Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/2567 E., 2025/5104 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2567 E., 2025/5104 K. (27.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2567
Karar No
2025/5104
Karar Tarihi
27.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2567 E. , 2025/5104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.1998 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemesince bozmaya uyularak 21.03.2023 tarih, 2023/42 E., 2023/110 K. sayılı kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, " ....Dosya kapsamı incelendiğinde, Dairemiz son bozma kararı sonrasında, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigorta başlangıç tarihinin 10.01.1998 olduğunun tespiti ile 10.01.1998-04.10.2000 tarihleri arasındaki sürenin tespitini talep ettiği, davacının verginin kayıtlarının 10.01.1998-01.06.1999 tarihleri arasında ilişkin olduğu ve Bağ-Kur a giriş bildirgesinin 29.03.2002 de kurum kayıtlarına intikal ettiği belirgindir. 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir. 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler .Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının vergi kayıtları nazarında Bağ-Kur sigortalılığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur...." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

V. MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla davanın kabulüne, davacının bağkur hizmet başlama tarihinin 10.01.1998 tarihi olarak tespitine, Kurum tarafından bu şekilde tescil edilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 10.01.1998 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir. İnceleme konusu davada, davacının 10.01.1998 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitinin talep ettiği, Mahkemesince bozmaya uyularak davacının 1479 sayılı Kanun'u kapsamında sigorta başlangıç tarihinin 10.01.1998 olduğunun tespitine karar verildiği ancak uyulan bozma ilamına yanlış anlam verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemesince, uyulan bozma ilamlarında da ayrıntılı olarak yasal dayanakları ile açıklandığı gibi 1479 sayılı Kanuna dayalı sigortalılık tespit davalarında; sigorta başlangıcının belirlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31. maddesi ile "Tarafların Dinlenilmesi" başlıklı 144. maddesi kapsamında, davacı tarafa talebinin sigortalılık süresinin belirlenmesine ilişkin olup olmadığı açıklattırılarak, davanın hangi sürelere ilişkin olduğu kesin olarak belirlendikten sonra, yine uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının bir süresi talep etmesi karşısında talebin bozma ilamında belirtilen yasal düzenlemelere göre değerlendirilerek vergi kayıt süresi ise aynen verilmesi, bir günlük sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebi halinde ise davanın reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 03f781085f71276b 2c0c9edecb0b8923

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı