10. Hukuk Dairesi 2025/5723 E. , 2025/11056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2405 E., 2025/49 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .........7. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2024/88 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 2002-2013 tarihleri arasında aynı grup kapsamında olan davalılara ait işyerinde kaynakçı olarak çalıştığını, meslek hastalığına yakalandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketler dışında başka işyerlerinde de çalışmış olduğunu, emeklik nedeniyle iş akdinin feshedilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, davacının yakalandığı hastalığın meslek hastalığı olmadığını, hastalığın oluşunda davalının kusurunun bulunmadığını, müvekkilleri işyerinde işçi sağlığı ve işgüvenliği kurallarının gerektirdiği tüm önlemleri aldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Maddi tazminat davasının kabulü ile davacının %20 oranındaki meslek hastalığı maluliyeti nedeniyle 1.366.887,86 TL maddi tazminatın maluliyet tarihi olan 01.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat davasının kabulü ile davacının %20 oranındaki meslek hastalığı maluliyeti nedeniyle hastalığın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ile ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın maluliyet tarihi olan 01.03.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gebze 4. İş Mahkemesince görülen tespit davasında yargılama neticesinde davacının işitme kaybından kaynaklı maluliyet oranının % 20 olduğunun tespitine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, Kurumca da bu oran esas alınarak davacıya meslek hastalığı nedeniyle sürekli işgöremezlik gelirinin bağladığı, (Bakınız; Gebze 4. İş Mahkemesinin 2019/277 Esas - 2021/24 Karar sayılı ilamı, ............Bölge Adliye Mahkemesi ........ Hukuk Dairesinin 2021/816 Esas - 2021/1294 Karar sayılı ilamı, Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin 2022/2769 Esas - 2022/4814 Karar sayılı ilamı.) söz konusu dava dosyasında davalı şirketlerin işveren olduklarından davaya dahil edildiği ve yargılama neticesinde aleyhlerine kurulan hükmün kesinleştiği, dolayısıyla davacının işitme kaybı nedeniyle oluşan mesleki maluliyetinde her iki davalı şirketin davacının işvereni olduğu yargı kararı ile kesinleşmiş olduğundan davacıda oluşan süreklik iş göremezlik oranına yönelik itirazları ile yine bu nedenle yapılan husumet yokluğu itirazlarının yersiz bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından, meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenlerin kusurunun olup olmadığı varsa oranın belirlenmesi yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, Mahkemece alınan kök ve ek raporda; zararlı gürültüye bağlı şiddetli sese maruz kalması nedeni ile yakalandığı öngörülebilir, önlenebilir söz konusu işitme kaybı meslek hastalığının meydana gelmesinde; sigortalı işçi ...'ın bir kusurunun olmadığının, davalı işverenler .........Makina San. Tic. A.Ş. ile.......... Kapak San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin % 100 oranında kusuru olduğunun belirtildiği, hesap raporunda ise davacının işitme kaybından kaynaklı % 20 sürekli iş göremezliği bulunduğundan bahisle hesaplama yapıldığı ve istinaf aşamasında tarafların hesap raporuna itirazının bulunmadığının görüldüğü, yine aynı hususa ilişkin olarak ........ tarafından işverenlere yönelik açılan rücuen alacak davasında alınan 28.03.20216 tarihli ve 13.01.2017 tarihli bilirkişi heyet raporlarında davalı işverenlere değişen oranlarda kusur atfedilmesine karşılık işçinin kusurlu olmadığının belirlendiği ve rücu dosyasında kararın bu raporlara göre verildiğinin görüldüğü, (Bakınız; Gebze 2. İş Mahkemesinin 2015/752 Esas - 2017/327 Karar, İ........... Bölge Adliye Mahkemesi ...........Hukuk Dairesinin 2018/771 Esas - 2019/1714 Karar.) somut olayda, davacı ile davalı işverenlerin kusur durumlarının tespiti için alınan bilirkişi raporunun ehil ve konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, davalıya izafe edilen kusur oranının tarafların somut olaydaki yükümlülükleri ile de örtüştüğü ve kusur oranının ve kaçınılmazlık faktörünün hakkaniyete uygun olarak tasnif edildiği, bilirkişi raporunun tarafların görev ve sorumlulukları ile kusur oranlarının belirlenmesi açısından dosya kapsamı ile de örtüştüğü, ayrıca aynı konuya ilişkin açılan rücuen alacak dava dosyasında alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da davacı işçiye kusur atfedilmediği ve işverenlerin kusurlu bulunduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin rapora itibar edilerek bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacı tarafın söz konusu tarihlerde müvekkili şirketlerde çalıştığına yönelik beyan ve iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketlerden ....... A.Ş. açısından öncelikle husumet itirazının göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili ........ A.Ş. ............ yazısı gereği kıdem tazminatını alıp işten ayrıldıktan belli bir süre sonra müvekkili şirkete gelerek paraya ihtiyacı olduğunu ve çalışmak istediğini bildirmesi üzerine diğer müvekkili .............. Şti.'de işe alınmış olduğunu, davacının yasal haklarının ödenerek işten çıkışını talep etmesi üzerine davacının kıdem ve ihbar tazminatının davacıya ödenmiş olduğunu, davacı taraf vermiş olduğu ibraname ile müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacı tarafın resmi kayıtların bilgisi dışında değiştirildiğine yönelik beyan ve iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının geçirmiş olduğunu iddia ettiği meslek hastalığı ve işitme kaybı ile ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir hata, ihmal, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, işitme kaybının işe başlamadan önce mevcut olduğunu, davacı iddiası ile müvekkili şirketler arasında illiyet bağının bulunmadığını, b.Dosyada mevcut maluliyet oranını belirten raporlar arasında açık bir çelişkinin bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmiş olduğunu, bu sebeple dosyadaki hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.