Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/5228 E., 2025/11269 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5228 E., 2025/11269 K. (03.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5228
Karar No
2025/11269
Karar Tarihi
03.07.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/5228 E. , 2025/11269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/367 E., 2024/370 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait iş yerinde 15.02.2004-15.02.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının doğru olmadığını, davalıya ait işyerinde 29.02.2008 tarihinde işe başlayarak 01.04.2008 tarihinde işten ayrıldığını adı geçenin her ne kadar ücret bordrolarını imzalamasa da personel özlük dosyasında tarafların arasında davacının işe 29.02.2008 tarihinde başlayıp iş yerinden 01.04.2008 tarihinde ayrıldığına dair belirsiz süreli iş sözleşmesi tanzim ettiklerini ve imzalı işe giriş bildirgelerinin bulunduğunu, tüm çalışmalarının eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.06.2013 gün ve 2013/12391 E., 2013/14158 K. sayılı kararı ile "... fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği belirtilerek, Mahkemece, yapılması gereken iş; ihtilaflı dönemin tamamında bildirimi ve çalışması bulunan yeni bordro tanıkları dinlenerek davacının çalışmasının hiçbir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit olunması, bordro tanıklarının ifadeleri ile yetinilmemesi, yada bordro tanıklarının adresine ulaşılamaması durumunda zabıta marifetiyle tespit edilecek, iş yerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, belediyeden ve vergi dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip, komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu iş yerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ayrıca, ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında davacının beyanını alarak gerekirse uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 06.11.2013 tarihli ve 2013/565 E. -2013/510 K. sayılı Kararı ile bir önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2018 tarihli ve 2018/10-146 E. 2018/509 K. sayılı Kararı ile "Mahkemece ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında davacının beyanının alınarak, gerekirse uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırılması gerektiği ifade edilerek ve re'sen tespit edilecek bordro ve komşu iş yeri tanıkları dinlenip, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek ve tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerektiği, hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek, direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.09.2023 tarih ve 2018/166 E. - 2023/402 K. sayılı Kararı ile üzerinde imza bulunan ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imza üzerinde yaptırılan incelemede “davaya konu inceleme konusu olarak belirtilen sigortalı işe giriş bildirgesindeki, belirsiz süreli iş sözleşmesindeki ve İbranamedeki “...” adına atılmış imzaların, davacı ...’ın eli ürünü olduğunun kabul edilmesi gerektiği” tesbit edilmiş ise de davacı asilin 11.06.2019 tarihli duruşmada; “Bana gösterdiğiniz imzaların bana ait olup olmadığını bilmiyorum, o dönemde bize imza attırdılar ancak neye imza attığımı bilmiyorum” şeklindeki beyanından, davacının sözkonusu belgeleri bilinçsiz olarak imzalamış olduğu ve içeriğinden haberdar olmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve dinlenen bordro tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının, davalı ... Triko Tekstil Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 15.02.2004-15.02.2008 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 1440 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. E. Dairenin Bozma Kararı Mahkemenin 15.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı şirket vekillerince temyiz talebinde bulunulması üzerine dairemizce, "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının davalı iş yerinden 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında 32 günlük çalışmasının bildirildiği, 29.02.2008 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının bulunduğu, 14.01.2005 ve 21.04.2005 tarihli yerel denetim tutanaklarında, davacının isminin bulunmadığı, dosyada mevcut davacının imzasının da bulunduğu matbu belirsiz süreli iş sözleşmesinde işe başlangıç tarihinin 29.02.2008 olarak belirtildiği, yine, dosyada mevcut imzalı 01.04.2008 tarihli matbu ibranamede, 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında davacının davalı iş yerinde çalıştığının belirtildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının el ürünü olduğu anlaşılan ve yazılı delil niteliği taşıyan işe giriş bildirgesi, iş sözleşmesi ve ibraname ile tüm dosya içindeki kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının ispatlanamadığı göz önünde tutularak davanın reddine dair hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle hüküm bozulmıuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda "Davacının imzasının bulunduğu ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imza üzerinde Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede “Davaya konu inceleme konusu olarak belirtilen sigortalı işe giriş bildirgesindeki, belirsiz süreli iş sözleşmesindeki ve ibranamedeki “...” adına atılmış imzaların, davacı ...’ın eli ürünü olduğu” tespit edilmiştir. Davacının davalı iş yerinden 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında 32 günlük çalışmasının bildirildiği, 29.02.2008 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının bulunduğu, 14.01.2005 ve 21.04.2005 tarihli yerel denetim tutanaklarında, davacının isminin bulunmadığı, dosyada mevcut davacının imzasının da bulunduğu matbu belirsiz süreli iş sözleşmesinde işe başlangıç tarihinin 29.02.2008 olarak belirtildiği, yine, dosyada mevcut imzalı 01.04.2008 tarihli matbu ibranamede, 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında davacının davalı iş yerinde çalıştığının belirtildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının eli ürünü olduğu anlaşılan ve yazılı delil niteliği taşıyan işe giriş bildirgesi, iş sözleşmesi ve ibraname ile tüm dosya içindeki kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, 1-Temyize konu olan işbu karar ile emsal olan ve aynı tarihte aynı Mahkemede, aynı talep ve konu ile açılan davada İzmir 6. İş Mahkemesince verilen kabul kararının (2018/167 Esas 2023/220) onandığını ve kesinleştiğini, eğer bordrodaki imza çalışma olgusunun ispatı için yeterli idiyse neden Hukuk Genel Kurulu kararında çalışma olgusu için tanıkların dinlenilmesi gerektiğine karar verildiğinin anlaşılamadığını, 2- Müvekkili davacı ile aynı dönemde çalıştığını iddia eden, yukarıda belirtilen ... dosyası ile işbu dava dosyası arasında ne tanık, ne dava süreci ne de bordroda imzaya ilişkin hiç bir fark yok iken, ... hakkında verilen kabul kararı dairece onanmış, işbu davadaki karar bozulmuş olmakla, aynı konuda, emsal nitelikteki iki dava dosyası hakkında aynı dairenin farklı kararlar vermesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c39f121bf492f2f2 5d994766ecbfefb8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı