Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/12317 E., 2025/12331 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12317 E., 2025/12331 K. (24.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12317
Karar No
2025/12331
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/12317 E. , 2025/12331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/854 E., 2024/1518 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/306 E., 2023/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitini ve fark iş göremezlik gelirinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle: kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili özetle: davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.04.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 22.08.2017 tarihinden itibaren %20 olduğunun tespitine, 2-Davacı tarafın sürekli iş göremezlik fark gelirinin faiziyle birlikte tahsili yönündeki talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, tam kabul verilmeliydi, vekalet ücretinde hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve fark iş göremezlik gelirinin tahsiline ilişkindir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 01.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve fark gelirin bağlanması için işbu davanın açıldığı, Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.10.2018 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranının %13,20 olarak belirlenmesi üzerine davacıya 01.09.2017 tarihinden itibaren bu oran üzerinden gelir bağlandığı, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasında Kurum Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 08.08.2020 tarihli raporda, davacının sürekli iş göremezlik oranının düzeltme kaydıyla %20 olduğunun belirtildiği, davalı Kurum tarafından tazminat davasında taraf olmadığı gerekçesiyle %20 oran üzerinden gelir bağlanmadığı, yine tazminat dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 10.11.2021 tarihli raporunda, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının 22.08.2017 tarihinden itibaren %20 olduğunun belirlendiği, işbu davada ilgili Kurum Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporları dikkate alınarak yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulduğu, fark iş göremezlik gelirinin de kararın kesinleşmesinden sonra Kurum tarafından belirlenmesi gerekeceğinden, bu talep yönünden hukuki yararın bulunmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 3-Mahkemenin sürekli iş göremezlik oranı tespitine ilişkin hükmü yerinde görülmekle birlikte, fark iş göremezlik gelirine yönelik değerlendirmesi isabetsiz bulunmuştur. 4. Kurum Yüksek Sağlık Kurulunun kararı gereğince gelir bağlanmasını isteyen davacıya, söz konusu davada taraf olmadıklarından bahisle %20 oran üzerinden gelir bağlamayı reddeden Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit olmakla, kendisine %13,20 üzerinden gelir bağlanan davacının %20 üzerinden gelir bağlanması gerektiğinin tespiti ve fark gelirlerin istenmesi konusunda hukuki yararının olduğu belirgindir. 5.O halde 01.09.2017 tarihinden itibaren %20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden davacıya gelir bağlanması gerektiği ile fark gelirlerin 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gözetilerek faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamı silinerek yerine, "1-Davanın kabulü ile davacının 01.04.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 22.08.2017 tarihinden itibaren %20 olduğunun tespitine, 2-Davacıya 01.09.20217 tarihinden itibaren %20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen fark gelirlerin 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde ki 3 aylık süre gözetilmek kaydıyla ödenmesi gereken tarihlerden itibaren faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen 179,90 TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırmış olduğu harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tespit edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 187,00 TL tebligat ve posta masrafından ibaret olan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcının davalı şirketlerden müteselsilen ve müştereken alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı SGK vekilinin huzurunda, davalı Agrifarm vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize ibraz edilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15.05.2023" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı