Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7841 E., 2025/11550 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7841 E., 2025/11550 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7841
Karar No
2025/11550
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/7841 E. , 2025/11550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/29 E., 2025/614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/18 E., 2023/338 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... ile davalı ...Proje Hizmetleri Tic. San. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ile davalı... Proje Hizmetleri Tic. San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı ... Proje Hizmetleri Tic. San. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uzun süredir kaynakçı ustası olarak İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı davalı ... A.Ş. de çalıştığını, 14.09.2015 günü saat 08,15 sıralarında ... Mah. ... Cad. No:372-373 .../İzmir adresinde bulunan ... Şantiyesi içinde, bir arızaya gitmek üzere gidecekleri aracı diğer mesai arkadaşlarıyla beraber beklerken davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi ... (İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürlüğüne ait ve bu kurum çalışanı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın tedbirsiz ve dikkatsiz olarak manevra yaptığı sırada manevra yaptığı yerde bulunan 6 metre uzunluğundaki lama demirini araç tekerleği ile yay şekline gelecek kadar sıkıştırması ve lama demirin bu sıkıştırma nedeniyle fırlaması ile bu demir parçasının davacının kafasına çarparak bu çarpmanın etkisiyle ayaklarının yerden kesildiğini ve kafa üstü yere düşerek ağır yaralandığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL maddi 100.000,0-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi vekili cevap dilekçesi ile davacının davalılardan ... A.Ş. tarafından üstlenilen ... İ. no.lu “... Genel Müdürlüğü Bünyesindeki İçme Suyu ve Atıksu Arıtma Tesisleri ile Buna Bağlı Birimlerin İşletilmesi, Bakımı ve Onarımı Hizmetleri için Personel Çalıştırılması” işleri kapsamında İdareleri Makine İkmal ve Tesisler Daire Başkanlığı Bina ve Tesisler Bakım Onarım Şube Müdürlüğü kaynak atölyesinde görev yaptığını, davacının idarelerinin işçisi değil, ... A.Ş.’nin işçisi olduğunu, ... A.Ş. ile idareleri arasında imzalanan sözleşmenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'ndan kaynaklanan bir anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olduğunu, gerçekleştiği iddia edilen kaza bakımından idarelerinin hiçbir suretle kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Tic. San. AŞ. vekili cevap dilekçesi ile kazanın yaşandığı şantiyenin diğer davalı ...’ya ait olup, işçilerin tüm sevk ve idaresinin de tamamen ...’ya ait olduğunu, müvekkili şirketin sadece işçi temin eden şirket konumunda olup, yaşanan kazada bir kusuru olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket ile ... arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin ...’ya işçi temin ettiğini, ...’nun bu işçilerin sevk ve idaresi ile tüm özlük işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu hususun ekte sunulu Teknik Şartnamenin 6. maddesinde de açıkça hükme bağlandığını, yaşanan kazanın akabinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada (2015/87335 Soruşturma Numaralı) müvekkili şirket ve yetkililerinin bir kusuru bulunmadığını ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, buna göre ceza yargılamasında da gerekli incelemeler yapılarak müvekkili şirketin ve yetkililerinin hiçbir kusurunun bulunmadığı sabit görüldüğünü, davacının kaza sonrası yaşadığı tedavi sürecindeki olası doktor hatalarının da neticeye olan etkisinin araştırılması ve bu hususta bir bilirkişi incelemesi de yaptırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile davacının, İzmir Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü bünyesinde şoför olarak çalıştığını, olay tarihinde kazaya karışan aracın sevk ve idaresinin müvekkiline ait olduğunu, öncelikle yukarıda belirttikleri üzere ... Genel Müdürlüğüne ait kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesi sahibi ... Sigorta Şirketine Sigorta Kanunu ve Yönetmeliği ve TTK gereğince kazanın ve davanın ihbar edilmesini talep etiklerini, müvekkilinin, davaya konu kazanın ve zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kendisine düşen gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın lastiğine takılan ve davacıya çarpan lama demiri istiflenmiş bir şekilde olmayıp yerde öylece dağınık bir şekilde durduğunu, işverenin (... Genel Müdürlüğü) bu konuda gerekli güvenlik önlemlerini alması gerekirken almadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı maddi zarar yönünden 3.264.518,91 TL maddi tazminatın 14.09.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile alınıp davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen maddi tazminat miktar itibariyle davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 299.935,57 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile alınıp davacıya verilmesine, 3-Davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı manevi zarar yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın 14.09.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile alınıp davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... . Tic. San. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... ile davalı ... Tic. San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, .." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Tic. San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesi ile asıl sorumlunun diğer davalı Şirket ... olmasına rağmen müvekkili şirket iş güvenliği hususunda tüm önlemleri aldığını ve gerekli özeni gösterdiğini, bilirkişilerin kusur oranına dair herhangi bir değerlendirmede bulunamayacaklarını, davacının kusurunun eksik olarak irdelendiğini ve yeterince değerlendirilmediğini, bu hususta kazanın yaşanmaması için davacının hiçbir önlem de almadığını, eğitim ve işveren talimatlarına açıkça aykırı hakaret ederek ağır kusuruyla kazanın yaşanmasına sebep olduğunun da bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, bu sebeple yalnızca davacı yanın beyanları doğrultusunda hazırlanmış somut gerçeklikten uzak ve hukuka aykırı tespitlerin bulunduğunu, bahse konu raporun hükme esas alınmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, bu sebeple manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile davacının İdarelerinin değil ... A.Ş.'nin işçisi olduğunu, idareleri tarafından husumet itirazında bulunulmuşsa da Mahkeme tarafından bu itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olay bakımından tüm kusur ve sorumluluğun ... A.Ş.'ye ait olduğunu, idareleri tarafından alınması gereken tüm önlemlerin alınmış olduğunu, idarelerinin hiçbir suretle kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranları hatalı olmasına ve kusur raporları arasında büyük çelişki bulunmasına rağmen Mahkeme tarafından bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, İdareleri tarafından tanık dinletilmek istenilmişse de Mahkeme tarafından taleplerinin değerlendirilmediğini, tanıklarının dinlenilmediğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, Mahkemece maddi ve manevi tazminatın kabulü mahhiyetindeki kararını gerekçelendirilmediğini, tavzih kararı ile kararın değiştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalılar ... ile davalı ...Tic. San. A.Ş. vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00- TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar ... ile davalı ... Tic. San. A.Ş. vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalılar ... ile davalı ... Tic. San. A.Ş. vekillerinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalılar ... ile davalı .... Tic. San. A.Ş. vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af7579098ee45c68 886c5d36feea2e26

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı