Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/4164 E., 2025/12649 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4164 E., 2025/12649 K. (30.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4164
Karar No
2025/12649
Karar Tarihi
30.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4164 E. , 2025/12649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1579 E., 2025/4 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2023/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2010 Temmuz –09.06.2017 tarihleri arasında davalı İdarede temizlik işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin sonlandığı tarihte asgari ücret tutarı üzerinden ücretini aldığını, SGK'ya müracaat ettiğinde ilk girdiği sırada sigortalı gösterilmediğini, çalışmasının üzerinden 3 ay geçtikten sonra Kasım ayında sigorta bildirimlerinin yapıldığını, primlerinin eksik yatırıldığını öğrendiğini, hizmet akdine dayalı bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların kendiliğinden sigortalı sayıldıklarını, geçici olarak hizmet akdinin devredilmesi halinde işverenlerin müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, davacının 2010 Temmuz–09.06.2017 tarihleri arasında bilfiil çalıştığının tespiti ile eksik ödenmiş sigorta primlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının okul müdürlüğü bünyesinde hizmet satınalma suretiyle şirket aracılığı ile çalışmasının bulunduğunu, Sosyal Sigortalar Kanunu'ndan doğan hak ve yükümlülüklerinin şirketin sorumluluğunda bulunduğunu, davacının çalıştığı şirketlerin tümünün davalı konumuna getirilmesi gerektiğini, davalının asıl işveren değil, ihale makamı konumunda olduğunu, primlerden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı ... Bakanlığında ... İlköğretim Okulu bünyesinde 01.06.2011-17.06.2011 tarihleri arasında, ... sicil numaralı ... Limited Şirketi iş yerinde 01.06.2012-08.06.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; süreden ret kararının hatalı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise dosya kapsamındaki deliller ve tanık anlatımları ile davanın ispatlandığını belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, şirket personeli olarak çalışan davacının sigorta primlerinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı verildiğini, tanık beyanları dışında dosyada iddiayı kanıtlamaya yeterli delilin bulunmadığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 674b34d55c489788 83732529ad992377

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı