10. Hukuk Dairesi 2025/7495 E. , 2025/11953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/373 E., 2025/102 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.12.1985-18.07.2017 tarihleri arasında 4/a ve 4/b kapsamında sigortalı olarak çalıştığını, 25 yıl sigortalılık süresi ve 49 yaşını ihmal etmesi, ayrıca 5300 gün üzerinde prim ödemiş olması sebebiyle 01.08.2017 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, daha sonra 2007 ve 2008 yıllarındaki 4/a kapsamında bir kısım primlerin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesi ile bağlanan yaşlılık aylığının 23.11.2019 tarihinde iptal edildiğini, oysa 21.12.1985-18.07.2017 tarihleri arasında geçen iptal işlemi dışında kalan 4/a kapsamındaki prim ödeme gün sayısının 4574 olup, 4/b kapsamındaki 730 günlük prim ödemesi ile birlikte 01.08.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığını, 23.01.2020 tarihinde Kuruma başvuruda bulunulmuş ise de 10.03.2020 tarihli cevabi yazıda talebin reddedildiğini belirterek, aylığın iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile 2829 sayılı Kanun'a göre 01.08.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, daha önce bağlanmış olan ve durdurulan yaşlılık aylıklarının 23.11.2019 tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının 01.08.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 23.11.2019 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Somut olay incelendiğinde, davacının çalışmasının geçtiği ... sicil numaralı ... ., ... numaralı ..., ... sicil numaralı ..., ... sicil numaralı ... unvanlı işyerlerinde fiili çalışmasının olmadığının davalı Kurum denetmenlerince düzenlenen 17.06.2019 tarih ve 2019/SÖ/27 sayılı rapor ile değerlendirildiği, buna göre anılan işyerlerince davacı adına yapılan toplam 177 gün sigortalı bildirimlerinin iptal edilerek asıl çalışmasının geçtiği ... sicil numaralı ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden 17.09.2007-13.06.2008 tarihleri arasında tescil edilmesine karar verildiği, söz konusu bildirimlerin iptal edilerek sunulan puantaj kayıtlarına göre dava dışı şirkette geçen çalışma sürelerinin 164 gün olarak belirlenmesi karşısında davacının 4/a kapsamında bildirilen tüm hizmet süresinin 4572 günden 4562 gün sayısına düşmesi üzerine 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-f hükmü gereğince davacının aylık bağlama şartlarını kaybettiği, bu defa davacının 01.06.2018 tarihinde başlayan Bağ-Kur kaydına istinaden pirm borcunu ödeyerek 19.06.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 01.07.2020 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlandığı anlaşılmıştır. Kurum işleminin iptali istemli olarak açılan işbu davada, Mahkemece, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 35 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak davacının aylık bağlanması için 8 günlük noksan prim gün sayısının askerlik borçlanması yaptırılarak tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Zira hükme esas alınan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin davalı Kurumun kendi iç işleyişine ilişkin olduğu, normlar hiyerarşisi nazarında, belirtilen yönetmelik hükmünün kanuna aykırı olamayacağı belirgin olmakla, Mahkemece işin esasına girilip davacının iptal edilen çalışmalarının dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre geçerli olduğu, fiili ve eylemli çalışmasının bulunduğu, sadece davacının çalışmalarının başka işverenler nezdinde bildirilmiş olmasından dolayı Kurumca gerçek işveren yönünden tescilinin sağlandığı anlaşılmakla davacının iptal edilen 177 günlük çalışma süresinin geçerliliğinin bu kapsamda değerlendirilmesi ve davacının isteminin de buna göre belirlenmesi suretiyle karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığının iptaline sebep olarak gösterilen sahte çalışma iddiasının ek bordro verilmek suretiyle düzeltildiğini, bozma ilamında da gerçek işveren tarafından tescil ve bildirimlerin sağlanmış olması sebebiyle tahsis şartlarının buna göre incelenmesinin istenildiğini, Kurumun bu defa iptal sebebini değiştirerek bazı aylarda 31 gün üzerinden yapılan bildirimlerin 30 gün olarak düzeltilmesi olarak gösterildiğini, davacının 8 günlük eksik sürelerinin daha sonra tahsil edilen primlerle tamamlandığını, Yönetmelik gereğince davacının başlangıç tarihi itibariyle aylığa hak kazandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a0263ead0c95dd7 397886a9661f1fc3