Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/15148 E., 2025/5057 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15148 E., 2025/5057 K. (27.03.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15148
Karar No
2025/5057
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Miras

10. Hukuk Dairesi 2024/15148 E. , 2025/5057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 25.11.2011-01.12.2014 dönemindeki sigortasız hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davalının, "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresinde bulunan kahvehane işletmesi için ruhsat çıkardığını, ancak 2011-2013 yılları arasında fiilen kahvehanenin işletilmediğini, sürekli ve düzenli olarak açık tutulmadığını, davalının Bağ-Kurlu olabilmek için kahvehane işletmesini açık tuttuğunu, davacının bu dönemde fiili bir çalışmasının olmadığını, 01.02.2013 tarihinde bu işyeriyle ilgili olarak ruhsat değişikliği yaparak ikinci el eşya alım satım işine başladığını, davacının ara sıra bu işyerinde eşya taşıma işi yaptığını ve günlük yevmiyesinin kendisine ödendiğini, davacının bu dönemde de sürekli ve düzenli bir çalışmasının olmadığını, taraflar arasında yazılı veya sözlü hizmet akdi olmadığını, davacı tarafından sunulan kayıtlardaki imzaların farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılığını gerektirecek çalışmalarının varlığını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ... sigorta sicil numaralı davacının, 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan), "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, davacı tarafından işyerine ait bir miktar gider pusulasının sunulduğu, davalı tarafından imzanın davacıya ait olmadığının iddia edildiği ancak Mahkemece imza incelemesi yaptırılmadığı, davacının hizmet cetvelinde en son 08/04/2009 tarihinde 4/b çalışması olduğu ve bu tarihten sonra hizmet kaydının bulunmadığı, davalı işyerinin SGK tescil kaydı bulunmadığı, "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresindeki davalı işyerinin 31.05.2000 tarihinden itibaren beyaz eşya ve elektrikli ev aleti ticaretinden vergi mükellefiyeti olduğu, Vergi yoklama fişinde "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresinde kahvehane işletmesi faaliyetini terkederek 01.02.2013 tarihinden itibaren bu işyeriyle ilgili olarak ruhsat değişikliği yaparak ikinci el eşya alım satım işine başladığının tespit edildiği, 15/03/2017 tarihli kolluk araştırmasında komşu işyerlerinin tespit edildiği ve 6 tanık dinlendiği, tanık beyanlarının“çalışan mı yoksa işyeri ortağı mı olup olmadığını bilmedikleri, 2012 den beri sürekli çalıştığını, ara sıra iş olunca çalıştığını, mal indirip bindirdiği,” şeklinde çelişkili olduğu, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, dosyaya sunulan gider pusulalarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle tespit etmek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni tanık dinlemek ya da dinlenen tanıkları tekrar dinleyerek davacı ve davalının aralarındaki ilişkinin hizmet akti olup olmadığını irdelemek, hizmet akti olduğu kanaatine varılıyorsa, çalışma dönemi ve sürelerini net olarak belirlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davacı ve davalı vekilinin, feri müdahil vekilinin beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu, tanık beyanlarının Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarih, 2019/2069 Esas, 2020/167 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda değerlendirmesinde, dinlenen davacı tanıklarının ve davalı tanıklarından ...'ın davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, tanık ... ve ...'nun beyanlarından davacının çalıştığı işyerinin davalıya ait olduğunun belirtilmesi, bozma ilamı sonrasında dinlenen bu tanık beyanlarından, davaya konu işyerinin davalının işyeri olarak bilindiğinin beyan edilmiş olması ve taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi dışında, ortaklık veya başkaca bir hukuki ilişki olduğuna dair davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil ibraz edilememiş olması karşısında, mevcut dosya kapsamından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalılığı gerektiren hizmet akdi olduğu ve davacının davalı yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı anlaşılmakla, bozma ilamı sonrası beyanı alınan tanıklardan ...'un amcasının vefatından kısa süre sonra davacının dükkana geldiğini beyan etmiş olması ve mirasçılık belgesine göre kişinin vefat tarihinin 10.12.2011 olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle, davacının 01.01.2012 tarihinden itibaren davaya konu işyerinde çalışmaya başladığı değerlendirilmiş, tanık ...'un bozma ilamı sonrası dosya içine alınan beyanlarından davacıyı davalıya ait işyerinde 2-3 yıl kadar gördüğünü belirtmesi ile diğer tanık beyanları da değerlendirilmekle, bilirkişi ...'ın dosya içinde bulunan ek raporundaki tesbit gibi ... sigorta sicil numarada kayıtlı davacının 01.01.2012-01.12.2014 döneminde davalıya ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığı ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediği kanaatine ulaşılmış ve sigortasız hizmetlerin tespiti ile açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 25.11.2011-01.12.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Eldeki davada, bozma öncesi davacının, 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verildiği bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği halde Mahkemece bozma sonra bu hususa dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulüne bu kez davacının 01.01.2012-01.12.2014 döneminde davalıya ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığının tespitine dair karar verildiği anlaşılmakla, hüküm altına alınması gereken sürenin 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arası olması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 numaralı bendinde bulunan "01.01.2012-01.12.2014" ibarelerinin silinerek yerine "01.06.2012-01.12.2014" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f4a030862f34275a 7c17820b0a7b1b66 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/15148 E. , 2025/5057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 25.11.2011-01.12.2014 dönemindeki sigortasız hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davalının, "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresinde bulunan kahvehane işletmesi için ruhsat çıkardığını, ancak 2011-2013 yılları arasında fiilen kahvehanenin işletilmediğini, sürekli ve düzenli olarak açık tutulmadığını, davalının Bağ-Kurlu olabilmek için kahvehane işletmesini açık tuttuğunu, davacının bu dönemde fiili bir çalışmasının olmadığını, 01.02.2013 tarihinde bu işyeriyle ilgili olarak ruhsat değişikliği yaparak ikinci el eşya alım satım işine başladığını, davacının ara sıra bu işyerinde eşya taşıma işi yaptığını ve günlük yevmiyesinin kendisine ödendiğini, davacının bu dönemde de sürekli ve düzenli bir çalışmasının olmadığını, taraflar arasında yazılı veya sözlü hizmet akdi olmadığını, davacı tarafından sunulan kayıtlardaki imzaların farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılığını gerektirecek çalışmalarının varlığını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ... sigorta sicil numaralı davacının, 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan), "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, davacı tarafından işyerine ait bir miktar gider pusulasının sunulduğu, davalı tarafından imzanın davacıya ait olmadığının iddia edildiği ancak Mahkemece imza incelemesi yaptırılmadığı, davacının hizmet cetvelinde en son 08/04/2009 tarihinde 4/b çalışması olduğu ve bu tarihten sonra hizmet kaydının bulunmadığı, davalı işyerinin SGK tescil kaydı bulunmadığı, "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresindeki davalı işyerinin 31.05.2000 tarihinden itibaren beyaz eşya ve elektrikli ev aleti ticaretinden vergi mükellefiyeti olduğu, Vergi yoklama fişinde "... Mah. ... Sokak No:22...-Bursa" adresinde kahvehane işletmesi faaliyetini terkederek 01.02.2013 tarihinden itibaren bu işyeriyle ilgili olarak ruhsat değişikliği yaparak ikinci el eşya alım satım işine başladığının tespit edildiği, 15/03/2017 tarihli kolluk araştırmasında komşu işyerlerinin tespit edildiği ve 6 tanık dinlendiği, tanık beyanlarının“çalışan mı yoksa işyeri ortağı mı olup olmadığını bilmedikleri, 2012 den beri sürekli çalıştığını, ara sıra iş olunca çalıştığını, mal indirip bindirdiği,” şeklinde çelişkili olduğu, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, dosyaya sunulan gider pusulalarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle tespit etmek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni tanık dinlemek ya da dinlenen tanıkları tekrar dinleyerek davacı ve davalının aralarındaki ilişkinin hizmet akti olup olmadığını irdelemek, hizmet akti olduğu kanaatine varılıyorsa, çalışma dönemi ve sürelerini net olarak belirlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davacı ve davalı vekilinin, feri müdahil vekilinin beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu, tanık beyanlarının Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarih, 2019/2069 Esas, 2020/167 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda değerlendirmesinde, dinlenen davacı tanıklarının ve davalı tanıklarından ...'ın davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, tanık ... ve ...'nun beyanlarından davacının çalıştığı işyerinin davalıya ait olduğunun belirtilmesi, bozma ilamı sonrasında dinlenen bu tanık beyanlarından, davaya konu işyerinin davalının işyeri olarak bilindiğinin beyan edilmiş olması ve taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi dışında, ortaklık veya başkaca bir hukuki ilişki olduğuna dair davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil ibraz edilememiş olması karşısında, mevcut dosya kapsamından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalılığı gerektiren hizmet akdi olduğu ve davacının davalı yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı anlaşılmakla, bozma ilamı sonrası beyanı alınan tanıklardan ...'un amcasının vefatından kısa süre sonra davacının dükkana geldiğini beyan etmiş olması ve mirasçılık belgesine göre kişinin vefat tarihinin 10.12.2011 olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle, davacının 01.01.2012 tarihinden itibaren davaya konu işyerinde çalışmaya başladığı değerlendirilmiş, tanık ...'un bozma ilamı sonrası dosya içine alınan beyanlarından davacıyı davalıya ait işyerinde 2-3 yıl kadar gördüğünü belirtmesi ile diğer tanık beyanları da değerlendirilmekle, bilirkişi ...'ın dosya içinde bulunan ek raporundaki tesbit gibi ... sigorta sicil numarada kayıtlı davacının 01.01.2012-01.12.2014 döneminde davalıya ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığı ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediği kanaatine ulaşılmış ve sigortasız hizmetlerin tespiti ile açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 25.11.2011-01.12.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Eldeki davada, bozma öncesi davacının, 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verildiği bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği halde Mahkemece bozma sonra bu hususa dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulüne bu kez davacının 01.01.2012-01.12.2014 döneminde davalıya ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığının tespitine dair karar verildiği anlaşılmakla, hüküm altına alınması gereken sürenin 01.06.2012-01.12.2014 tarihleri arası olması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 numaralı bendinde bulunan "01.01.2012-01.12.2014" ibarelerinin silinerek yerine "01.06.2012-01.12.2014" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f4a030862f34275a 7c17820b0a7b1b66 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı