Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/6908 E., 2025/11181 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6908 E., 2025/11181 K. (02.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6908
Karar No
2025/11181
Karar Tarihi
02.07.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/6908 E. , 2025/11181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/418 E., 2025/53 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.01.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında emekliliğe hak kazandığını, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.08.2017 tarih ve .......sayılı işlemi ile davacıya vergi kayıtlarına istinaden ...... sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesiyle sigortalı günlerinin iptal edildiğinin ve iptal edilen gün sayısı düşüldüğünde 07.01.2014 tarihli tahsis talebine istinaden ödenen aylıkların ve yapılan sağlık giderlerinin faizi ile tahsili gerektiğinin bildirildiğini, 01.03.2011 öncesi için 4/a ve 4/b kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirir çalışmanın varlığı halinde ilk başlayan sigortalılığa geçerlilik tanındığını, bu dönemde şirket ortaklarının kendi iş yerlerinden de 4/a kapsamında sigortalı olarak bildirilmelerine engel bir durumun bulunmadığını, davacının 2001 yılına kadar mühendis ünvanı ile 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmakta iken 2001 yılında çalışmakta olduğu .......Tur. Aky. Nak. ve Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğunu, ancak ortak olduğu şirkette aktif bir şekilde emekli olduğu tarihe kadar sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle çalışmasında kesinti olmadığı halde sırf vergi kaydı bulunduğundan bahisle sigortalılığının iptal edilerek emekli aylıkları ile sağlık giderlerinin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, Kurumun 22.08.2017 tarihli işleminin iptali ile davacının 4/a kapsamında emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ayrıca dava açmadan Kuruma müracaat şartının yerine getirilmediğini, davacının 28.12.2001 tarihinden bu yana ... İnş. Mak. Tur. Aky. Nak. ve Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğunu, aynı zamanda ortağı olduğu iş yerinden 01.10.2008 öncesi ve sonrasında 4/a hizmet bildirimi yapıldığını, davacının ortağı olduğu iş yerinden 4/a kapsamında sigortalı olması mümkün olmadığından 16.05.2009 tarihinden itibaren 4/a hizmetleri iptal edilerek 4/b tescilinin yapıldığını, iptal edilen hizmetleri düşüldüğünde emeklilik şartları yerine gelmediğinden davacıya ödenen yaşlılık aylığı ile yapılan sağlık giderlerinin faizleri ile tahsili gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile A) Davalı Kurumun, davacının 16.05.2009 tarihinden itibaren davacının ortağı olduğu limited şirketine ait iş yerinden 4/1-a’ya tabi olarak bildirilen hizmetlerini iptal ederek bu tarihlerde 4/1-b kapsamında sigortalı sayması işleminin yasaya uygun olduğu, bu yöndeki Kurum işleminin iptali istemin reddine, B) Davacının 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-d maddesi uyarınca tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihinde Bağ-Kur hizmetine gerek duymaksızın sadece kalan SSK hizmetleri ile yaşlılık aylığı tahsis koşullarını karşıladığının tespitine, C) Davalı Kurumun, davacının yaşlılık aylığını iptal ederek yaşlılık aylıkları ile sağlık giderlerinin iadesine karar verilmesi işleminin iptaline, D) Fazlaya ilişkin ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 05.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; Mahkemece davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamındaki hizmet süresine göre yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibarıyla hak kazandığı kabul edilmiş ise de, davacının işe başlama tarihinin 01.07.1982 olduğu, 30.12.1966 doğumlu olan davacının işe başlama tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 60-g maddesi dikkate alınmaksızın tahsisin yaş koşulları ve Kurum işlemleri değerlendirilmeden yazılı şekilde karar tesisi isabetli bulunmayarak karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararı ile davacının sigorta giriş tarihi her ne kadar 01.07.1982 olsa da 30.12.1966 doğumlu olması nedeni ile sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını tamamladığı tarih olan 30.12.1984 tarihi olarak kabul edildiği, 30.12.1984 tarihinde sigorta başlangıcı olan bir kişinin ise 25 yıllık sigortalılık süresi ve 48 yaş şartını sağlaması gerektiği, davacının işe yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihi itibari ile 47 yıl 7 gün yaşında olduğu, bu nedenle yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihi itibari ile SSK emeklilik şartlarını sağlamadığı, şartları yaşı tamamladığı 30.12.2014 tarihinde sağladığı, buna göre davacının 07.01.2014 tarihi itibari ile SSK primleri ile emekliliğe hak kazandığının tespiti ve yaşlılık aylığının iptali işleminin iptali taleplerinin reddi gerektiği, davalı Kurumun yersiz olarak ödenen aylık ve harcamaların iadesini istemesinde de hukuka herhangi bir aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...Somut uyuşmazlık İlk Derece Mahkemesince davacının 25 yıl sigortalılık, 48 yaş ve 5225 prim gün sayısı üzerinden koşulları sağladığı tarihten itibaren yaşılık aylığına hak kazandığının değerlendirilmesi, davalı Kurum tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz aylık borcu yönünden ise; 2014 yılı 2. ve 12. ayları arasında davacıya ödenen aylıkların yersiz ödeme kapsamında istenebileceği gözetilmek suretiyle, davacının 48 yaşını doldurduğu 30.12.2014 tarihinden itibaren 6177 prim gün sayısı üzerinden bağlanması gereken aylık tutarlarının davalı Kurumdan sorularak belirlenmesi, bu hususta niza oluşması halinde bilirkişi incelemesi de yapılması suretiyle davacı tarafça sorumlu olunan yersiz ödeme borç miktarının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir... " gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-d maddesi uyarınca 30.12.2014 tarihinde SSK hizmetleri ile 6177 gün üzerinden yaşlılık aylığı tahsis koşullarını karşıladığının tespitine, 2-Davalı Kurumun 22.08.2017 tarihli sigortalı hizmet süresinin iptali, ödenen aylık ve sağlık giderlerinin iadesine ilişkin işleminin, tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 ile emekliliğe hak kazandığı tarih olan 30.12.2014 tarihleri arasındaki işlemlerinin ve sonrasındaki süreçte davacının alması gereken aylığa kıyasla fazla verilen aylıkların rücusu işlemlerinin hukuka aykırı bir yönü olmaması nedeni ile 19.126,81 TL'lik asıl alacak ve 4.362,11 TL'lik işlemiz faiz yönünden yönünden iptali talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin Kurum işleminin hukuka aykırı olması nedeni ile iptaline, 3-Davalı Kurumun 22.08.2017 tarihli sigortalı hizmet süresinin iptali, ödenen aylık ve sağlık giderlerinin iadesine ilişkin işleminin, 07.01.2014-30.12.2014 tarihleri arasındaki yaptığı sağlık giderlerinin rücusuna işleminde hukuka aykırılık olmaması nedeni ile Kurum işleminin iptali talebinin reddine, 30.12.2014 tarihinden sonraki yapılan ödemelerin davacının 6177 gün 4/1-a sigortalısı olarak prime hak kazandığı kabul edilerek emekliliğe hak kazanması nedeni ile yapılan sağlık giderlerinin iadesi işleminin iptaline, 4-Davalı Kurumun, davacının 16.05.2009 tarihinden itibaren davacının ortağı olduğu limited şirketine ait iş yerinden 4/1-a’ya tabi olarak bildirilen hizmetlerini iptal ederek bu tarihlerde 4/1-b kapsamında sigortalı sayması işleminin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının 30.12.2014 tarihi itibariyle geçerli bir tahsis talebinin bulunmadığını, bu nedenle 30.12.2014 tarihi itibari ile aylığa hak kazanamayacağını, 30.12.2014 tarihine kadar yapılan ödemelerin değil tüm ödemelerin davacıdan tahsili gerektiğini, dosya kapsamındaki 01.12.2017 tarihli borç bildirim belgesinde belirtildiği üzere 01.12.2017 tarihi itibari ile Kurum alacağının 49.634,74 TL asıl alacak ve söz konusu tarih itibari ile 8.594,23 TL faiz alacağı olduğuna, buna rağmen kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve bağlanan aylıkların borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz edenin sıfatına göre; temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db7333d543cb92b9 1480d3ce50a60e49

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı