tahakkukuna dair işlemin iptali ve aylığın kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 5510 sayılı Kanun'un geçici 1/2. maddesinde; "17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'lara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un geçici 7/1. maddesinde "(Değişik: 17.04.2008-5754/68 md.) Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'lar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmü düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. (Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz. (Ek fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 5 06... sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır..." düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan; 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 199 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır. Mahkemece, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından verilen sağlık kurulu raporları da dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulundan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılmalı, yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir. Merkez Sağlık Kurulunca davacının engellilik durumunun kabul edilmemesi halinde bu durum ön sorun yapılarak Mahkemece davacının, idari yargı yolunda dava açması sağlanmalı, burada kesinleşen dava sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.