Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4594 E., 2025/10441 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4594 E., 2025/10441 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4594
Karar No
2025/10441
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/4594 E. , 2025/10441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 21.01.2025 SAYISI : 2023/686 E., 2024/2812 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/227 E., 2023/27 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile 21.01.2025 tarihli ek kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..., Malatya Emniyet Müdürlüğünde görev yaparke Sn. .......... 12.10.2014 tarihinde Gümüşhane iline yapmış olduğu ziyaret esnasında alınan güvenlik tedbirlerine yardımcı olmak için görevlendirildiğini, görev dönüşü 13.10.2014 tarihinde saat gece 01:00 sıralarında meydana gelen kazada sakat kaldığını, SGK'nın davacı hakkında vazife malulü kararı verdiğini, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun davacıya nakdi tazminat ödenmesine karar verdiğini, davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması ve parasal haklarının müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi için yapılan müracaata davalı kurumun 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap verdiğini, davalı Kurum kararının iptali amacıyla açılan davada Ankara 11. İdare Mahkemesinin davalı kurum işleminin iptaline karar verdiğini, davalı kurumun istinaf başvurusu üzerine davacının kamu görevine 01.10.2008 tarihinden sonra başladığı bu sebeple davada adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verildiğini belirterek davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması için davalı kurumun işleminin iptaline, parasal, özlük haklarının kuruma işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının “vazife malullüğünün "2330 sayılı Kanun kapsamına alınması hususunda yapılan başvuruya karşı davalı kurumun red işleminin iptaline, bu yasa kapsamında davacının parasal -özlük- haklarının davalı kuruma müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli ek kararında ise davalı Kurum vekiline karar ilamının 27.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, kararı tebliğ alan davalı Kurum vekili tarafından 21.01.2025 tarihinde kararın temyiz edildiği, bu nedenle davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 346/1 maddesi uyarınca süre yönünden reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davacı tarafça müvekkili kuruma yapılan başvuru 2330 sayılı Kanun'un uygulama alanı bulmayacağını, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre malül sayılması nedeniye reddedildiğini, dava konusu ihtilafla ilgili olarak müvekkili Kurumca tesis edilen işlemde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum ek kararın temyizinde ise Bölge Adliye Mahkemesi kararının dosyada vekaleti bulunan Avukat ...'a değil yetki belgesi ile duruşmaya katılan Av. ...'e tebliğ edilmiş olduğunu belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan davalı Kuruma usulüne uygun olarak tebliatın yapıldığı ancak süresi geçtikten sonra temyiz başvurusunun yapıldığı gözetilerek davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli ek kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Davalı Kurum vekilinin ek karara karşı temyiz talebine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21/01/2025 tarihli EK KARARIN ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1b1dae78bb4fd472 39e9a522f7c4aca8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı