Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/4995 E., 2025/7361 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4995 E., 2025/7361 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4995
Karar No
2025/7361
Karar Tarihi
30.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4995 E. , 2025/7361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2953 E., 2024/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2023/333 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilkçesinde,davacınındavacının 1998 tarihinde davalı Ayaş özel idare ye ait ... (... Çayırı) köyü ağaç fidanlığına ait işyerinde çalışmaya başladığını, işten ayrıldığı tarihe kadar kesintisiz çalıştığını, çalışmasının işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi gerekirken bildirilmediğini, davanın 1 gün çalışıldığının tespiti istemini barındırdığını, çalışmanın yapıldığı yerin ... Özel İdare Ayaş Fidanlık olarak geçtiğini belirterek, davacının 1988 temmuz ve 1988 ağustos tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitini, kurum kayıtlarının düzeltilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.01.2022 tarihli beyan dilekçesinde,davacının 02.07.1988 veya 20.07.1988 tarihlerinden birinde çalıştığının tespiti talebinde bulunduklarını beyan ederek davayı açıklamıştır.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız olduğunu, Kurum kayıtlarının mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulü ile davacının (kapatılan) Ayaş Özel İdare Müdürlüğü idaresine bağlı ... (... çayırı) köyü ağaç fidanlığında 02.07.1988 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 02.07.1988 olduğunun tespitine, davalı ... Rektörlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ...(Ayaş İlçe Özel İdaresine İzafeten) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...(Ayaş İlçe Özel İdaresine İzafeten) vekili, Özel İdaresine bağlı Uğurçayı Köyü (...) ağaç fidanlığının Ankara Üniversitesi rektörlüğüne devredildiğini, müvekkili idarenin söz konusu taşınmaz nezdinde gerçekleştirilen iş hususunda işverenlik bağlamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Büyükşehir belediye teşkilatı bulunan yerlerde il özel idarelerinin kaldırılması ile birlikte buralarda daha önce il özel idareleri tarafından yürütülen faaliyetlerin tümden büyükşehir belediyelerine veya büyükşehir ilçe belediyelerine aktarımı söz konusu olmadığını, davanın konusunu teşkil eden hususta il özel idaresinin görev, yetki ve sorumluluğu hangi kurum veya kuruluşa devredilmiş ise, bu kurum veya kuruluş daha önce il özel idaresinin tarafı olduğu davalarda da taraf sıfatını kazanacağını, giriş bildirgesi de dahil olmak üzere tespiti istenen hizmeti belgeleyebilecek hiç bir belgenin mevcut olmadığını, böyle belgelerin varlığının tek başına hizmet tespiti için yeterli olmadığını, eylemli ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığının gerektiğini, davacının 1988 yılında 1 gün süre ile gerçekleştiğinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalığının tespiti ve sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 2. fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır. 2. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir. 3.Dava şartları, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil Mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usul-den reddedilmelidir. 4. Eldeki dava 02.07.2019 tarihinde, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 02.07.1988 veya 20.07.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, işin esasına girmek suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir. 5.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurum'un red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; ... vekili ..., ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla, 30.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık Kurum aleyhine açılan “Sigorta Başlangıç Tarihinin Tespiti” isteminde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen kuruma başvuru şartının aranıp aranmayacağı, tamamlanabilir dava şartının verilen süre içinde yerine getirilmemesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesinin Kurum ve işveren aleyhine açılan davada bir günlük hizmet tespitine dair kabul kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 3. Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine ise çoğunluk görüşü ile “dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı kanunun 7/3, dava sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca davacının öncelikle uyuşmazlık hakkında kuruma başvuru şartını yerine getirmesi gerektiği, tamamlanabilir dava şartı olduğundan süre verilerek, kuruma başvuru şartını yerine getirilmemesi halinde dava şartı yokluğu neden ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanununun 64.maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanununun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı kanunu yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir. 5. Belirtmek gerekir ki zorunlu sigortalılık süresinin tespiti sadece hizmet tespitini içermez. Aynı zamanda sigorta başlangıç tarihinin tespitini de içerir. Bu yönü ile de kuruma başvuru şartını içermemektedir. Kaldı ki işe giriş bildirgesi düzenlenen ve kuruma verilen bildirgeden dolayı kurum işlem yapmamakta ve ayrıca davanın reddini talep etmektedir. 6. Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep etmiştir. Zorunlu sigortalılık tespiti niteliğindeki bu istem nedeni ile kuruma başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Mahkemelerin esasa girmesi isabetlidir. Temyiz incelemesinin esastan yapılması gerekirken, çoğunluk görüşü ile usulden bozulması isabetsiz olmuştur. 7. Yukarda açıklanan açıklamalar nedeni ile kararın esas yönünden incelenmesi gerekirken, usul yönünde bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5219d4ab817d8cde a77f41d082875af2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı