Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2791 E., 2025/10583 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2791 E., 2025/10583 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2791
Karar No
2025/10583
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2791 E. , 2025/10583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1845 E., 2024/3098 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2023/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili davacının Kırıkkale .... Noterliğinde katip olarak çalışmakta iken kısmi zaman dilimlerinde asıl görevli noterin başka yere atanması esnasında "Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi" davacı tarafından yerine getirildiğini, bu esnada ise işçi ve işveren primlerini kendisinin yatırmak zorunluluğunda kaldığını, asıl görevi noter katipliği olan davacının 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca noterlik görevinin boşalması ve yeni noter atanıncaya kadar geçen sürede yaptığı noter vekilliği nedeniyle tarafına ödenen vekalet ücretinin 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi uyarınca prime tabi tutulamayacak olup zira vekalet ücretinin hizmet akti ilişkisinden kaynaklanan çalışma sonucu alınmadığını ve Kuruma yersiz olarak ödediği primlerin davalı Kurumdan iadesini talep etme gereğinin doğduğunu, primlerin yatırıldığı tarihten itibaren yasal faizleri birlikte ödenmesi için işbu davayı açma gereği doğduğunu, SGK'nın kendi içinde de bölgeler arasında da farklı uygulamalar olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 18.876,62 TL ödemenin ödendikleri her ayın sonundan itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumca tesis edilen işlemde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığını, 1512 sayılı Noterler Kanun'un 33. maddesi gereğince, noterin görevden ayrıldığı sürede geçici süreyle noterlik görevini vekaleten yürüten kişiler hakkında, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılık hükümleri uygulanacağından ve vekalet ücretlerinin de 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi uyarınca prime esas kazanca tabi tutulması gerektiğinden dolayı söz konusu vekalet ücretlerinden kesilen sigorta primlerinin iadesi mümkün bulunmadığını beyanla, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının 2013/Ocak-20.06.2013, 2016/Mart-11.07.2016 ve 2019/Mart-10.09.2019 tarihleri arasında Kırıkkale .... Noterliğini vekaleten yönetmesi nedeniyle 1512 sayılı Noterler Kanunu'nun 33. maddesi gereğince ödenen brüt vekalet ücretlerinden kesilen Sigorta ve İşsizlik Sigortası primlerinin işveren hissesi 8.926,99 TL+ İşçi Hissesi 8.173,71 TL + İşsizlik Sig. Primi 1.751,51 TL. olmak üzere toplam 18.852,21 TL.nin davalı Kurumca 5510 sayılı kanun 89. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince primin Kurumun hesabına yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili: İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Kurum işleminde hata bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı