10. Hukuk Dairesi 2025/4838 E. , 2025/10645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1674 E., 2024/2010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/271 E., 2024/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... Yağ San. ve Tic. A.Ş.'nin işletmesini üstlendiği ... Marketlerinde, diğer davalı ... ... İnş. Dış Tic. A.Ş'ye ihale ettiği işlerden satış destek işinde 16.04.1990 tarihinde satış destek elemanı olarak işe başladığını, davalı iş veren sicil numarası .... olduğunu, davacının Mersin ... Mağazalarında çalıştığını, ancak hizmet dökümünde işe giriş tarihinin 23.08.1990 olarak gösterildiğini, bunun üzerine 01.04.2016 tarihli dilekçe ile Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Çukurova Sosyal Güvenlik Merkezi'ne başvuru yaptığını, Kurum tarafından dosya üzerinde yapılan incelemede, tescil tarihinin işverence verilen işe giriş bildirgesine istinaden 16.04.1990 tarihi olduğunu ancak ilgili dönemde iş veren tarafından Kuruma verilen bordroya rastlanılmadığından ilgili dönemlerden müvekkili adına bildirilecek hizmet bulunmadığı 11.04.2016 tarihli yazı ile bildirildiğini belirterek davacının davalı iş verenlere ait iş yerinde 16.04.1990 - 23.08.1990 tarihleri arasındaki çalışmasının ve hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı ... Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; işverenin çalışanları hakkında SGK'ya bildirimde bulunmaları kanuni ve vicdani bir zaruret olduğunu, davacının ... Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde çalışmadığını, bu şirketin çalışanı olmadığını, bu nedenle de uyuşmazlık konusu döneme ait ücret bordrosu, vizite kağıdı, müfettiş raporu gibi evrakların bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyasında yapılan incelemede sigortalı tescil tarihinin Kuruma verilen işe giriş bildirgesine istaneden 16.04.1990 tarihi olduğunun anlaşıldığı, ancak işverence Kuruma dönem bordrosu verilmediğinden bu döneme ait herhangi bir çalışmasının tespit edilemediğini, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının, sigortalılığın tespiti davaları yönünden Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesi ile tespitini istediği dönem 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğundan iş bu davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, Kurumun davalı sıfatının kaldırılarak feri müdahil sıfatı ile temsilinin sağlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3- Davalı ... ... İnş. Dış Tic. A.Ş. ve dahili davalı ... ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı iş yerinde 16.04.1990 - 23.08.1990 tarihleri arasında hizmetinin tespitini talep ettiği, davacının ... sicil numaralı davalı iş yeri bünyesinde 23.08.1990 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 23.08.19 90... .10.1994 tarihleri arasında aralarında organik bağ bulunan .... işyeri sicil numaralı ... ünvanlı işyeri ile .... işyeri sicil numaralı ... Tanıtım Pazarlama Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı işyeri tarafından hizmetlerinin SGK'ya bildirildiği; ancak SGK'ya bildirilmediği iddia edilen 23.08.1990 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki dönem yönünden Yargıtay Genel Kurul Kararında belirtildiği üzere hizmetin geçtiği yıl sonunun blok çalışma sebebi ile 31.12.1994 olması, işbu davanın 30.09.2016 tarihinde açılmış olması nedeni ile hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı ... Yağ San. Ve Tic. A.Ş.ne ait ve markalı ürünlerin pazarlanması aşamasında satış destek elemanı olarak çalıştığını, davalı ... ... İnş.Dış Tic. A.Ş.'nin ise eleman teminini sağlayan şirket olduğunu, davacının davalı ve dahili davalı işverenler nezdindeki sigortalı çalışmalarına ilişkin kayıtlardan iş bu dava aşamasında haberi olduğunu, farklı sicil no'lu işverenler nezdinde çalışan gösterilmesinde hiç bir etkisi olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 16.04.1990 - 23.08.1990 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı ... ... İnş. Dış Tic. A.Ş. yanında, diğer davalı ... Yağ San. ve Tic. A.Ş.'nin işlettiği mağazada 16.04.1990 tarihinde işe başladığını ve 3 yıl süreyle çalıştığını, ancak hizmet bildirimlerinin eksik yapıldığını belirterek 16.04.1990 - 23.08.1990 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan Kurum kayıtları incelendiğinde 23.08.1990 - 15.11.1990 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinden, 01.10.1993 - 24.10.1994 tarihleri arasında ise ... sicil numaralı ... Tanıtım Paz. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, Mahkemece yapılan araştırma kapsamında davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmişse de davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, mahkemece sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. 4. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 11.04.2016 tarihli Kurum yazısı ile davacı adına 16.04.1990 tarihinde ... sicil numaralı işyerinden işe giriş bildirgesi verildiği, ancak dönem bordrosu verilmediği bildirilerek davacının tescil talebinin reddedildiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemece davalı Kurumdan 16.04.1990 tarihli işe giriş bildirgesi celp edilmeli, söz konusu bildirgede geçen işverenin davalı şirketlere ait olup olmadığı araştırılmalı, ... sicil numaralı işyerinin davalı şirketlerden bağımsız, ayrı bir işveren olduğunun anlaşılması halinde ise tespit edilecek yeni işveren davaya dahil edilmeli, işe giriş bildirgesi verilmek suretiyle bu işveren yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmayacağı değerlendirilerek, bu işveren yanındaki çalışmaya ilişkin deliller toplanıp yeterince bordro tanığı dinlenilmeli, davacının çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırlan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da477927117c8312 6561c22350b5d4de