Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/6929 E., 2025/12594 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6929 E., 2025/12594 K. (29.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6929
Karar No
2025/12594
Karar Tarihi
29.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/6929 E. , 2025/12594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3052 E., 2025/194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/103 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait ... Yapı Malzemeleri ünvanlı iş yerinde çalışmakta iken 17.09.2015 tarihinde kaza geçirerek % 41 oranında malul kaldığını, Kurum tarafından malullük aylığı bağlandığını, ancak daha sonra Kurum inceleme raporu sonucu bağlanan gelirin durdurulmasına karar verildiğini, işveren tarafından iş kazasının bildirilmediğini, hastalık olarak hastane kayıtlarına geçirildiğini, ceza davasının derdest olduğunu, Kurum inceleme raporunun eksik ve tek taraflı düzenlendiğini, işverenden kayıt ve belgeler istenilmesine rağmen Kuruma ibraz edilmediğini, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin % 41 sakatlık oranı ile malul kalmasına sebep olan olayın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının müvekkiline ait iş yerinde 09.12.2014 yılında şoför olarak işe başladığını, 17.09.2015 tarihinde müvekkilinin haberi olmaksızın iş yerinin dışında, sokakta ve söz konusu işyerinde yaklaşık 4 metre mesafede bulunan ağaç kütüğünü evine yakacak odun götürmek istemesi nedeniyle demir kesmeye yarayan ve demir dışında başka hiçbir metaryalin kesilmediği spiral makinesi ile kesmeye çalışırken yaralandığını, bu durumun dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, işyerinde spiral makinesini kullanan tek kişinin ... olduğunu, makinenin yılda ancak 1-2 kez kullanıldığını, Kurum raporu ile de olayın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen davacının tüm tedavi giderlerinin karşılandığını, ceza davasındaki beyanlara göre de olayın iş kazası olmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde iş kazasının koşullarının belirtildiğini, olaya ilişkin ceza davası bulunmakta olup sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın salt tanık anlatımlarına göre karara bağlanamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, SGK Müfettişlerince yapılan ilk inceleme neticesinde davaya konu kaza gerçeğe uygun şekilde iş kazası olarak değerlendirildiğini, ancak ancak akabinde davalı ...'in kazaya ilişkin sunmakla yükümlü olduğu bilgi ve belgeleri ilgililere vermekten kaçındığını, kaza sonrası kamera kayıtlarının davalı tarafça silindiğini, ... isimli kişinin ne olay sırasında ne de sonrasında hiçbir şekilde olay yerinde bulunmadığını, yalan tanıklık yaptığını, bu beyanların Yerel Mahkeme hükmüne esas teşkil ettiğini, ...’un komşu işyeri tanığı olduğunu ancak Yerel Mahkemece res'en araştırma ilkesi gereği dinlenilmediğini, tanıklar ... ve ...’in her ikisinin de olay yerinde benden başkası yoktu beyanları olduğunu, bu çelişkinin Mahkemece giderilmediğini, ayrıca iş kazasının tespiti açısından olay yeri ve olay yerinin değerlendirilmesi gerekirken Mahkemenin olay yerini keşfe çıkmadığını, beyan ederek yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde geçirdiği 17.09.2015 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine yöneliktir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı