Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/181 E., 2025/11045 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/181 E., 2025/11045 K. (01.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/181
Karar No
2025/11045
Karar Tarihi
01.07.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/181 E. , 2025/11045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3406 E., 2024/1653 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 47. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2022/70 K. Taraflar arasındaki fiili hizmet süresi zammı nazara alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosya daki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının askeri öğrenci olarak adım attığı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak muvazzaf subay olarak çalıştığı, 14.03.2013 tarihinde istifa ederek bu görevinden ayrıldığı, istifa sonrasında özel havayolu şirketlerinde çalışmaya başladığı, taraflarınca vekâleten 30.09.2021 tarihli dilekçe ile İstanbul Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezine başvurularak, davacının farklı statülerdeki hizmetlerinin birleştirilmesi, hak ettiği fiili hizmet zammı sürelerinin sigortalılık başlangıç tarihinden geri çekilmesi ve emeklilik yaş haddinden düşülmesi suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması talep edildiği, ..................Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 08.10.2021 tarihli cevap yazısı ile davacının 51 yaş şartını yerine getirmesi halinde yaşlılık aylığından faydalanabileceğinin belirtildiği, yapılan hesaplama ve verilen cevap hatalı olduğu gibi yasalara da aykırı olduğu, emekli sandığına tabi olanların fiili hizmet zammı uygulamaları 08.09.1999 tarihinden önce veya sonra işe başlamalarına göre değişiklik gösterdiği, 08.09.1999 tarihinden önce işe başlayanların hak ettikleri fiili hizmet süresi zamlarının tamamının hem sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi hem de emeklilik yaş haddinden indirilmesi gerektiği, 08.09.1999 tarihinden sonra işe başlayanlar ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 40'a tabi olacakları, 5510 sayılı Kanun'un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen Geçici 7. maddesinin 8. fıkrasında açıkça 5434 sayılı Kanun'un uygulanmaya devam edeceği belirtildiği, Geçici 7. maddenin 8. fıkrasında aynen “Kanun'un yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre itibari hizmet süresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet süreleri hakkında, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.” denildiği, ayrıca konu hakkında aynı Kanun'un geçici 4. maddesinde de düzenleme yapıldığı, davacının fiili hizmet zammı süresi 1575 gün yani 4 yıl 4 ay 15 gün olduğu, mevzuata göre, fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi gerektiği, davacının hizmet başlangıç tarihi olan 15.10.1992 tarihi esas alındığında fiili hizmet zammına tabi olmasaydı emeklilik yaşının 53 olduğu görüldüğü, ancak ............ Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen 08.10.2021 tarihli cevapta davacının 51 yaşını doldurduğunda emekli olabileceğinin belirtildiği, buradan anlaşılacağı üzere .............Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacının fiili hizmet zammı süresinin bir kısmının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekildiği görüldüğü, ancak bir kısmının değil fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiği, davacının fiili hizmet başlangıç tarihi 15.05.1992 olup, 1575 gün yani 4 yıl 4 ay 15 gün olan fiili hizmet zammı süresinin bu tarihten geri çekilmesi gerektiği, geri çekildiği zaman davacının hizmet başlangıç tarihi 31.12.1987 tarihi olacağı, bu hizmet başlangıç tarihine göre davacının emeklilik yaşının 50 olacak, 50 yaşını doldurduğu tarih ise 20.04.2024 olacağı, bu tarihten de fiili hizmet zammı süresinin tamamı kadar indirim yapılması gerektiği iddiasıyla ............... Sosyal Güvenlik Merkezine emeklilik aylığı bağlanması talebiyle başvurulan 30.09.2021 tarihini takip eden 01.10.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığının bağlanması ve birikmiş aylıkların faizi ile birlikte müvekkilene ödenmesi müvekkilinin hak etmiş olduğu 1575 gün yani 4 yıl 4 ay 15 günlük filli hizmet zammı süresinin tamamının, sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesine, geri çekilmesi neticesinde bulunacak emeklilik yaş haddinden de işbu sürelerin düşülerek emeklilik tarihinin 05.12.2019 olduğunun tespitine,............Güvenlik Merkezine emeklilik aylığı bağlanması talebiyle başvurulan 30.07.2021 tarihini takip eden 01.08.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığının bağlanmasına ve birikmiş aylıkların işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; idare mahkemelerinin görevli olduğu, davacıya ait ..........Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinde bulunan kayıt ve şahsi sicil dosyasının incelenmesinden davacının emeklilik şartları konusunda herhangi bir yanlışlığın olmaması nedeni ile kurum tarafından talebine karşılık red cevabı verildiği, davacının hizmet birleştirme talebi üzerine, 1572 gün SSK (4 a) kapsamında çalışması ile emekli sandığı (4 c) davalı Kurum 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin B ve C bendlerine istinaden iki ayrı açıklamada bulunduğu, öncelikle başvuru yapan kişi 4-a bakımından yani normal emeklilik şartları emekliliğini talep ediyorsa; 25 yıl, 52 yaş ve 5525 gün doldurulduğunda ya da yaştan emeklilik halinde ise 15 yıl, 60 yaş, 3600 gün tamamlanması ile emekli olabileceği, ilk defa 08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar için yaşlılık aylığı bağlanmasını etkileyen temel faktör sigortalılık süresi olduğu, çünkü yaşlılık aylığı bağlanmasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı belirlenirken 23.05.2002 tarihi milat olarak alınmakta ve bu tarihten geriye doğru var olan sigortalılık süresine bakıldığı, kademeli geçişin getirildiği 08.09.1999 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl veya daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl veya daha fazla olan erkekler hakkında, eski hükümler uygulandığı, daha anlaşılır bir anlatımla Mülga 506 sayılı Kanun'un Geçici maddesindeki bu düzenleme nedeniyle 08.09.1999 tarihi itibariyle 18 yıl sigortalılık süresi bulunan diğer bir ifade ile fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi bulunmayan, ilk defa sigortalı olduğu tarih 08.09.1981 tarihi ve öncesi olan kadın sigortalılar, 20 yıl sigortalılık süresi ile 5000 gün prim ödemek koşulunu sağladıklarında yaşa tabi olmaksızın 1 ya da 3600 gün prim ödemek koşulunu sağladıklarında 50 yaşında yaşlılık aylığına hak kazandığı, erkek sigortalılar açısından ise 08.09.1999 tarihi itibariyle 23 yıl sigortalılık süresi doldurulmuş ise başka bir anlatımla fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi bulunmayan ve ilk defa sigortalı olduğu tarih 08.09.1976 tarihi öncesi olan erkek sigortalılar, 25 yıl sigortalılık süresi ile 5000 gün prim ödemek koşulunu sağladıklarında yaşa tabi olmaksızın ya da 3600 gün prim ödeme koşulunu yerine getirerek 55 yaşını tamamlayınca yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, ilk defa 08.09.1981 ila 08.09.1999 tarihleri arasında sigortalı olan kadınlar ve ilk defa 08.09.1976 ila 08.09.1999 tarihleri arasında sigortalı olan erkekler, yaşlılık aylığı açısından 23.05.2002 tarihine göre belirlenen sigortalılık sürelerine göre kademeli olarak artan yaş ve prim gün sayısına göre aylığa hak kazanılacağı (Mülga 506, Geçici m.81/B), 5510 sayılı Kanun'da sigortalılık süresine ilave yapılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, Kanun'un yürürlük tarihinden önce mülga kanunlara göre hak kazanılan; Mülga 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi kapsamındaki itibari hizmet süreleri, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5434 sayılı Kanun'un mülga 32. maddesine göre verilen fiili hizmet süresi zamları sigortalılık süresine ilave edildiği, 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinde sayılan itibari hizmet süresi kapsamında yer alıp 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde sayılmayan işlerde 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin itibari hizmet süresi olarak değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmadığı, bu itibari hizmet süreleri aylığa hak kazanma koşullarında dikkate alınacağı, 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihine kadar gerek 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesine gerekse 5434 sayılı Kanun'un 32. maddesine göre verilen fiili hizmet süresi zamları sigortalılık süresine ilave edilmekte iken, Kanun'un yürürlük tarihinden sonra 4(a) sigortalıları için itibari hizmet süresi uygulaması kaldırıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre verilen fiili hizmet süresi zamları prim ödeme gün sayısına ilave edilmekte ve emeklilik yaş hadlerinden indirilmekte olduğu, davacının TSK mensubu olarak çalıştığı süreler, prim günü olarak dikkate alınmışsa da emeklilik işlemleri 5510 4-a kapsamında yapılacağı için yaş haddi indiriminden yararlanamadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı 20.04.1974 doğumlu olup, fiili hizmet zammı süresi yaş haddinden indirildiğinde (20.04.1974-15.04.04= 05.12.1969) tahsis başvuru tarihinde (30.09.2021-05.12.1969= 25 09 51) davacının 51 yaş içinde olduğu, kanunun aradığı 53 yaşın doldurulması şartını sağlamadığı anlaşıldığından tahsis başvuru tarihinde emekliliğe hak kazanamadığı, netice itibariyle; davacının fiili hizmet zammı olan 4 yıl 4 ay 15 günün yaş haddinden indirilmesi talebinin kabulüne, fiili hizmet zammının sigorta başlangıç tarihinden indirilmesi , emeklilik tarihinin 05.12.2019 tarihi olarak tespiti, 01.10.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığının bağlanması ve birikmiş aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemlerinin ise reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin tamamının yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30.09.2021 tarihinde emeklilik için Kuruma başvurduğu ancak 05.12.2022 tarihinde emekliliğe hak kazandığı dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun gereği takip eden ayın başından itibaren aylık bağlanacağından, 01.01.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması, hak edilen aylıklara 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi dikkate alınarak faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli, 2021/131 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Kanun'un Ek 39. maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesiyle yaşlılık aylığının koşullarının tamamlandığı 05.12.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.04.2023 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrarla Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı nazara alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosya da yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a84e55f6149cbff 7aed344d78413150

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı