Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/15063 E., 2025/11207 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15063 E., 2025/11207 K. (02.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15063
Karar No
2025/11207
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/15063 E. , 2025/11207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: .. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2016 E., 2024/2114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2024/317 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket nezdinde hiçbir belgesi olmadığı halde ........ kaynakçısı olarak çalıştırıldığını, 23.12.2021 tarihinde vincin çevrilmesi sırasında görevini yapmaya çalışırken düşerek iş kazası geçirdiğini, ilk müdahalesinin...Devlet Hastanesinde yapıldığını, sonrasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne naklinin yapıldığını, ayağında oluşan kemik kırığı ve kemik erimesi sebebiyle Urla devlet hastanesine gittiğini, ağrıları devam ettiğinden .....hastanesi ve son olarak da ..........Hastanesinde tedavisinin devam ettiğini, kaza neticesinde sağ ayağında kırılma meydana geldiğini, topuğunun parçalandığını, 72 gün alçıda kaldığını, kırıkla birlikte kemik erimesi de oluştuğundan ayağını bir daha eskisi gibi kullanmasının mümkün olmadığını, iş kazasında kusurun tamamen davalıya ait olduğunu, iş yerinde gerekli güvenlik aletlerinin sağlanmadığını, gerekli iş kıyafetlerinin verilmediğini bu nedenle kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun olduğunu, müvekkilinin aylık net 6.000,00 TL ücretle çalıştığını ayrıca iş yerinde yemek verildiğini ve iş yerinde geliş gidiş servis yardımından da faydalandığını, her ne kadar meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin tespit yapılmamışsa da maluliyet oranının yüksek olduğunu, tüm bu nedenlerden ötürü belirsiz alacak davasına esas olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı vekili 31.05.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 694.415,66 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili olduğu şirketin sektörünün önde gelen, onlarca çalışanı olan kurumsal bir işletme olduğunu, davacıya gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, davacının ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitime ve uygulamaya tabi tutulduğunu, davacının 24.08.2021 tarihinde şirkete iş başvurusu beyanında ... olarak başvuru yaptığını, davacının 01.09.2021 tarihinde, işe giriş tahlilleri, muayeneleri ve eğitimleri yapıldığını, davacının iddia edildiği gibi, mesleğini ve görevini icra ederken değil, başka arkadaşlarının yaptığı işi seyrederken, geri geri gidip, yerde bulunan takozu görmeyip, üstüne basarak ayağını burkarak, dengesini kaybedip yere düştüğünü, yaklaşık 45 gün sonra yapılan kontrollerde, kemiğinin yanlış kaynadığı, uzman Doktor tarafından tespit edilerek, kemik kırılıp, tekrar şekillendirilip, sabitlendirildiğini, davacının yanlış tedavi nedeniyle başka bir dava açıp açmadığının bilinmediğini, davacının raporlu olduğu günler içerisinde (15 hafta içerisinde) şirkete gelerek; İmalat Müdürü ... ve İdari İşler ... ile görüştüğünü, Görüşme sırasında “İşini kayıp etmekten endişe duyduğunu ve kendisinin, işten çıkarılıp çıkarılmayacağını” sorduğunu, davacının 18.05.2022 tarihinde, işyeri hekimi Dr. ...nun, ............... Üniversitesi Ortopedi Bölümüne (3. basamak sağlık kuruluşuna) sevk edelim demesinden sonra, bir daha iş yeri hekimi ile irtibata geçmediğini, suç duyurusunda bulunduğunu, 27.06.2022 tarihinde, İmalat Müdürü ...’nın cep telefonuna “... Bey benim iş yerinden çıkışımı verir misiniz, ayağım yüzünden çalışamıyorum, raporda alamıyorum, kemik erimesi var“ mesajı gönderdiğini, davacının iddia edildiği gibi görevini (kaynak) yaparken vinç devrilmesi sonucunda değil, işyerinde yapılan başka bir işi izleyip, geri geri giderken, orada bulunan takoza takılıp düştüğünü, Kazanın tümüyle kendisinin dikkatsizlik ve tedbirsizlikle davranması ve bulunmaması gereken bir yerde bulunması sonucunda, tamamiyle davacının kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiğini, müvekkili olduğu şirketin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamı dikkate alınarak dosyamız kusur oranının tespiti için bilirkişi heyetine tevdii edilmiş bilirkişi heyeti 07.11.2023 tarihli raporunu dosyaya sunmuş raporda davalı ...Makina Konstrüksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin %60, davacı ...’nın, %40 oranında kusurlu olduğu olduğu tespit olunmuş, itirazlar üzerinde dosya alanında uzman başka bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 01.02.2024 tarihli raporunu dosyaya sunmuş raporda davalı davalı ...Makina Konstrüksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin %60, davacı ...’nın, %40 oranında kusurlu olduğu olduğu tespit olunmuş, dosya içerisine alınan bilirkişi heyet raporları ve savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun, teknik verilere dayalı ve her türlü denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş bu nedenle hükme esas alınmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun Meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin 11.07.2023 tarihli 20233500563 sayı No.lu Sağlık Kurulu Kararı uyarınca davacının 14.05.2022 tarihinde sürekli iş göremezlik durumuna girdiği; sürekli iş göremezlik oranının E cetveline göre %7,1 olduğu başkasının yardımına muhtaç olmadığı, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 11.10.2023 tarih 2023/20368 sayılı kararına göre de davacının iş göremezlik oranının E cetveline göre %7,1 olduğu, başkasının bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiş, 14.12.2023 tarihli duruşma tutanağında da görüleceği üzere taraf vekillerince adli tıp kurumundan rapor talep edilmemiş olmakla davacının maluliyet oranı Yüksek sağlık kurulu raporu uyarınca %7,1 olarak kabul edilmiş ve hükme esas alınmıştır. .. Dosyadaki davacıya ait Halk Bankası kayıtları incelendiğinde, davacıya 06.01.2022 tarihinde “ maaş ...“ açıklaması ile 3.373,00 TL ödeme yapılmış olup, HDC kayıtlarına göre de davacıya kaza tarihinde 19 günlük çalışmasının karşılığı olarak 4395,92 TL ( net 3142,59) sigorta primine esas kazancı olduğu bildirilmiştir. Banka kayıtları ile HDC kayıtları birbirini doğrulamakta olup, bu nedenle davacının kaza tarihindeki ücretinin 3373,00/19 x 30 = 5327,21 TL ( Evli 1 Çocuklu AGİ dahil net ücret ) olduğu ve davacının asgari ücretin 1,82 katı ücretle çalıştığı kabul edilmiştir.... Dosyada maddi tazminat hesabı yapılması için bilirkişi incelemesine başvurulmuş, davacının ücretine, maluliyet durumuna ve olaydaki kusur durumuna ilişkin yukarıda açıklanan mahkememiz kabulünden hareketle teknik verilere dayalı ve dosya kapsamına uygun olup her türlü denetime elverişli olduğu kabul edilen 19.04.2024 tarihli hesap bilirkişisi raporunda hesap edildiği üzere davacının geçici iş göremezlik zararının 6.029,17 TL ve sürekli iş görmezlik dönemi zararının 688.386,49 ve toplam tazminat miktarının 694.415,66 TL olduğu değerlendirilmiştir. ...Somut olayda davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle katlanmak zorunda olduğu tedavi süreci ve bu süreçte davacının yaşamış olduğu psikolojik sıkıntı, iş göremezlik oranı, kusur durumu, Yargıtay yerleşik uygulamaları doğrultusunda Borçlar Kanunu'nun manevi tazminatı düzenleyen hükümleri uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak, davalı aleyhine açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminat bedeline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile 1.6.029,17 TL'si geçici işgöremezlik zararı, 688.386,49 TL'si sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 694.415,66 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2. 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, kusur oranı, sürekli iş göremezlik oranı ile hesaplanan maddi tazminat tutarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın da çok yüksek tutarda hükmedildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemleri yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d941d9e5d469a36f b4b4e8d6ba06b8bd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı