10. Hukuk Dairesi 2025/1118 E. , 2025/10982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/18 E., 2024/191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 52. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1442 E., 2024/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerinde mobilya ustası olarak çalışan davacının yatay daire makinesi başında ahşap kontrplak kesmeye başladığı esnada, makine bıçağından fırlayan malzeme parçasının kafasına çarpması neticesinde dengesini kaybederek elini iş makinesinin testeresine kaptırması ile yarlandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile iş kazası nedeniyle maruz kalınan işgücü kaybı, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 337.686,06 TL sürekli işgücü kaybı nedeniyle, 406,17 TL geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili Ankara 56. İş Mahkemesinin bu dava ile birleşen 2023/554 Esas - 652 Karar sayılı dosyasında iş kazası sebebiyle 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili Ankara 39. İş Mahkemesinin bu dava ile birleşen 2024/81 Esas - 2024/93 Karar sayılı dosyasında 165.620,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın, işçinin 02.05.2016 tarihinde sabah saatlerinde daire testere makinesinde ahşap üzerinde işlem yaparken ahşap parçanın makineden fırlayarak kafasına çarpması denge kaybı ile elini testereye kaptırması sonucunda sol el 2. parmak ve 4. parmaklarının dip eklemden kopması suretiyle gerçekleştiğini, alınan kusur raporunda belirtildiği üzere; kullanılan daire testere makinesinde kesici kısmının işçinin uzvuna zarar vermeyecek şekilde koruyucu sistem temin edilmemesi, kesici kısmın koruyucu ile kapatılmaması, parçaların makineye verilmesi sırasında güvenli çalışma için gerekli kontrolleri yapılmaması, işçiye kullandığı ekipman ve ekipmandan kaynaklı tehlikeler hakkında iş güvenliği eğitimi verilmemesi sebebiyle davalı şirketin %80 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihindeki yaşına göre tehlike ve riskleri öngörebilecek tecrübesi bulunmasına rağmen koruyucusu olmayan daire testere makinesinin kesici kısmına elini tehlikeli şekilde yaklaştırması ve şahsi güvenliğini korumada yeterli dikkatin gösterilmemesi sebebiyle davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, kusur heyet raporu ile SGK tahkikat raporunun uyumlu olduğu, davacının kaza nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu kararına göre %13 oranında malul kaldığı, kusur oranı ve kurumca rücu edilebilecek kısmın indirilmesinden sonra bağlanan ilk peşin değerli gelir de dikkate alınarak davacının karşılanmamış gerçek zararının 406,17 TL geçici iş göremezlik, 503.306,95 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 503.713,12 TL olarak rapor edildiği, davacı tedavi nedeniyle yaptığı masrafları gösteren delil sunmadığından tedavi giderinden doğan zararın tazmini talebinin reddedildiği, kazanın meydana geliş şekline, tarihine, davacının yaşı ve sosyal ekonomik durumuna maluliyet oranına ve kusur durumuna göre manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, "Davacının 337.686,06 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi, 406,17 TL geçici iş göremezlik nedeniyle maddi, 165.620,89 TL birleşen davada maddi olmak üzere toplam 503.713,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.05.2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davada 100.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 02.05.2016'dan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının mobilya ustası olarak çalıştığını, sol elinin serçe, yüzük, işaret orta parmaklarının kesildiğini, %13 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirlendiğini, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sakat kaldığını ve çalışamaz, ailesini geçindiremez duruma düştüğünü, başkalarının yardım ve gözetimine muhtaç hale geldiğini, tatmin duygusu ve caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken talep edilen miktarın üçte birine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin ve hesaplamanın denetlenebilir olmadığını, işveren şirkete atfedilen kusur oranında, hesaplanan tazminat miktarında hataya düşüldüğünü, 06.02.2017 tarihli .. .... ... Hastanesi Engelli Sağlık Kurul Raporunda ...'ın 02.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %12 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı belirlendiği halde tazminat miktarının buna uygun tespit edilmediğini, 6331 sayılı Kanun ile kendisi ile ilgili tüm görev ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davalı şirketin %80 oranında kusurlu olduğu tespitinin maddi gerçeğe, usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu sebeple hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan tazminat miktarının da hatalı hesaplandığını, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, faiz başlangıç tarihi konusunda hataya düşüldüğünü, takdir edilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7d5f878a7c5f7eb6 68b81935fc3c8fda