Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/161 E., 2025/6737 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/161 E., 2025/6737 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/161
Karar No
2025/6737
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/161 E. , 2025/6737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/948 E., 2024/1892 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/52 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'in 4. evre kanser teşhisi sonrası malulen emeklilik talebinde bulunduğunu, ... Eğitim Araştırma Hastanesinden %90 oranında rapor tanzim edildiğini, esnaf Bağ-Kur'u üzerinden emekli edildiğini, hastalık nedeni ile bir yerde çalışmayıp 03.10.2018 tarihinde de vefat ettiğini, davacıya borç bildirim belgesi geldiğini, 4/b Esnaf Bağ-Kur'u kapsamında bağlanan maluliyet aylığının iptali ile 4/b Tarım Bağkuru kapsamında maluliyet aylığı bağlanması nedeniyle aylık ve ek ödemede oluşan fazla ödemelerin tahsili sebebiyle 8.246,10 TL borç çıkartıldığını, Kuruma itiraz edildiğini, itirazının reddedildiğini, belirtilen nedenlerle itirazın reddi işleminin iptaline, ...'ın 27.04.2018 ile 03.10.2018 tarihleri arasında tarımda kendi nam ve hesabına çalışmadığının, tarım Bağ-Kur sigortalısı olmadığının, bunun sonucu olarak da davalı Kuruma borçlu olmadığının ve sonuç itibari ile ...'ın 01.05.2018 tarihinden itibaren Esnaf Bağ-kur üzerinden malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine, eksik ödenen aylıkların işletilecek faizleri ile beraber davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı murisinin 26.04.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararına istinaden malulen emekli olmaya hak kazandığının tespit edildiğini, 26.04.2018 tarihinde sonlandırılan vergi kaydına göre işlem yapılıp 30.04.2018 tarihinde vermiş olduğu maluliyet aylığı talebine istinaden, 01.05.2018 itibarı ile aylık bağlandığını, 03.10.2018 tarihinde vefat eden ...'ın hak sahiplerinin 17.10.2018 tarihinde başvuru yaptıklarını ve taraflara ölüm aylığı bağlandığını, sonradan tespit edilen 15.05.2010-03.10.2018 tarihleri arasındaki ziraat odası kaydına istinaden, maluliyet aylığı alırken her hangi bir çalışmasının olmaması gerektiğinden, almış olduğu maluliyet aylığı iptal edilip hak sahiplerine borç çıkartıldığını, sigortalının 30.04.2018 tarihinde vermiş olduğu maluliyet talebine istinaden o tarihte Tarım Bağ-Kur'undan borcu olması sebebiyle hak sahiplerinin almış olduğu ölüm aylığı aktif ölümden 01.11.2018 tarihi itibariyle esnaf Bağ-Kur'undan devam ettirildiğini, Kurum işleminin mevzuata uygun yapıldığını, asıl olanın, tarımsal faaliyetin kişinin geçimini sağlayacak şekilde sürekli ve kesintisiz devam ettiği olgusu olup bu kuşkuların tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde araştırılması gerektiğini belirterek yasal dayanaktan yoksun olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile Davacının eşi ...'ın 27.04.2018-03.10.2018 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine, Davacının eşi ...'ın 01.05.2018 tarihinden itibaren Esnaf Bağkur üzerinden malülen emekliliğe hak kazandığının tespitine, SGK tarafından davacıya tahakkuk ettirilen borç bildirim belgelerinin iptaline, bu işlemlerden davacının borçlu olmadığının tespitine, SGK'nın işlemi nedeni ile davacının aylığından yapılan kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta; davacının murisi ...'ın 26.04.2018 tarihine kadar devam eden vergi kaydına dayalı esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ... Bağ-Kur sicil numarası üzerinden 30.04.2018 tarihli tahsis talep başvurusu ve Kurumun 19.04.2018 tarih ve 1 no.lu kararı ile çalışma gücünün en az % 60'ını kaybettiği kabulüyle maluliyet aylığı bağlandığı, davacının murisinin 05.10.2010 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat Odası kaydının bulunmasına rağmen, davacının murisine bu kayıt bulunduğu sürece maluliyet aylığı bağlanamayacağına ilişkin bildirimde bulunulmadığı, bilahare Kurum tarafından hak sahibinin gelirden çıkması nedeniyle yeniden yapılan aylık düzeltme işlemi sırasında davacı murisinin 05.10.2010 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat Odası kaydına bağlı olarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin bir tescil başvurusunun, bu sigortalılığı nedeniyle iradi prim ödemesinin, ürün tesliminden kaynaklı prim kesintisinin bulunmamasına rağmen, resen Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilerek, maluliyet aylığı almaya başladıktan sonra çalışmaya başladığı kabulüyle 01.05.2018 - 03.10.2018 tarihleri arasındaki dönem yönünden bağlanan maluliyet aylığının kesilmesi ve yapılan ödemelerin yersiz ödememe oluşturduğu kabulüyle borç çıkartılması üzerine eldeki Kurum işleminin iptaline ilişkin davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere Kurum tarafından esnaf bağkur sigortalılığı dikkate alınarak maluliyet aylığı bağlandığı tarihte 05.10.2010 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat Odası kaydının bulunmasına rağmen, davacının murisine bu kayıt bulunduğu sürece maluliyet aylığı bağlanamayacağına ilişkin bildirimde bulunulmadığı, davacının murisinin 05.10.2010 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat Odası kaydına bağlı olarak tarım bağkur sigortalığına ilişkin bir tescil başvurusunun, bu sigortalılığı nedeniyle iradi prim ödemesinin, ürün tesliminden kaynaklı prim kesintisinin bulunmamasına rağmen 27.04.2018 tarihinden itibaren resen bağkur sigortalısı olarak tescil edildiği, davacıların murisinin opere beyin tümörü ve hipertansiyon rahatsızlıklarının bulunduğu, 03.10.2018 tarihinde vefat ettiği, çalışma gücünün % 60 ını kaybetmesi nedeniyle 5510 sayılı yasanın 27. maddesi kapsamında malul sayıldığı, maluliyet aylığı bağlanması sonrasında kendi adına ve hesabına bağımsız olarak fiilen tarımsal faaliyette bulunduğunun ispatlanamamasına rağmen zorunlu tarım bağkur sigortalısı sayılması usul ve yasaya uygun bulunmamakta olup İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir hata bulunmamaktadır." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, Mahkemece davaya konu dönemde, davacının murisinin 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususlarının ayrıntılı olarak araştırılması ve murisin 2926 sayılı Kanun'un 3-b bendi kapsamında tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının aynı yasanın 10. maddesindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, ancak Mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının murisinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle 01.05.2018 - 03.10.2018 tarihleri arasındaki dönem yönünden bağlanan maluliyet aylığının kesilmesi ve yapılan ödemelerin yersiz ödeme oluşturduğuna yönelik Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı