Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/8240 E., 2025/11376 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8240 E., 2025/11376 K. (04.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8240
Karar No
2025/11376
Karar Tarihi
04.07.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/8240 E. , 2025/11376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/631 E., 2024/1312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/620 E., 2023/157 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ............ İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... ...Konut İnşaat A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..............İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... ...Konut İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; 1.059.562,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... ...Konut İnşaat A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı ...İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili özetle, davacı tarafından talep edilen alacakların zaman aşımına uğramış olduğunu, buna rağmen Mahkemece bu def’i hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu; hükme esas alınan bilirkişi raporuna süresinde yapılan ayrıntılı itirazların karşılanmadığını, 6100 sayılı HMK’nın 281. maddesi gereği bu itirazların değerlendirilmesi ve gerekiyorsa ek rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; gerekçeli kararın açık, yeterli ve somut gerekçeler içermediğini, yalnızca bilirkişi raporuna atıfla hüküm kurulmasının gerekçe niteliği taşımadığını; davacının müvekkil şirket çalışanı olmadığını, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi ve ek protokol hükümleri uyarınca iş sağlığı ve güvenliğine dair tüm yükümlülüklerin diğer davalıya ait olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve kusur atfedilemeyeceğini; davacının açık ve ağır kusurlu davranışıyla iş kazasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple uygun illiyet bağının kesildiğini, ceza soruşturmasında da müvekkil şirket hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve ceza makamlarınca tespit edilen maddi olguların hukuk yargılamasında da dikkate alınması gerektiğini; hükme esas alınan tazminat hesabında işlemiş dönem ile aktif-pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı belirlendiğini,..............’nin pasif döneme dahil edilerek hesap yapılmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının gerçek gelirinin gözetilmediğini, ... yaşam tablosunun esas alınması gerektiğini ve hesaplamaya esas alınan birim bedellerin de fahiş olduğunu; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının davacının açık kusuruna rağmen fahiş belirlendiğini, manevi tazminatın niteliği gereği zenginleşme aracı olamayacağını, olayın ağırlığı ve tarafların sosyal-ekonomik durumları gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu; davacının maluliyet oranının fiziki muayene yapılmaksızın, yalnızca dosya üzerinden belirlendiğini ve bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenle Adli Tıp Kurumu’ndan yeni bir rapor alınarak değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ...Konut İnşaat A.Ş. vekili özetle, davacının müvekkil şirket çalışanı olmadığını, bu nedenle müvekkil aleyhine açılan davada husumet itirazında bulunduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının imzalı ücret bordroları ve kısa çalışma süresinin dikkate alınmadığını, pasif devre hesabında asgari geçim indiriminin (AGİ) dahil edilerek hesaplama yapılmasının Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, maluliyet oranının %60’ın altında olması nedeniyle pasif devre zararı hesaplanamayacağını, buna rağmen yapılan hesaplamanın yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, hesaplamada ...yaşam tablosu yerine ... tablosunun esas alınması gerektiğini, aksi takdirde hesaplamanın hatalı olacağını, müvekkile atfı kabil bir kusur bulunmadığını, müvekkilin tüm iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, meydana gelen olayda davacının ağır kusurlu davranışı ile illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ayrıca müvekkil şirket ile diğer davalı şirketin adi ortaklık ilişkisi içerisinde olması durumunda dahi, her biri ayrı tüzel kişilik olduğundan kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, Medeni Hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği Ticaret Sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik Ticaret Sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Somut olayda, hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan davalı ...Şirketi İlk Derece Mahkemesi kararından önce Ticaret Sicilinden terkin edilmiş anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; davacı tarafa davalı ...Şirketini iş bu dava nedeniyle ihya etmesi ve şirkete tasfiye memuru atanması için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı