Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2148 E., 2025/8093 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2148 E., 2025/8093 K. (13.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2148
Karar No
2025/8093
Karar Tarihi
13.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2148 E. , 2025/8093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2520 E., 2024/2451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/631 E., 2022/155 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.12.1993 tarihinde bina ve diğer inşaat projelerinde su ve kanalizasyon tesisatçısı olarak Düzce ili ... ilçesinde faaliyete başladığını, kesintisiz bir şekilde bugüne kadar çalıştığını, halen çalışmakta olduğunu, işe başlama tarihini gösterir gerçek kişiler için mükellef görüntüleme kaydının dosyaya ibraz edildiğini, davacının ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ... sicil numarası ile 02.02.1999 tarihinde kaydolduğunu, mesleki faaliyetini sürdürmesi nedeniyle üyeliğinin devam ettiğini, esnaflık faaliyetinin 03.12.1993 yılından bu yana devam etmesine rağmen sigortalılık başlangıç tarihinin 04.10.2000 olarak göründüğünü, davacının esnaflık faaliyetleri nedeniyle 03.12.1993–04.10.2000 tarihleri arasında 6552 sayılı Kanun'un 54. maddesine istinaden zorunlu Bağ–Kur sigortalısı sayılması gerektiği yönünde davalı Kuruma başvurmasına rağmen taleplerinin Kurum tarafından reddedildiğini, söz konusu ret işleminin hatalı ve Kanuna aykırı olduğunu, geriye dönük hizmet tespiti için vergi, oda ve esnaf sicil kayıtlarından birinin bulunmasının yeterli olduğunu, konu hakkında emsal nitelikte Yargıtay içtihadı bulunduğunu ileri sürerek, davacının 03.12.1993 – 03.10.2000 tarihleri arasında kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle zorunlu Bağ – Kur sigortalısı sayılmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının 24.11.2020 tarihli dilekçesi ile tescil tarihinin düzeltilmesini talep ettiğini, söz konusu talebe 25.11.2020 tarihli yazı ile cevap verildiğini, 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen geçici 18. maddesinde, sigortalılık niteliği taşıdığı halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilleri yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinde başlayacağının düzenlendiğini, davacının 04.10.2000 tarihinden önceki tescil talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, davacının 03.12.1993-03.10.2000 tarihleri arası için bu dönem primlerinin ödenmesi koşuluyla Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun ödenmediği anlaşıldığından emeklilik aylığı bağlanması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarih ve 2022/1579 Esas- 2023/1483 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararı ile dosyada mevcut kayıtlara göre, davacının 25.12.2001 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesi bulunduğu anlaşılmakla, davacının taleplerinden biri olan Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespitine yönelik isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarih ve 2024/2520 Esas- 2024/2451 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 03.12.1993-03.10.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, davacının 1479 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesinde hüküm altına alınan altı aylık sürede 03.12.1993 – 03.10.2000 tarihleri arası için borçlanma talebinde bulunduğunu yahut bu dönem için prim ödediğini gösteren belgenin bulunmadığını, davanın reddi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı