Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/5474 E., 2025/11043 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5474 E., 2025/11043 K. (01.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5474
Karar No
2025/11043
Karar Tarihi
01.07.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/5474 E. , 2025/11043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1351 E., 2023/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/5 E., 2022/147 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kurum kayıtlarında hem 4/a, hem 4/b kapsamında sigortalı olduğu, Türkiye'de sigortalı hizmet süreleri bulunan davacının İsveç'te geçen çalışma sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak ödediği ve tarafına 01.10.2020 tarihinden itibaren 4/a kapsamında 1.618,78 TL yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı miktarının çok düşük olduğu, hesaplamada bir hata olduğu, bunun üzerine SGK'ya 28.12.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu ancak Kurum tarafından başvurunun reddolduğu iddiasıyla 01.10.2020 tarihinden itibaren bağlanması gereken yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ile aylık başlangıç tarihinden itibaren fark aylıklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süresi içinde açılmadığı, davacıya 23.09.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2020 tarihinden itibaren ........... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığı, sigortalının 20.03.2015 ve 30.04.2015 tarihli dilekçelerine istinaden gerekli güncellemelerin yapıldığı ancak aylıkta fark oluşmadığının tespit edildiği, bu hususta davacıya bilgi verildiği, Kurumca tüm işlemlerin yasa ve usule uygun olarak yapıladığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dosyaya celp edilen Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının İsveç'te geçen hizmetlerini borçlanmak için 30.07.2019 tarihinde davalı Kuruma müracaat ettiği, 03.02.1988 - 12.09.2015 tarihleri arasındaki 4655 gün karşılığında 127.034,95 TL borç tahakkuk işlemi yapıldığı, davacı tarafından tahakkuk ettirilen borcun ödendiği, davacının 720 gün 506 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, 14.11.2018 - 17.09.2019 tarihleri arasında 304 günlük borçlanmasının Bağ-Kur kapsamında değerlendirildiği, davacının 23.09.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacıya 01.10.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 5679 gün üzerinden 1.556,52 TL aylık + 62,26 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1.618,78 TL aylık bağlandığı, davacının tarafına bağlanan yaşlılık aylığına itiraz ettiği, Kurumca talebinin yaşlılık aylığında hata olmadığından bahisle reddedildiği, dosyam yaşlılık aylığının hesaplanması ve varsa fark aylıkların tespit edilmesi için sosyal güvenlik ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ...e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 24.05.2021 tarihli raporda, aylık hesabı yapılarak, davacıya ek ödeme hariç 01.10.2020 tarihinden itibaren 1.575,73 TL bağlanması gerektiği ancak kurumca ek ödeme hariç 1.556,52 TL bağlandığının tespit edildiği, taraf vekillerinin ayrı ayrı bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, itirazların değerlendirilmesi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlendiği, ek raporda taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği ve kök raporda 5510 döneminde mukayese aylık hesaplanırken fazla gün sayısının dikkate alındığı tespit edilerek 5510 sayılı Kanun dönemindeki kısmi aylığın yeniden hesaplandığı, 24.01.2022 tarihli ek rapordaki hesaplamaların denetime elverişli ve yasal mevzuata uygun olduğu, davacıya bağlanan aylıkta hata bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından ek rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemesince hükme esas alınan 24.01.2022 tarihli bilirkişi ek raporunun; yukarıda yapılan açıklamalara uygun olarak düzenlendiği, yöntemine uygun olarak hesaplama yapıldığı, davacının yaşlılık aylığının hesaplanmasında herhangi bir yanlışlık ve eksik ödemenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek raporda davacıya davalı Kurum tarafından bağlanan aylığın ek ödeme hariç 1.556,52 TL olduğu, davacıya Kurum'ca bağlanması gereken aylığın 1.556,58 TL olduğu, arada kuruş farkının bulunduğu ile davacıya bağlanan aylıkta hata bulunmadığı kanaatine vardığı, söz konusu halde dahi, 24.05.2021 tarihli kök rapor esas alınarak davacıya ek ödeme hariç 01.10.2020 tarihinden itibaren bağlanması gereken aylığın 1.575,73 TL olduğu ile fark aylıkların davacıya ödenmesi gerektiği gözetilerek davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 24.01.2022 tarihli ek rapor esas alınsa dahi, belirlenen kuruş farkı nispetinde, davamızın tam kabulü yerine, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine karşı vekalet ücretine ve harca hükmedilmesi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olduğu bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, bir kısım hizmetlerin nazara alınmadığı ve hatalı hesap yapıldığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a7419340a7432644 f8105e184605285f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı