Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/8144 E., 2025/10624 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8144 E., 2025/10624 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8144
Karar No
2025/10624
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/8144 E. , 2025/10624 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1932 E., 2025/732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/21 E., 2023/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, ..... sicil numaralı .... ....... ünvanlı iş yerinde asgari ücret karşılığında çalıştığını, 01.09.1992 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını, sigorta sicil kartının verildiğini ancak dönem bordrolarının verilmemesi nedeni işe giriş tarihi olarak kurum tarafından kabul edilmediğini, kuruma yapmış olduğu başvuru sonucunda talebinin reddedildiğini, hak kaybına uğradığını belirterek işveren ... sicil numaralı ... ... ünvanlı iş yerinde 01.09.1992 gününde dönemin asgari ücreti ile 1 gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1992 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, SGK'nın feri müdahil olması gerektiğinin ve çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1992 olarak tespiti ile dava dışı işyerinde 01.09.1992 tarihinde 1 gün süre ile günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili , davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 79... . madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...ünvanlı işverenin ... sicil. nolu işyerinden 01.09.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, çeyiz mağazası mahiyetli işyerinin 01.06.1992-31.03.1996 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, adresinin .. ... ... çarşısı, No:.../117 ....... .... adresinde olduğu, işyerinden dava konusu 1992/3. dönemde bordro verilmediği1992/2. dönemden verilen bordroda 2 sigortalının bildirildiği, 1993/1. dönem bordrosundan ise 3 sigortalının bildirildiği, geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında,belediye tarafından verilen cevapta .... Çarşısında dava konusu 01.09.1992 tarihinden önce çalışma ruhsatı verilmiş olan 39 işyerinin adının ve bilgilerinin bildirildiği, öte yandan davacı asilin beyanında, iş yerinin çeyiz atölyesi olduğu, yatak örtülerinin üzerine aplike desenler çizdiğini, çeyiz ve tekstil üzerine iş yeri olduğunu,iş yerinin hem çarşı hem de iş hanı olarak iki bölüme ayrıldığını, işverenin de iş hanında ve çarşı kısmında iki ayrı iş yeri olduğunu, kendisinin iş hanında bulunan atölye kısmında olduğunu, o tarihlerde yandaki dükkanda gelinlik atölyesi, ... ... olduğunu, kendisiyle birlikte çalışanların isimleri ... ... ve .... isminde kişiler olduğunu beyan ettiği,mahkemece ... Çarşısından dava konusu dönemde ruhsatı olan ... bebe mağazası sahibi ... ile dava konusu dönemden sonraki dönem olan 1996 tarihinde çalışma ruhsatı almış olan ... ... kamu tanığı olarak dinlendikleri ve davacıyı tanımadıkları öte yandan davacının beyanında geçen ...'ın da dinlendiği ve davacıyı hatırlamadığı, davacının beyanında çalıştığını belirttiği işhanındaki işyerinin araştırılmadığı, komşu işyeri araştırmasının da bu husus gözetilerek araştırılmadığı yine davacının beyanında birlikte çalıştıklarını belirttiği ... .... dinlenmediği, böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece davacı asilin tekrar beyanı alınarak kendi çalışmasının geçtiğini belirttiği işhanı olarak belirttiği yerin tam olarak neresi olduğu,aynı çarşı içinde mi başka bir adreste mi olduğu belirlenmeli,aynı çarşı içinde olduğunun anlaşılması halinde davacıdan da sorulmak üzere belediye tarafından komşu işyeri olarak bildirilen işyerlerinden dava konusu tarihte çalışma ruhdatı olanların sahipleri yada dava konusu dönemde sigortalı çalışması olan kişilerin beyanları alınmalı,çalışanların hizmet cetvelleri celbedilerek beyanları denetlenmeli,davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği ...'ün hizmet cetveli ile dava konusu işyerinden verilen işe giriş bildirgesi celbedilerek beyanı alınmalı,davacının çalıştığını beyan edeceği işhanı olarak belirttiği işyeri aynı çarşı içinde değilse davacının adresini bildireceği bu işyerine dava konusu işyerine komşu işyeri sahipleri ve kayıt altına alınan çalışanlarının SGK, emniyet, vergi ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı