10. Hukuk Dairesi 2025/6229 E. , 2025/11268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2024/541 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.08.2009-27.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur hizmetini ve tescil kaydını iptal eden ve tahsis talebini reddeden davalı Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması ve her bir aylığa ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.08.2009 tarihinden geçerli 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b (4) alt bendi (Tarım Bağ-Kur) sigortalısı olarak 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacının 01.03.2019 tarihinden geçerli yaşlılık aylığına hak kazandiğinin tespitine, 01.03.2019 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bu tarihten itibaren ödenmemiş her bir aylığa ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz uygulanarak davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.09.2023 tarihli kararıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "Eldeki dosyada; davacının 28.4.2011 tarihli tescil başvurusuna ve 06.07.2009 tarihli tevkifata dayalı olarak geriye dönük tescilinin yapılması talebine istinaden Kurum tarafından 1.8.2009 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının 26.02.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunmasından sonra daha önce Kurum tarafından 01.08.2009 tarihinden devam eden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği ve Kurum tarafından davacıya 24.06.2019 tarihli yazı ile 4/b Tarım Bağ-Kur tescil kaydının 28.04.2011 olması gerekirken sehven 01.08.2009 olarak yapıldığının ve emeklilik talebine istinaden 4/b dosyası kontrol edilirken 01.10.2008 sonrası tevkifat kesintisine istinaden 01.08.2009 olarak yapılan tescil kaydının 28.04.2011 olarak düzeltildiğinin bildirildiği, yaşlılık aylığı bağlanması için 15 yıl hizmet süresi bulunmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği, davacının 06.07.2009 tarihli tevkifatının ve 28.07.2003 tarihinden devam eden ziraat odası kaydının bulunduğu, Dairemizin 04.12.2023 tarihli geri çevirme ilamı sonrası Kuruma yazılan müzekkereye verilen 11.1.2024 tarihli cevapta, davacının 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arası eklenerek 4/b sigortalılığının incelenmesinde 26.02.2019 tarihli tahsis talebi itibariyle şubat ayından prim borcu bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Kuruluş kaydı ve 06.07.2009 tarihli tevkifat dikkate alındığında Mahkemenin davacının 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin kararı isabetli bulunmuştur. Ne var ki; 11.01.2024 tarihli Kurum yazısı ve ekindeki sigortalılık belgesinden 2019 yılı 2 nci aya ait prim borcu bulunduğunun anlaşılması ve söz konusu aya ilişkin prim gün sayısının davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasında gerekli olması gözetilerek, öncelikle davacıya prim borcunun ödenmesi yönünde süre verilerek ödemeyi takip eden ay başı itibariyle tahsise karar verilmelidir. Kabule göre de, faiz başlangıcı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin gözetilmemesi yerinde bulunmamıştır. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; 1-Davacının 01.08.2009 tarihinden geçerli 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b (4) alt bendi (Bağ-Kur Tarım) sigortalısı olarak 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, 2- Davacının 01.12.2024 tarihinden geçerli yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, vaktinde ödenmeyen her bir aylığa ödenmesi gereken tarihten fiili ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, 3- Faiz hesabında 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ilamın infazında dikkate alınmasına," karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, Kurumdan gelen müzekkere cevabına göre davacının 2019 yılı Şubat ayı prim borcunu 18.11.2024 tarihinde ödediği, yasal koşullara sahip davacının 01.12.2024 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece müvekkilinin 01.12.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı hususunda karar verilmiş olsa da bunun hakkaniyete aykırı olduğunu, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini, zira tahsis başvurusunda bulunduğunda müvekkiline 2019 yılı 2. Ayına ilişkin prim borcu olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, Kurum tarafından müvekkiline bildirilmiş olsa bunu ödeyeceğini, başvurusunun haksız bir biçimde reddedildiğini; ayrıca davanın açılmasına davalı Kurum sebebiyet verdiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işleminin iptalini gerektirecek hiç bir yasal düzenleme gerekçe gösterilmeksizin yasaya aykırı hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı davacı ve davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada aylığın bağlanmasına ilişkin kurulan hüküm yerinde ise de faize ilişkin kurulan hüküm 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesine aykırı olup bozma nedenidir. 3.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2. maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hükmün 2 inci bendinin silinerek yerine "Davacının 01.12.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki 3 aylık süre dikkate alınarak 01.03.2025 tarihinden itibaren her bir aylığın ödeme tarihine göre hesaplanacak yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 16fec1ef21d74fd4 f1fc8e4d0de897d5