10. Hukuk Dairesi 2025/5132 E. , 2025/10749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2232 E., 2024/2242 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/1 E., 2024/551 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile eski eşi .....’nin Beykoz Aile Mahkemesinin 2006/144 E, 2006/281 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, eski eş ...’nin .... ... ... Sok. No:9 adresinde iki bağımsız bölümden oluşan iki katlı bir evinin bulunduğunu, boşandıktan sonra ...’nin bu evin üst katında tek başına yaşamaya başladığını, davacıya da alt kattan yararlanma hakkının verildiğini, davacının da bu evi kiraya vererek kendisinin ...’da oğlu ...’ın yanına yerleştiğini, birkaç sene sonra davacının kızı .......’ın boşanmasıyla davacının Beykoz’daki evdeki kiracıyı çıkartarak kızı ve torununu buraya yerleştirdiğini, ancak kızının çalışması nedeniyle de kendisinin torununa bakmak için buraya taşındığını, eski eşiyle birlikte yaşamadığını, Kurumun eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kendisine 60.070,18 TL borç çıkarttığını, bu parayı ödemesinin mümkün olmadığını belirterek; Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurumdan aylık alan ...'ün boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı ve boşanmasının muvazalı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle 20.10.2008 - 20.09.2014 tarihleri arası yersiz olarak ödenen hak etmediği 48.182,08 TL asıl, 12.380,54 TL faiz ve diğer giderlerde dahil olmak üzere toplam 61.02,62 TL Kurum zararının tahsilinin İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2014/25001 Esas sayılı dosyası ile talep edildiğini, borçlu tarafından itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının Kurum tarafından tespit edildiğini, Kurum memurlarınca tanzim olunan raporların resmi delil niteliğinde olduğunu, aksinin ancak resmi delillerle davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek: davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve Kurum işleminin iptali için İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2015/1 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dosyanın derdest olduğunu, görülmekte olan davanın İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2015/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin 2014/25001 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali ile takibin 48.182,08 TL asıl alacak, 12.380,54 TL faiz olmak üzere toplam 61.020,62 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen dosyada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece icra inkar tazminatı taleplerinin ret edildiğini, kararın icra inkar tazminatının reddi yönünden bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemine, birleşen dosyada itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı/birleşen davada davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür. 2.Mahkemece boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin kabulü hususunda bir isabetsizlik bulunmamakla beraber, asıl alacağın, icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden borçlu hak sahibinin, alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı-karşı davada davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulüne, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün B) 2 numaralı bendinde yer alan "Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin silinerek yerine "Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davacı-birleşen dava davalısıdan alınarak davalı-birleşen dava davacısı Kuruma ödenmesine," sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.