Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3552 E., 2025/9659 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3552 E., 2025/9659 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3552
Karar No
2025/9659
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat, Çek, Fesih, Vergi, SGK

10. Hukuk Dairesi 2025/3552 E. , 2025/9659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2231 E., 2024/3354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/164 E., 2023/670 K. Bölge Adliye Mahkemesi fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.12.2018 tarihinden 25.01.2021 tarihine kadar davalının "Parmak İzi" isimli kolejinde matematik öğretmeni olarak çalıştığını, davalı iş yerinde Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle Mart 2020-Haziran 2020 tarihleri arasında çalışmanın tamamen durdurulduğunu, Ağustos ayından itibaren ise yüz yüze ve uzaktan eğitimlere başlandığını, bilindiği üzere bilim kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda eğitim öğretime uzaktan olacak şekilde devam edilmesi kararının alındığını, davalının kolejinde de uzaktan ve kademeli olacak şekilde yüz yüze eğitime geçilmiş olması nedeniyle de müvekkilinin bu şekilde çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin bu süreçte adeta çalışmıyormuş gibi davalı işveren tarafından yalnızca işsizlik ödeneğinden faydalandırıldığını, müvekkiline ne maaşının verildiğini nede SGK primlerinin ödendiğini, müvekkilinin davalı işveren tarafından maaşının ödenmesini ve primlerinin yarılmasını istemesine rağmen istifaya zorlandığını, davalının 19.12.2018-25.01.2021 tarihleri arasında fiilen ve kesintisiz yanında çalışan müvekkilinin sigorta primlerini ödemediğini beyanla, davalıya ait iş yerinde 19.12.2018-25.01.2021 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili iş yerinde 19.12.2018 tarihinde çalışmaya başladığını, sigorta kaydının halen devam ettiğini çünkü davacının belirttiği tarihte derse girmediğinden, nakdi ücret ödeneğinden faydalandığından ve yazılı veya sözlü herhangi bir fesih bulunmadığından ve müvekkili şirketin bu durumu ara buluculuk aşamasına kadar fark etmediğinden iş sözleşmesinin feshedilmediğini, davacının, sözleşmenin 25.01.2021 tarihine kadar devam ettiğini iddia etmesine rağmen bu süreçte nakdi ücret desteğinden faydalanmaya devam ettiğini, davacının okulda memur olarak göreve başladığını ve sigorta girişinin ona göre yapıldığını, sonrasında ise 14.10.2020 tarihinde mezun olduğunu ve 27.10.2020 tarihinden itibaren okulda öğretmen olarak çalışmaya başladığını, sigorta girişinin bu şekilde değiştirildiğini, davacının belirttiği süreçte atamasının yapılmadığından ve diploması olmayan birinin öğretmen olarak çalıştırılmış olması mümkün olmadığını, davacının okulda öğretmen olarak 27.10.2020 tarihinde başladığını, bu süreçte okulun bir buçuk ay kadar açık kaldığını, okulun açık olduğu 1 buçuk aylık süreçte de davacının aktif çalışmasının bulunmadığını, devlet desteğinin devam ettiğini, davacıya hiç ders yazılmadığını ve okul tarafından kendisine herhangi bir konuda görevlendirme yapılmadığını, pandemi nedeniyle okulların kasım ayının sonuna doğru tekrar kapatıldığını ve bilim kurulunun kararıyla uzaktan eğitime geçildiğini, yine bu süreçte aktif çalışması olmayan tüm okul çalışanlarının nakdi ücret desteğinden faydalanmaya devam ettiğini, davacının bu süreçte iddia ettiği gibi bir çalışmasının olmadığını, okulun kapalı olduğunu ve online hiç bir ders yazılmadığını, çalışmadığı için maaş ve SGK pirimi yatırılması için bir neden bulunmadığını, bu süreçte ders veren öğretmenlerin ücretlerinin ödendiğini ve E-Okul sistemine tüm ders programının kaydedildiğini, davalı adına resmi hiç bir ders kaydı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları doğrultusunda Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda.... 007 11......34 000 sicil numaralı ve davalı ... unvanlı iş yeri dosyasından yapılan incelemede iş yerinin 01.07.2017 tarihinde kanun kapsamına alındığını, davacının 19.12.2018 tarihinden itibaren 2020/03 (22 gün) dönemine kadar davalı iş yerinde hizmetinin bildirdiğini ve 2020/04 ile 2021/01 dönem arasında 0 (sıfır) gün 0 (sıfır) kazanç olarak bildirimi yapıldığı tespit edildiğini ve hizmet süresi talep ettiği 2020/03 (8 gün) ve 2021/01 dönemleri arasında kesintisiz çalıştığını gösterir işveren dosyasında herhangi bilgi ve belgeye rastlanmadığını, 506 sayılı Kanun'un 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili ve eylemli çalışmayı ortaya koyan belgeler ise işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 79. maddesinde öngörülen aylık sigorta gün bildirgeleri ile SSİ Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu kayıtlar olup, davacı davaya konu dönemde bu kayıtlara sahip olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, Öte yandan hizmet tespit davaları, kamu düzenine yönelik olduğundan re’sen incelemeye tabidir. Yargılama ve araştırma usulleri tazminat davalarından farklı olup, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerekir. Bunun için, davacıya ait varsa sicil dosyaları, işveren nezdindeki şahsi sicil dosyası, dönem bordroları, işe giriş bildirgeleri, aylık prim bildirgeleri, vizite kağıdı, çalıştığı iş yerindeki ücret tediye bordroları, vergi kayıtları v.s. belgeler celp edilerek incelenmelidir. İşverenin mücerret kabulü veya yalnızca tanık beyanı hükme yeterli olmadığını, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği ile çalışmanın sürekli olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığı da araştırılması gerektiği, davada tanık ifadelerine başvurulacak ise bu tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görünen şahıslardan olmasına özen gösterilmeli, gerektiğinde komşu iş yeri çalışanlarının bilgi ve görgülerine başvurularak çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, Kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olup, resmi yazılı belgenin varlığı da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan, davacının sigortalı çalışmasının tespiti isteminin, hak düşürücü süre ve çalışmaya ilişkin kurum kayıtlarında hiçbir belge ve delil olmaması halinde esastan reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkil Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı aşikar olan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu iddia ederek haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının 19.12.2018-25.01.2021 tarihleri arasında davalı ... adına işlem gören ...... sicil sayılı iş yerinde asgari ücret ile fiilen sigortalı olarak çalıştığının tespitine, sigortalı olarak bildirilmeyen eksik hizmetlerinin davalı tarafından bildirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1e6729a73c7d6bc2 74b853fd8e4ee571

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı