Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/9602 E., 2025/11374 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9602 E., 2025/11374 K. (04.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9602
Karar No
2025/11374
Karar Tarihi
04.07.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9602 E. , 2025/11374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/812 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/167 E., 2022/823 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı asil ... ve adına Avukat ... ................ ile davacı adına Av. ... ...geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan müvekkili için 504.389,10 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %44,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kazanın oluşumunda davacının %15, davalı işveren ...'in %65, dava dışı işçi ................'nun %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle her ne kadar davacının maddi zararı 563.946,99 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesi heyetinin “hayatın olağan akışı”na ilişkin değerlendirme ve nitelendirmelerinin doğru ve yerinde olmadığını, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, kazaya ilişkin kusur oranı ve aidiyetinin hatalı belirlendiğini ve dosyadaki kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, her ne kadar davacının maluliyet oranına ilişkin itirazlar sonucunda kesinleşmiş bir maluliyet oranı mevcut ise de bu orana göre yapılan tazminat hesabının kabul edilemeyeceğini, zira davacının kaza sonrası tedavi sürecinin ardından çalışma hayatına devam ettiğini ve bu süreçte elde ettiği muhtemel gelir ve kazançların belirlenerek hesaplanan tazminat miktarından mahsup edilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını, bu yönün de temyiz incelemesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının %40,20 olarak tespit edildiği, davacı vekilinin 06.03.2019 tarihli celsede “YSK'dan gelen rapora bir itirazımız yoktur, dosya hesap bilirkişisine verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu, eldeki dosyada davalı konumda bulunan işveren tarafından Kurum ve sigortalı aleyhine sürekli iş göremezlik oranı tespit davası açıldığı, tespit dosyasında en son Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul’unca davacının sürekli iş göremezlik oranının %44,20 olarak tesğit edildiği ve tespit dosyasında bu nedenle davanın reddine karar verildiği, tespit dosyasının Dairemizce onanarak kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince %44,20 oranı üzerinden karar verildiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda, davacının %40,20 sürekli iş göremezlik oranına yönelik kabulü gözardı edilerek usuli kazanılmış hak aşılacak şekilde %44,20 sürekli iş göremezlik oranı doğrultusunda sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. a.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan Maluliyete İlişkin başlığı ile bu başlık altında yer alan paragrafların silinerek yerine geçmek üzere; "Maluliyete ilişkin ; Davacı ...’ın meslekte kazanma gücü kayıp oranı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu ile 07.07.2013 tarihinden itibaren % 44,2 olduğu kesin olarak belirlenmiş ise de davacı vekilinin 06.03.2019 tarihli celsede “YSK'dan gelen rapora bir itirazımız yoktur, dosya hesap bilirkişisine verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında davacının maddi zararı Kurum'un belirlediği % 40,20 sürekli iş göremezlik oranına ve bu oran üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerine göre hesap raporunda resen değişiklik yapılarak belirlenmiştir. Buna göre davacının toplam 1.626.109,64 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının %40,20 sürekli iş göremezlik oranına isabet eden kısmı 653.696,07 TL olup, davacının geçici iş göremezlik dönem zararı olan 7.886,48 TL ile birlikte tutar 661.582,55 TL'dir. Bu toplamdan davacının %15 oranındaki kusuru dışlandığında ulaşılan 562.345,16 TL'den davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile gelir başlama tarihinde sürekli iş göremezlik oranının %40,20 olması durumunda bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değerinin (58.612,33 TL) rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmesi gerekmektedir. Geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek kısmı (%85) 6.703,48 TL, ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmı (5510 SyK 21/4 gereğince %75) 43.959,24 TL'dir. Bu tutarların toplamı olan 50.662,72 TL, hesaplanan 562.345,16 TL'den tenzil edildiğinde davacının Kurum ödemeleri ile karşılanmamış maddi zararı diğer bir deyişle davalıdan talep edebileceği tutarın 511.682,43 TL olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı yanca bakım ve tedavi giderine ilişkin taleplerden feragat edildiğinden iş bu davadan tefriki ile aynı bir esas üzerinden sonuçlandırıldığından yeniden taleplerde ilgili gerekçe oluşturulmamıştır." ibarelerinin yazılması, " ibarelerinin yazılması, b.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "563.946,99 TL" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "511.682,43 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye davalıya iadesine, Davalı Avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma Avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9943788c2769595c b6f8a904da36074b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı