Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/12423 E., 2025/7170 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12423 E., 2025/7170 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12423
Karar No
2025/7170
Karar Tarihi
30.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12423 E. , 2025/7170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2597 E., 2024/2162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/534 E., 2023/144 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı alt işveren/işverenler nezdinde çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK’nın 127. maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23. madde kapsamında sürekli işçi olarak çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin 08.10.2019 tarihine kadar Isparta İl Sağlık Müdürlüğünde görev yaptıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Isparta Şehir Hastanesinde çalışmak üzere geçici görevlendirildiğini, bu görevlendirmenin 08.04.2021 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihten sonra tekrar İl Sağlık Müdürlüğüne döndüğünü, İl Sağlık Müdürlüğüne döndükten sonra 10.04.2021 tarihine şifahen temizlik görevlisi olarak çalışmasının istendiğini, 15.04.2021 tarihinde müvekkilinin dilekçe vererek vasıflı bir işte çalışmayı talep ettiğini, işveren tarafından müvekkilinin meslek adının SGK’ya temizlik görevlisi olarak bildirilse de müvekkilinin kadroya alındığından itibaren hiç temizlik görevi yapmadığını, 3 yıldan uzun süreyle vasıflı işlerde çalıştığını, kadroya alındığı 02.04.2018 tarihinde meslek kodunun temizlik görevlisi olarak belirtilmiş olmasına rağmen veri hazırlama personeli olarak görev yaptığını, geçici olarak görevlendirildiği şehir hastanesinde de tıbbi sekreter olarak çalıştığını, kısaca kadroya alındığı 02.04.2018 tarihinden geçici görevlendirmenin sona erdiği 08.04.2021 tarihine kadar yaklaşık 3 yıl boyunca veri hazırlama personeli ve tıbbi sekreter olarak çalıştığını, toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağını, müvekkilinin geçici görevlendirmenin sona ermesinden sonra şifahen temizlik işlerinde görevlendirilmesi üzerine verdiği dilekçesine davalının verdiği cevabın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Isparta Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından E-45290869-929 sayılı dilekçeyle verilen kararın kaldırılarak/iptal edilerek müvekkilinin davalı işverenlik tarafından toplu iş sözleşmesine uygun olarak benzer mahiyette vasıflı bir işte görevlendirilmesine ve buna uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Meslek kodunun düzeltilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,meslek kodunun değiştirilmesi istemine ilişkindir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca ise "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde ise “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı" hükmüne yer verilmiştir. Çalışma hayatında işçilerin mesleklerine göre sınıflandırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması için meslek kodları kullanılır. SGK meslek kodları, çalışanların hangi meslek dalında çalıştığını gösteren numaralardan oluşur. Bu kodlar, işçilerin faaliyet alanlarını tanımlamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde bildirmesi için kullanılır. İşverenlerin, çalışanların işyerinde fiilen yapmış olduğu işe uygun meslek kodunu prim hizmet beyannamesinde gerçeğe aykırı biçimde bildirir ise idari para cezası ödemek zorunda kalacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki söz konusu idari para cezası işyeri bazında ve her bir beyanname dönemi için tatbik edilmekte olup uygulama 2018 yılına ait Ocak ayına ilişkin beyannamelerden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır. Meslek kodlarının girişi sırasında, sigortalının bitirmiş olduğu okuldaki mesleği veya uzmanlık alanı değil, işyerinde fiilen yapmış olduğu işe ilişkin meslek kodunun girilmesi yasal zorunluluktur. 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca işveren tarafından çalışanın fiilen çalıştığı işe ait meslek adının ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu SGK’nın denetim ve kontrol amacıyla görevlendirmiş olduğu memurlar aracılığıyla denetlenmektedir. Sonuç olarak 5510 sayılı Kanun’da yapılan düzenleme uyarınca işverenler, çalışanları işe alırken işyerinde fiilen yapacakları veya yapmakta oldukları işe uygun meslek kodunu SGK’ya bildirmekle yükümlü hale gelmiş olup işbu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde idari para cezası yaptırımı ile karşılaşmaları söz konusudur. Her meslek grubuna özel olarak atanan bu kodlar, işçilerin SGK’ya bildirilen bilgilerini doğrulamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Meslek kodları, çalışanların yaptığı işin niteliğini belirler ve onları doğru bir şekilde sınıflandırır, işçilerin prim, vergi ve diğer yasal kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanmasında önemli bir rol oynar, yapılan işin risklerini ve iş güvenliği önlemlerini belirlemek için de kullanılır ve sigortalıların yasal haklarının korunmasına yardımcı olur. Meslek kodunun sosyal güvelik hukuku, kamu hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku yönünden önemli etkileri vardır. 5510 sayılı Kanun'da 2018 tarihinde yapılan değişiklikle meslek kodu, işe giriş bildirgesinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Zira bu eksiklik cezai yaptırıma bağlandığına göre hukuki yaptırımı da olmalıdır. Sonuç olarak meslek kodunun değiştirilmesi isteminde Sosyal Güvenlik Kurumunun da davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken aksi kabul ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 30.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesi istemine ilişkindir. Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ISCO-88 ( ... ) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır. İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.2016 tarih 6728 sayılı Kanunun 51. maddesi ile “ Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevindedir. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumun da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolaysıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Somut olayda davacı taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, ... kadrosuna 696 sayılı KHK kapsamında girdiğini, kadroya temizlik işçisi olarak geçirilmiş ise de; hiçbir zaman temizlik işinde çalışmadığını, vasıflı eleman olarak çalıştığını, işyerinde uygulanan TİS nin 29. maddesine göre “vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar” hükmü gereğince vasıflı bir işte çalıştıktan sonra tekrar temizlik işinde çalıştırılamayacağını ve buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 4857 sayılı Kanun, işyerindeki TİS hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olup, tamamen iş hukukundan kaynaklanmaktadır. Davacının talebinin yapmış işe uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesi olduğu, eksik prime esas kazanç ve hizmet bildirilme, fiili hizmet zammından yararlandırılmama gibi sosyal güvenlik hakkına ilişkin bir uyuşmazlığın da bulunmaması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan iş bu davanın sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna da davanın yöneltilmesi gerektiğine yönelik bozma kararına bu nedenle katılamıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 88f9e8f76e53a878 a779bdafb836e152

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı