Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/831 E., 2025/3101 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/831 E., 2025/3101 K. (26.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/831
Karar No
2025/3101
Karar Tarihi
26.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/831 E. , 2025/3101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2562 E., 2024/1762 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/531 E., 2022/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalı iş yerinde 01.12.1989 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmasının 01.11.2001 tarihine kadar devam ettiğini, işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak primlerinin yatırılmadığını belirterek, 01.12.1989- 01.11.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, duruşmadaki beyanında davaya 01.12.1989 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti olarak devam ettiklerini, davalı hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini ve işveren hakkındaki davayı takip etmediklerini belirtmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, her türlü araştırmanın re'sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, salt işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olamayacağını, davacının fiili çalışma olgusunu ispatlayamadığını, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışmanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekitğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6, 79., 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden 01.12.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, kahvehane mahiyetli iş yerinin 01.03.1986-31.03.1986 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işverenin vergi kaydının 28.02.1987-31.12.1994 01.01.2003-01.07.2016 (nakil) 01.07.2016-11.12.2017 arası olduğunun bildirildiği, iş yerinden dava konusu 1989 yılı ile 1990 yılında hiç bordro verilmediğinin de bildirildiği, yapılan geniş çaplı komşu iş yeri araştırmasında SGK tarafından komşu iş yeri olarak bildirilen.... ünvanlı otel mahiyetli iş yerinden 1989/3. döneminde sigortalı olarak bildirilen ... isimli kişinin dinlendiği, davacıyı tanımadığı, kahvehaneyi ve sahibi olarak ... bey ile ortağı olan davacının babası ... beyi hatırladığını beyan ettiği, ayrıca davacının kardeşi ...'ın tanıklıktan çekilme hakkı hatırlatılmadan usulsüz şekilde dinlendiği, işe giriş bildirgesindeki fotoğraf ve imza incelemesinde fotoğrafın davacıya ait olduğu, imzanın ise davacının imzası ile benzerlik göstermediğinin tespit edildiği, böylelikle anılan yetersiz tanık anlatımları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, davacının çalışmasını bilebilecek kişiler taraflardan sorulmak suretiyle tespit edilerek bu kişilerin sigortalılık ve çalışma, vergi kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Kabule göre de davacının; sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan davacının dava dışı iş yerinde sigorta başlangıcının yanı sıra aynı tarihte 1 gün süre ile çalıştığının da tespiti yönünde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvanı ve iş yeri sicil no.su belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2e251c0968ced7d3 4404fd9dc53c7fc3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı