Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/18 E., 2025/6347 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18 E., 2025/6347 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18
Karar No
2025/6347
Karar Tarihi
21.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/18 E. , 2025/6347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1022 E., 2024/2934 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/126 E., 2022/30 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde 20.04.2012 – 31.05.2012 tarihleri arasında kurumsal satış temsilcisi olarak fiilen ve aralıksız çalıştığını, 01.06.2012 – 15.07.2012 tarihleri arasında ... Meşrubat-Alkollü İçecekler San. Tic. A.Ş. isimli farklı bir işyerinde çalıştığını, 16.07.2012 tarihinde tekrar davalı işyerinde çalışmaya başladığını ve 20.04.2013 tarihine kadar devamlı-kesintisiz çalıştığını,bu çalışma süresinin 16.07.2012 – 20.08.2012 tarihleri arası döneminin fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğini belirterek eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet tespiti olarak talep ettiği süre olan 16.07.2012-20.08.2012'den itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmaması nedeniyle hak düşürücü sürenin sözkonusu olduğunu, davalı işyerindeki tüm çalışanların işe girişleri ve çıkışlarının süresinde yapıldığını ve davacının tüm çalışmalarının resmi kayıtlarda yer aldığını, davacının resmi kayıtların aksinde davalı şirkette bir çalışması bulunmadığını, işyeri kayıtlarının bu durumu teyit ettiğini, davalı şirketin, davacının iddia ettiği gibi 34 gün süreyle sigortasını göstermemesinin mümkün olmadığı gibi, 2012 yılından itibaren tam 6 yıl sonra 34 gün süre yönünden hizmet tespiti davası açılmasında da hiç bir hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddiası destekler mahiyette ortaya bir delil ibraz etmediği gibi resmi kayıtların aksi yine yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, tanık beyanı ile davacı iddialarının ispatının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği ya da kurumca çalıştıklarının tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü olduğunu,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve yerleşmiş Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak, davalıya ait işyerinden bildirgeler ve bordrolar celbedilerek,davacının imzası olanlar saptanmalı, imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden, işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar tespit edilerek, bu tanıkların bilgilerine başvurulmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, kurum kayıtlarının resmi belge vasfında olduğunu, aksinin ancak yazılı deliller, ücret bordroları ve sair nitelikteki belgeler ile ispat edilebileceğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ... TC kimlik numaralı davacı ...'ın davalı ... Teknolojik Ürün İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ltd. Şirketine bağlı ... sayılı işyerinde 16.07.2012 - 14.08.2012 tarihleri arasında 2012 yılının 7. ayında 15 gün, 2012 yılının 8. ayında 14 gün olmak üzere toplam 29 gün süre ile çalışmasının bulunduğu ve bu sürelerde asgari ücret ile çalışmasının bulunduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının talep tarihi üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, resmi kayıtların nazara alınması gerektiğini, müvekkil firmanın kurumsal bir firma olup bir kişinin 29 gün süre ile sigortasını eksik göstermesine ihtiyaç duymasının mümkün olmadığını, davacının müvekkil firmada ara verip tekrar çalıştığını, hiçbir somut delil ve veri yokken tam 6 yıl öncesinin toplamda 29 günlük süreyi tam ve net hatırlaması mümkün olmayan iki tanığın beyanına göre çalışma olgusuna kanaat getiren bilirkişinin tespit ve değerlendirmelerinin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dosyaya ibraz edilen sigortalı işe giriş bildirgesinde davacının imzası bulunduğunu, davacı kendini vekil ile temsil ettirmediği halde davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalıştığı gün kadar hizmeti Kuruma intikal ettirildiğini, tespitine karar verilen dönem için hak düşürücü süre yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2fd4f0707da0599b eb6edfd52b1d9ee7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı