10. Hukuk Dairesi 2025/5394 E. , 2025/12315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2475 E., 2024/4356 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi TARİHİ : 23.06.2022SAYISI : 2021/206 E., 2022/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2018 yılında vefat eden annesi üzerinden 08.08.2018 tarihi itibariyle emekli maaşı almaya başladığını, Kurumun eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile müvekkilinin aylığını kestiğini, müvekkilinin 1989 yılında evlendiği eşiyle 2011 yılında boşandığını, boşanma kararından sonra müvekkilinin anne ve babasıyla yaşamaya başladığını, boşanma kararından tam 7 sene sonra annesinin vefatı üzerine kuruma başvurduğunu, boşanma kararından sonra eski eşi ile birlikte yaşamadığını, yaşadığı adrese sadece müşterek çocuklarını teslim almak için geldiğini, ayrıca müvekkilinin babasına vasi olarak atandığını, bu süreçte de babasıyla yaşadığını, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile davalı idarenin davaya konu edilen işleminin iptaline ve müvekkiline kesilme tarihinden itibaren yeniden emekli maaşı bağlanmasına, ödenmeyen günlere yönelik yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun yetkili servisinin yaptığı inceleme neticesinde düzenlenen denetim raporu (18.12.2020 tarih 2020/420518/23 sayılı rapor) ile davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı hususu tespit edilmiş olup, tespit neticesinde davacıya bağlanan ölüm aylığı kesildiğini, davacı hakkında yapılan soruşturma ve incelemeler neticesinde denetime konu ... ve boşandığı eşi ... ile ilgili olarak gerek alınan ifadelerden gerekse de elde edilen bilgilerden hareketle ... ve boşandığı eşi ... adlı şahısla boşandıktan sonrada aynı evde yaşadıkları komşu beyanlarından ve Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda tespit edildiğini, boşanmış oldukları dönemde ...'in 13.12.2015 tarihinde doğan ...'i 11.01.2016 tarihinde tanıdığı ve annesinin ... olduğu tespit edildiğinden bu durum boşandıkları dönemde birlikte yaşadıklarına dair bir kanaat oluşturduğunu, yapılan tespitler neticesinde davacının boşandığı halde eski eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin belirlendiğini, buna göre davacının vefat eden annesinden bağlanmış ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi kapsamında iptal edildiğini ve yersiz ödenen aylıkların tahsili içinde işlemlerine başlandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların boşandıktan sonra ... isimli müşterek çocuklarının dünyaya geldiği, gerek tutanak tanıklarının tarafların hep beraber yaşadıklarına dair sunmuş oldukları beyanları, gerekse de kolluk tarafından düzenlenen tutanakta tarafların bir arada yaşadıklarına dair yapılan tespitler dikkate alındığında Kurum tarafından davacının aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine yönelik işlemlerin iptal edilmesini gerektirir herhangi bir neden mevcut olmadığı, davacı tarafın denetmen tarafından düzenlenilmiş olan raporun aksini ispat edemediği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 16. İş Mahkemesinden verilen 23.06.2022 tarih, 2021/206 Esas ve 2022/286 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların 2011 yılında boşandığını, müşterek çocuğun 2015 yılında doğduğunu, müvekkilinin annesinin 2018 yılında vefat ettiğini, taraflar boşandıktan sonra aile ve çevre baskısı ile tarafların yeniden biraraya geldiğini ve çocuğun o zaman doğduğunu ancak geçimsizliğin devam etmesi nedeniyle ayrıldıklarını, davacı tanıklarının bu hususu doğruladığını, komşuluk ilişkisi dahi olmayan tanık beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olmadığını, boşanmanın çok önce olduğunu, eski eşin çocuğu ile ilgilenip görmeye gelmesinin birlikte yaşam olarak değerlendirilemeyeceğini, tanıkların eski eşi en sonra 1 ay önce evde gördüklerini söylemelerinin gelen yazı cevabına uygun olmadığını, eski eşin yurtdışında olduğunu, tanıkların yanıltıcı beyanda bulunduklarının açık olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c2a7f03f0c0bf4a 838e0db5816ba0df