Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2801 E., 2025/9344 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2801 E., 2025/9344 K. (02.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2801
Karar No
2025/9344
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Miras

10. Hukuk Dairesi 2025/2801 E. , 2025/9344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1668 E., 2024/2927 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1340 E., 2021/370 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2010 yılı 0cak ayından 2013 yılı Mayıs ayına kadar davalı ...'in işlettiği ... dolmuş hattında...plakalı minibüste şoför olarak kesintisiz çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca sürekli sigortası işverenlikçe yatırılacak umudu taşıdığını, 01.08.2010-10.05.2011 tarihleri arasındaki dönemde ev almak amacıyla bankadan kredi çekmeden önce düzenli sigorta görünmesi gerektiği için akrabasından kendini sigortalı gösterdiğini, aslında o dönemlerde dahi kesintisiz bir şekilde davalı için çalıştığını, davacının çalışmalarının geçtiği dolmuşun pek çok trafik cezasına konu olduğunu, cezalar "plakaya" yazıldığında davalı adına, Şahsa yazıldığında ise davacı ... adına yazıldığını, bu cezaların vergi dairesinden ve Emniyetten celbini talep ettiklerini, Yenimahalle - Demetevler hattında bulunan mobese kamera kayıtları celp edildiğinde davacının...plakalı minibüs ile çalıştığı gerçeğinin ortaya çıkacağını, Yenimahalle - Demetevler hattındaki dolmuşların ruhsat sahipleriyle sürücülerinin tespiti ile tanık olarak dinlenmelerini talep ettiklerini belirterek, müvekkili davacının 2010 yılı Ocak ayı ile 2013 yılı Mayıs ayları arasındaki dönemde davalıya ait...plakalı minibüste şoför olarak kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davacı vefat etmiş, mirasçılar davaya devam etmişlerdir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait araçta dava konusu edilen dönemde bir hizmet akdi ile sürekli çalışmasının söz konusu olmadığını, SGK kayıtları ile bu durumun açığa kavuşacağını, ancak dolmuş duraklarında davacı gibi birçok kişinin sürekli olarak günlük iş bulma amacıyla beklediklerini, araç sahiplerinin ya da çalışanlarının hastalık, düğün, cenaze gibi nedenlerle çalışamadıkları dönemde günlük olarak iş yaptıklarını, bu kişilerin bağlı olduğu bir araç ya da işletmenin söz konusu olmadığını, gün bazında çalışan bu kişilerin, bir hizmet akdi ya da belirli bir ücret ile değil günlük olarak elde edilen hâsılatın 20'sini alarak bir anlamda kar ortağı olarak iş yaptıklarını, 4.20 oranında hâsılata ortak olarak çalışan bu kişilerin, daha fazla kazanabilmek amacıyla fazla yolcu aldıklarını ve mutlaka trafik cezası kesildiğini, aracın sırasını kaybetmemesi için mecburen çalıştırmak zorunda kalan araç sahiplerinin bu duruma istemese de katlanmak zorunda kaldığını, davacının ancak ve ancak birkaç gün böyle bir çalışması olabileceğini, “joker eleman” olarak anılan bu şahıslar adına bir ya da iki ceza dışında başka ceza çıkmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarını ve zamanaşımı def'ini beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının, davalıya ait minibüste 01.01.2010 - 30.05.2013 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müvekkiline ait araçta sürekli çalışması bulunmadığını, davacının müvekkiline ait araçta ve başka araçlarda ihtiyaca binaen çalışan, çalıştığı dönemde hasılattan pay alan bir kişi olduğunu, gün bazında çalışan bu kişilerin bir hizmet akdi ya da belirli bir ücret ile değil, günlük olarak elde edilen hâsılatın %20’sini alarak bir anlamda kar ortağı olarak iş yaptığını, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kurumca yapılan işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 2010 yılı Ocak ayı ile 2013 yılı Mayıs ayları arasındaki dönemde davalıya ait...plakalı minibüste şoför olarak kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiş olup Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 5.Davacının davadışı işyerinden dava konusu dönemde bildiriminin bulunduğu, davacı tanığı ...'in de davacının işe girdikten sonra bir müddet ara verdiğini beyan etmesi karşısında bu hususun yöntemince araştırılmadığı, davadışı işyerinden yapılan bildirim öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin değerlendirilmediği görülmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b6f7e85592d74af dc9d7fba85fe47b3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı