Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2669 E., 2025/12720 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2669 E., 2025/12720 K. (30.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2669
Karar No
2025/12720
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2669 E. , 2025/12720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1309 E., 2024/1340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1166 E., 2024/353 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Şirkette 23.07.2014 tarihinde davalı Şirket bünyesinde saha personeli olarak çalıştığı esnada trafo tamiri için trafonun bulunduğu adrese gittiğini, davacının trafoda elektrik olup olmadığını 2 defa kontrol ettiğini, olay sırasında davacının yanında bulunan arkadaşının da trafoda elektrik olup olmadığını 1 defa kontrol ettiğini, müvekkili davacı ile iş arkadaşının trafodaki elektriği kesmelerinin ardından trafonun aniden patlaması üzerine davacının alevler arasında kaldığını, davacının 5 gün boyunca yanık polikliniği yoğun bakım servisinde kaldığını, davacının istirahat günlerinin ardından davalı Şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, davacının olaydan sonra %20 oranında çalışma gücünü kaybettiğini ve bu konuda Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinden sağlık kurulu raporu alındığını, davacının olaydan sonra bozulan psikolojisi için tedavi gördüğünü, davacının söz konusu tamire başlamadan önce davalı şirket tarafından gerekli olan iş sağlığı eğitimlerinin ve işin icrası esnasında gerekli olan baret, yanmaz elbise, işgüvenlik ayakkabısı gibi iş güvenlik malzemelerinin verilmediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kuvvetli akım tesislerinde çalışabilir belgesine sahip olduğunu ve bununla ilgili tüm eğitimleri aldığını, davacının çalışırken ilgili tesislerde gerekli güvenlik önlemlerini kendisinin alması gerektiğini, fakat davacının bu hususa riayet etmediğini, davacının dava konusu kazada gerekli önlemleri almadığını ve kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının iddia ettiği gibi bir maluliyet durumunun olmadığını ve davalı kurumda halihazırda çalışmakta olduğunu ve tüm haklardan yararlandığını, davalı müvekkili şirket tarafından yapılan elektrik tesisinin teknik standartlara uygun olduğunu ve periyodik bakımlarının yapıldığını, olayın meydana gelmesinde kazazedenin kusuru dikkate alındığında talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak bir miktar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-)Davanın kısmen kabulüne - kısmen reddine, 2-)Maddi tazminat talebinin kabulü ile 515.357,71 TL maddi tazminatın 23.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 23.07.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. 1- 6100 sayılı H.M.K.'nın 353. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, olayda gerekli illiyet bağı bulunmadığından davanın nedensellik bağı yokluğundan reddinin gerektiğini, işçinin kendisi %100 kusurlu olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. HMK 361/2. fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir" düzenlemesi vardır. 2.Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. 3.Aynı zamanda 6100 sayılı HMK.'daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi yani "atlamalı kanun yolu incelemesi" mümkün değildir. 4. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının hukukiye yarar yokluğundan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09c441c4d80dcbcb 6e60677e015444d4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı