Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/2042 E., 2025/7395 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2042 E., 2025/7395 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2042
Karar No
2025/7395
Karar Tarihi
30.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2042 E. , 2025/7395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2024/248 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.03.2012 - 02.03.2018 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında hizmetlerinin tespitiyle, 02.03.2018 tarihinden itibaren emekliliği hak ettiğinin tespitine, hak ettiği aylıkların davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının şahsi dosyasının tetkikinde, 4/1-b tescilinin 01.03.2003 tarihinde yapıldığı 28.03.2012 tarih, 601702217 sayılı yazısı ile muafiyet belgesi sunması nedeniyle, 5510 sayılı Kanun'un 82. maddesine göre 28.03.2012 tarihi itibariyle terk işlemi yapıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 6. Maddesinde ise "Sigortalı Sayılmayanlar" belirtildiğini, muafiyet belgesiyle terki işlenen sigortalıların 5510 sayılı Kanun'un 6/1 bendi kapsamına girmeleri nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerden muafiyet şartlarının ortadan kalktığını, Ziraat Odalarından, Ziraat Odası bulunmayan yerlerde, Tarım İlçe Müdürlüklerinden alacakları belge ile 1 yıl içinde Kuruma bildirenlerin sigortalıkları, belgenin verildiği tarihten bu süreyi geçirenlerin ise belgenin Kurum kayıtlarına girdiği tarihten itibaren kayıtları yapılabileceğinden davacı, muafiyet durumunun sona erdiğine dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığı için, 4/b kaydının tekrar açılmadığını, diğer taraftan, Bağ-Kur Mevzuatında, SSK Mevzuatında olduğu gibi geriye dönük hizmet tespiti talep edilmesinin mümkün olmadığını, yani Bağ-Kur mevzuatında, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesine koşut bir hüküm mevcut olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli 2021/202 Esas, 2022/566 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli 2022/2305 Esas, 2022/1853 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece davacının Kuruma ibraz etmiş olduğu 28.03.2012 tarihli muafiyet belgesine göre sigortalılığı durdurulmuş olduğundan, muafiyet belgesi ibrazından sonra ilk iradi prim ödemesine kadar davacının yeniden sigortalılık iradesinin ortaya konulup konulmadığı, yukarıda izah edilen mevzuat hükümleri ve özellikle 5510 sayılı Kanun'un 6/ı ve 9/b-5 hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sigortalılık ve aylık bağlama koşullarının buna göre oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının Kurumca iptal edilen 28.03.2012-02.03.2018 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi) kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yasal şartları oluşmakla (15 tam yıl, 5400 gün, 58 yaş şartları ve talebi takip eden aybaşı esasıyla) 01.04.2018 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, Yaşlılık aylığına hak kazanmaya dair hükmün kesinleşmesinden sonra aylık bağlama işlemi Kurumca gerçekleştirileceğinden davacı tarafın yaşlılık aylıklarının davalı Kurumdan tahsiline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının talebe konu dönemde sigortalı sayılıp sayılamayacağı, yaşlılık aylığı bağlama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının 01.01.1988 tarihinde başlayan ve devam eden Ziraat Odası kaydına istinaden 01.03.2003 tarihinde ilk tescilini yaptırdığı, 28.03.2012 tarihinde almış olduğu muafiyet belgesine istinaden ise sigortalılığının durdurulduğu, 25.03.2013 tarihinde Kuruma başvurarak 2010, 2011 ve 2012 yıllarındaki tevkifatlara istinaden hizmet talep ettiği ve Kurumca davacının hizmetlerine eklendiği, davacının 23.12.2014 tarihinde yeniden muafiyet belgesi alarak sigortalılığının durdurulduğu, 02.03.2018 tarihinde tahsis başvurusunda bulunması üzerine Kurumca, 28.03.2012 - 02.03.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kabul edilmeyerek tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Dairenin bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının Kuruma ibraz etmiş olduğu 28.03.2012 tarihli muafiyet belgesine göre sigortalılığı durdurulmuş olduğundan, muafiyet belgesi ibrazından sonra ilk iradi prim ödemesine kadar davacının yeniden sigortalılık iradesinin ortaya konulup konulmadığı konusunda, araştırma yapılmak suretiyle davacının sigortalılık ve aylık bağlama koşullarının irdelenmesi gerekirken, Mahkemece bozma ilamı yanlış değerlendirilmek suretiyle, dosyadaki kayıtlar nazarında davacının 28.03.2012 tarihli muafiyet belgesinin ibrazından sonra, 2012-2014 dönemlerinde sigortalılık iradesini ortaya koyacak prim ödemesi olmadığının anlaşılmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece davacının mevcut hizmetleri nazarında aylık bağlama koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinden oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42a1113dac055d5f 4ebea115c204d9b6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı