Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/1398 E., 2025/11097 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1398 E., 2025/11097 K. (02.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1398
Karar No
2025/11097
Karar Tarihi
02.07.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1398 E. , 2025/11097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1525 E., 2024/3846 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ...16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/181 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Kadir Dermancıoğlu tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığına hak kazandıktan sonra, aile hekimi olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan davacının ücretinden işsizlik sigortası primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yapılan işsizlik sigortası prim kesintilerinin iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;Kurum işleminin, 4447 sayılı Kanun'un 46-49. maddelerindeki düzenlemelere uygun olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ...16. İş Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli, 2020/181 E, 2022/112 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının aile hekimliği nedeniyle hak ettiği aylıklardan işsizlik sigortası primi kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline; dava tarihine kadarki dönemde yapılmış olan işsizlik sigortası prim kesintilerinin Kuruma başvuru tarihi olan 23.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gereğinin tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Yasa ve Yönetmelik uyarınca Kurum işleminde hata bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olduktan sonra 2007 yılında sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmaya başlayan davacının aylığından işsizlik sigortası primi kesilmesine ilişkin olarak Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada; davacı ...ın ... Merkez Sağlık Ocağı tabibi iken 02.08.2004 tarihinde görevinden ayrılarak 15.08.2004 tarihinden itibaren 53.283.105 emekli sicil numarası ile 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olduğu, davacının 24.12.2004-31.08.2005 ve 13.04.2007-12.05.2007 tarihleri arasında 1123749 -35 sicil sayılı ... Sağlık Hiz.ve Malz.Ltd Şti. unvanlı iş yerinde 506 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine (SGDP) tabi sigortalı çalıştığı, 14.05.2007 tarihinde ...İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı aile sağlığı merkezlerinde 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında sözleşmeli aile hekimi olarak göreve başladığı, çalışmasının devam ettiği davalı Kurumda 1305212-35 sicil sayılı dosyada işlem gören ...İl Sağlık Müdürlüğü (Aile Hekimliği) işyerinden 506 ve 5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında 2007/5-2018/8 aylarda bildirilen Spek'ler den işsizlik sigortası primi kesildiği, işsizlik sigorta priminin kesilmemesi gerektiğinden bahisle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2008 tarih 2008/10-220 E., 224 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda, sigortalılara işsiz kalmaları halinde, Kanunda öngörülen ödemenin yapılması yanında, yeni bir iş bulabilmeleri için mesleki geliştirme, yeni bir meslek edindirme ve yetiştirme eğitimi verme hizmetleri de amaçlar arasında sayılmıştır. İşsizlik sigortası zorunlu olup işlevini yerine getirebilmesi, uygulamanın sistematik bir bütünlük içerisinde yapılmasına bağlıdır (m.48). İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve iş yeri bazında kayıtların tutulmasından; toplanan primler ile uygulanacak gecikme zammı, faiz ve cezaların “İşsizlik Sigortası Fonu”na aktarılmasından; teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Sigortalar Kurumu görevli, yetkili ve sorumludur. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77. ve 78. maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden sigortalı için %2, işveren için %3 işsizlik sigortası primi ödenecektir. Ayrıca, devlet her bir sigortalı için %2 oranında katkı payı ödeyecektir. İşsizlik sigortasının kişiler bakımından kapsamı 506 sayılı Kanun'a paralel bir şekilde düzenlenmiştir (m.47/I-d). 506 sayılı Kanun anlamında sigortalılık niteliğini kazanma açısından aranan koşullar, işsizlik sigortasının kapsamı içinde aynen geçerli olmaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen sigortalılar (Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar) ile aynı Kanun'un geçici 20. maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalılar ve mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre çalışan yabancı işçiler, işsizlik sigortasının kapsamında yer almaktadır (m.46/2). Kapsamda bulunmayanlar ise 4447 sayılı Kanun'un 46. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilmektedir. 4447 sayılı Kanun'un 46/3. maddesinin 08.09.1999 tarihinde yayınlanan ilk metninde; sadece, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinde sigortalı sayılmayanlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar kapsam dışı bırakılmış iken, 4571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile işsizlik sigortası kapsamında olmayanlar yönünden genişletici bir düzenlemeye gidilmiştir. 31.05.2000 tarih ve 4571 sayılı Kanun ile değişik 46/3. madde ile “506 sayılı Kanun'un 3.maddesinde sigortalı sayılmayanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, 233 ve 399 sayılı KHK ler ile 190 sayılı KHK ye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu Kanun kapsamına dahil değildir.” şeklinde hüküm yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinde “sigortalı sayılmayanlar” işsizlik sigortasının da kapsamı dışında bulunmaktadırlar. Bunun dışında, sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu Kanun kapsamına dahil değildir. Anılan madde sınırlandırıcı nitelikte olup, kapsamının yorum yolu ile genişletilmesi düşünülemez. Yasal düzenlemeler ve Kanun Koyucunun açık iradesi karşısında, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almakta iken 14.05.2007 tarihinden itibaren aylığı kesilerek İş Kanunu'na tabi olarak çalışmasına devam eden aile hekimi davacının, sosyal güvenlik açısından 506 sayılı Kanun'a tabi olmasına, hakkında tüm sigorta kolları kapsamında prim ödemesinin yapılmasına ve 4447 sayılı Kanun'un 46/3. fıkrasında sayılan ve işsizlik sigortasının kapsamı içinde bulunmayan kişilerden olmamasına göre; ücretinden işsizlik sigortası primi kesilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde yukarıda açıklanan maddi ve hukuki nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle ve yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 436636e0ba0897fe be9950126d5a45e9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı