Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/9939 E., 2025/10497 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9939 E., 2025/10497 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9939
Karar No
2025/10497
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9939 E. , 2025/10497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1290 E., 2024/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/304 E., 2023/84 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile murafaalı temyiz eden davalı ... ... Doğal Taş Mad. San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... .... ve davalı ...Ş. adına Av. ...geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; asıl davayı ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ...'a karşı açarak dava dilekçesinde davacı kazalı için 5.000,00 TL geçici, 5.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL bakıcı gideri, kazalı için 100.000,00 TL, sigortalıda oluşan ağır bedensel zarar nedeniyle eş için 100.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminat talep ettiği, aşamalarda 2017 yılında davacı kazalının vefat ettiği, davacılar vekili 18.11.2019 tarihli bir ıslah dilekçesi vererek sadece geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebini 44.127,66 TL’ye arttırmıştır. Davacılar vekili 2019 yılında birinci birleşen dava dosyasını ... Şirketi ile ...'a karşı açarak sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle anne ve baba için 25.000,00‘er TL manevi tazminatın adı geçen davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 2020 yılında ikinci birleşen davayı ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ...'a karşı açarak dava dilekçesinde sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle eş için 6.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, çocuklar için 3.000,00’er TL maddi, 30.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Aşamalarda davacılar vekilince 21.02.2022 tarihli hesap raporuna hem itiraz edildiği, hem de bu rapor doğrultusunda ikinci birleşen dava dosyası yönünden 28.02.2022 tarihli bir talep arttırım dilekçesi ibraz edildiği, eşin maddi tazminat istemi 794.601,20 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemi 91.876,75 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat istemi 127.321,72 TL’ye, çocuk ....’un maddi tazminat istemi 102.935,58 TL’ye arttırılmıştır. Aşamalarda davacılar vekili 24.04.2022 tarihli hesap raporunun alınmasından sonra 10.05.2022 e-imza tarihli bir dilekçe ibraz ederek eşin maddi tazminat istemini 684.735,52 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 63.611,50 TL’ye, çocuk ....’ın maddi tazminat istemini 92.043,48 TL’ye, çocuk ....’un maddisini 71.665,28 TL’ye, asıl dava dosyasındaki geçici iş göremezlik talebini de 27.383,09 TL’ye indirmiştir. Davacılar vekili 08.02.2023 tarihli bir talep arttırım dilekçesi daha vererek eşin maddi tazminat istemini 1.463.865,81 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 135.684,89 TL’ye, çocuk ....’ın maddi tazminat istemini 117.367,85 TL’ye, çocuk ...’un maddi tazminat istemini 89.673,78 TL’ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyasında; davalı ...'ın sorumluluğu 1.169,85 TL ile sınırlı olmak üzere 7.799,01 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacı kazalının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemlerinin reddine, ... davacı ...’in manevi tazminat istemi ve diğer davacılar eş ve çocukların ağır bedensel zarardan kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden kazalı lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 15.000,00’er TL manevi, birinci birleşen dava dosyasında ölüm nedeniyle anne ve baba lehine davalı ...'ın sorumluluğu 2.250,00’şer TL ile sınırlı olmak üzere 10.000,00’er TL manevi, ikinci birleşen dava dosyasında 04.02.2023 tarihli hesap raporuna itibar edilmek suretiyle ve ancak sadece bir kez talep arttırılabileceği kabulünden hareketle destekten yoksun kalma talepleri yönünden eş lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 177.303,34 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 142.726,91 TL ile sınırlı olmak üzere 794.601,20 TL maddi, çocuk ... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 24.170,93 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 19.098,25 TL ile sınırlı olmak üzere 127.321,72-TL maddi, çocuk .... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 18.749,07 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 15.092,75 TL ile sınırlı olmak üzere 100.618,39-TL maddi, çocuk ... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 16.434,15 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 13.229,27 TL ile sınırlı olmak üzere 88.195,18-TL maddi, ölümden kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf mahkemesinin duruşma talepleri olmasına rağmen duruşma açmadığını ve bu hususa gerekçeli kararda yer vermediğini, ayrıca istinaf sebeplerinin değerlendirilmeden karar verildiğini, dosyada kaza anına ilişkin görüntüler bulunduğunu, olayın yağmurlu havada hiçbir koruma önlemi alınmaksızın gerçekleştiğini, gerekçeli kararda müteveffaya %35 oranında kusur izafe edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müteveffanın işverenin emir ve talimatına uymak zorunda olduğunu, aksi halde işini ve gelirini kaybedeceğini bildiğinden bu duruma çaresizce katlandığını, yeniden aktüer raporu aldırılarak sigorta şirketi yönünden teknik faiz hesabının müvekkilleri kusursuz kabul edilerek yapılmasını talep ettiklerini, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, müvekkiller tarafından 21.12.2016 tarihinde açılan kalıcı iş göremezlik talepli davanın müteveffanın ölümü üzerine destekten yoksun kalma davasına dönüştüğünü, bu nedenle tüm maddi tazminat kalemlerine 21.12.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş.’ye başvuru tarihi olan 18.11.2016’nın temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın karayolunda veya karayolu sayılan yerlerde meydana gelmediğini, müvekkili işverenin işleten sıfatıyla değil işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, oysa işleten olarak kusur verilmediğini, müteveffanın sigortalı araç sürücüsü olması nedeniyle dava konusu talebin poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını, kazanın 31.12.2014 tarihinde gerçekleştiğini, müteveffanın ise 08.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, tüm savunmalara rağmen kaza ile ölüm arasında illiyet bağını ortaya koyan Adli Tıp Kurumu raporu alınmaksızın hüküm kurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise istinaf nedenlerine ilişkin gerekçeli bir açıklama yapmadan karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin işbu birleşen davalar yönünden davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Mahkemece bu hususta hatalı karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin de istinaf itirazlarını hukuka aykırı şekilde incelemediğini, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin kanaatine esas aldığı bilirkişi raporuna göre belirlenen kusurların hatalı olduğunu, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin bu denli yüksek oranda kusurunun bulunmadığını, kazada kazazede ...’un dikkatsizliğinin nedensellik bağını kestiğini, davacının işvereninin diğer davalı ... olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının fahiş olduğunu, kaza anında sigortalının telefonla konuştuğunu, bu nedenlerle kazazede ...’un asli ve tam kusurlu olduğunu, kazanın gerçekleştiği alanda döküm yapılacağı sırada olası bir kaza durumuna engel olmak amacıyla müvekkili şirket tarafından bir yükselti oluşturulduğunu, araçların bu yükseltiye lastiklerini denk getirerek döküm yapmasının sağlandığını, ancak kazazedenin bu yükseltiyi kullanmadığını, yönlendirme amacıyla bir işçiye ihtiyaç duyulması halinde bu sorumluluğun istihdam eden ve taşıma sözleşmesini imzalayan ...’a ait olduğunu, kazazede ...’un kendi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri almadan hareket ettiğini, emniyet kemeri takmadığını, müvekkili şirketin İş Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur oranının gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile ... Özel Halk Poliklinik Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında A sınıfı iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sözleşmesi bulunduğunu, bu çerçevede işyerinde tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını ve tüm eğitimlerin verildiğini, aracın fren sistemiyle ilgili sorumluluğun diğer davalı işveren ...’a ait olduğunu, müteveffanın işvereni olan ...’ın kendi dilekçelerinde müteveffadan işe girişte rapor almadığını, eğitim vermediğini beyan ettiğini, ...’ın sağlık muayenelerini yaptırmadığını, gerekli risk analizlerini gerçekleştirmediğini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm önlemleri almayan ve bu durumu açıkça ikrar eden taraf olduğunu, müteveffaya işte çalışabilirliğine ilişkin sağlık raporu dahi alınmadan işe başlatıldığını, kazadan sonra müteveffanın kaldırıldığı ...Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin zamanında ve eksiksiz müdahalede bulunmaması sebebiyle müteveffanın hayatını kaybettiğini, bu nedenle vefat olayının en büyük sorumlusunun hastane ve içinde görev yapan sorumlular olduğunu, buna rağmen Mahkemece bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazının söz konusu olduğunu, kusur raporlarına yönelik itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazazede sigortalı ...’un ağır kusurlu olduğunu, kaza anında telefonla konuştuğunun ileri sürüldüğünü, bu hususun ispatı için ...’un ve babası ...’un 31.12.2014 tarihinde saat 10:30-11:30 arasındaki telefon görüşme kayıtlarının celbi ve incelenmesinin talep edilmesine rağmen yerel mahkemece bu taleplerin değerlendirilmediğini, istinaf mahkemesinin de yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulduğunu, kazazede ...’a işçi sağlığı ile işyeri güvenliği eğitimlerinin verildiğini ancak ileride imza atılır düşüncesiyle bu eğitimlere dair tutanaklara imza atılmadığını, kazazedenin olayın meydana geldiği ocakta yaklaşık 1,5 aydır araçla birlikte çalıştığını, çalışmanın yapıldığı ocağı işleten firmanın da eğitimi vermekle ve iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu, bu nedenle asıl sorumluluğun ... ... Doğal Taş Maden San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğunu, sigortalının gerekli eğitimleri almış olduğunu, kazanın meydana geldiği sırada kazazede ...’un emniyet kemeri takmadığını, olaydan sonra işyerindeki işçilerin bunu bizzat gördüğünü, dava kısmi dava olarak açıldığından artırılan kısım için faiz başlangıcının artırım tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davalı ... şirketinin poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğu ve adı geçen davalının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulduğu, yine davacıların asıl dava dosyasında kazalı için 100.000,00 TL, sigortalıda oluşan ağır bedensel zarar nedeniyle eş için 100.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL, birinci birleşen dava dosyasında anne ve baba için 25.000,00‘er TL, ikinci birleşen dava dosyasında sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle eş için 60.000,00 TL manevi, çocuklar için 30.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince aşamalarda vefat eden davacı kazalı lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, ağır bedensel zarardan dolayı eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 15.000,00’er TL manevi, birinci birleşen dava dosyasında ölüm nedeniyle anne ve baba lehine davalı ...'ın sorumluluğu 2.250,00’şer TL ile sınırlı olmak üzere 10.000,00’er TL manevi, ikinci birleşen dava dosyasında ölümden kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, bu tutarların Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı ... şirketi ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin, davalı ... şirketi ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı ... şirketinin ticaret ünvanının İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başığında hatalı ve eksik gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında, gerekçe ve hükümde yer alan tüm "... ... Doğal Taş Maden San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... Doğal Taş Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" ibarelerinin yazılması, suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalı ... Doğal Taş Maden San. ve Tic. A.Ş. avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 5. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9460db660aa345c1 0e0d35a0885c25ae This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/9939 E. , 2025/10497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1290 E., 2024/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/304 E., 2023/84 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile murafaalı temyiz eden davalı ... ... Doğal Taş Mad. San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... .... ve davalı ...Ş. adına Av. ...geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; asıl davayı ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ...'a karşı açarak dava dilekçesinde davacı kazalı için 5.000,00 TL geçici, 5.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL bakıcı gideri, kazalı için 100.000,00 TL, sigortalıda oluşan ağır bedensel zarar nedeniyle eş için 100.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminat talep ettiği, aşamalarda 2017 yılında davacı kazalının vefat ettiği, davacılar vekili 18.11.2019 tarihli bir ıslah dilekçesi vererek sadece geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebini 44.127,66 TL’ye arttırmıştır. Davacılar vekili 2019 yılında birinci birleşen dava dosyasını ... Şirketi ile ...'a karşı açarak sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle anne ve baba için 25.000,00‘er TL manevi tazminatın adı geçen davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 2020 yılında ikinci birleşen davayı ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ...'a karşı açarak dava dilekçesinde sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle eş için 6.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, çocuklar için 3.000,00’er TL maddi, 30.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Aşamalarda davacılar vekilince 21.02.2022 tarihli hesap raporuna hem itiraz edildiği, hem de bu rapor doğrultusunda ikinci birleşen dava dosyası yönünden 28.02.2022 tarihli bir talep arttırım dilekçesi ibraz edildiği, eşin maddi tazminat istemi 794.601,20 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemi 91.876,75 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat istemi 127.321,72 TL’ye, çocuk ....’un maddi tazminat istemi 102.935,58 TL’ye arttırılmıştır. Aşamalarda davacılar vekili 24.04.2022 tarihli hesap raporunun alınmasından sonra 10.05.2022 e-imza tarihli bir dilekçe ibraz ederek eşin maddi tazminat istemini 684.735,52 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 63.611,50 TL’ye, çocuk ....’ın maddi tazminat istemini 92.043,48 TL’ye, çocuk ....’un maddisini 71.665,28 TL’ye, asıl dava dosyasındaki geçici iş göremezlik talebini de 27.383,09 TL’ye indirmiştir. Davacılar vekili 08.02.2023 tarihli bir talep arttırım dilekçesi daha vererek eşin maddi tazminat istemini 1.463.865,81 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 135.684,89 TL’ye, çocuk ....’ın maddi tazminat istemini 117.367,85 TL’ye, çocuk ...’un maddi tazminat istemini 89.673,78 TL’ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyasında; davalı ...'ın sorumluluğu 1.169,85 TL ile sınırlı olmak üzere 7.799,01 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacı kazalının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemlerinin reddine, ... davacı ...’in manevi tazminat istemi ve diğer davacılar eş ve çocukların ağır bedensel zarardan kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden kazalı lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 15.000,00’er TL manevi, birinci birleşen dava dosyasında ölüm nedeniyle anne ve baba lehine davalı ...'ın sorumluluğu 2.250,00’şer TL ile sınırlı olmak üzere 10.000,00’er TL manevi, ikinci birleşen dava dosyasında 04.02.2023 tarihli hesap raporuna itibar edilmek suretiyle ve ancak sadece bir kez talep arttırılabileceği kabulünden hareketle destekten yoksun kalma talepleri yönünden eş lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 177.303,34 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 142.726,91 TL ile sınırlı olmak üzere 794.601,20 TL maddi, çocuk ... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 24.170,93 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 19.098,25 TL ile sınırlı olmak üzere 127.321,72-TL maddi, çocuk .... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 18.749,07 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 15.092,75 TL ile sınırlı olmak üzere 100.618,39-TL maddi, çocuk ... lehine davalı ...Ş.’nin sorumluluğu 16.434,15 TL, davalı ...'ın sorumluluğu 13.229,27 TL ile sınırlı olmak üzere 88.195,18-TL maddi, ölümden kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf mahkemesinin duruşma talepleri olmasına rağmen duruşma açmadığını ve bu hususa gerekçeli kararda yer vermediğini, ayrıca istinaf sebeplerinin değerlendirilmeden karar verildiğini, dosyada kaza anına ilişkin görüntüler bulunduğunu, olayın yağmurlu havada hiçbir koruma önlemi alınmaksızın gerçekleştiğini, gerekçeli kararda müteveffaya %35 oranında kusur izafe edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müteveffanın işverenin emir ve talimatına uymak zorunda olduğunu, aksi halde işini ve gelirini kaybedeceğini bildiğinden bu duruma çaresizce katlandığını, yeniden aktüer raporu aldırılarak sigorta şirketi yönünden teknik faiz hesabının müvekkilleri kusursuz kabul edilerek yapılmasını talep ettiklerini, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, müvekkiller tarafından 21.12.2016 tarihinde açılan kalıcı iş göremezlik talepli davanın müteveffanın ölümü üzerine destekten yoksun kalma davasına dönüştüğünü, bu nedenle tüm maddi tazminat kalemlerine 21.12.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş.’ye başvuru tarihi olan 18.11.2016’nın temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın karayolunda veya karayolu sayılan yerlerde meydana gelmediğini, müvekkili işverenin işleten sıfatıyla değil işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, oysa işleten olarak kusur verilmediğini, müteveffanın sigortalı araç sürücüsü olması nedeniyle dava konusu talebin poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını, kazanın 31.12.2014 tarihinde gerçekleştiğini, müteveffanın ise 08.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, tüm savunmalara rağmen kaza ile ölüm arasında illiyet bağını ortaya koyan Adli Tıp Kurumu raporu alınmaksızın hüküm kurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise istinaf nedenlerine ilişkin gerekçeli bir açıklama yapmadan karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin işbu birleşen davalar yönünden davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Mahkemece bu hususta hatalı karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin de istinaf itirazlarını hukuka aykırı şekilde incelemediğini, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin kanaatine esas aldığı bilirkişi raporuna göre belirlenen kusurların hatalı olduğunu, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin bu denli yüksek oranda kusurunun bulunmadığını, kazada kazazede ...’un dikkatsizliğinin nedensellik bağını kestiğini, davacının işvereninin diğer davalı ... olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının fahiş olduğunu, kaza anında sigortalının telefonla konuştuğunu, bu nedenlerle kazazede ...’un asli ve tam kusurlu olduğunu, kazanın gerçekleştiği alanda döküm yapılacağı sırada olası bir kaza durumuna engel olmak amacıyla müvekkili şirket tarafından bir yükselti oluşturulduğunu, araçların bu yükseltiye lastiklerini denk getirerek döküm yapmasının sağlandığını, ancak kazazedenin bu yükseltiyi kullanmadığını, yönlendirme amacıyla bir işçiye ihtiyaç duyulması halinde bu sorumluluğun istihdam eden ve taşıma sözleşmesini imzalayan ...’a ait olduğunu, kazazede ...’un kendi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri almadan hareket ettiğini, emniyet kemeri takmadığını, müvekkili şirketin İş Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur oranının gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile ... Özel Halk Poliklinik Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında A sınıfı iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sözleşmesi bulunduğunu, bu çerçevede işyerinde tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını ve tüm eğitimlerin verildiğini, aracın fren sistemiyle ilgili sorumluluğun diğer davalı işveren ...’a ait olduğunu, müteveffanın işvereni olan ...’ın kendi dilekçelerinde müteveffadan işe girişte rapor almadığını, eğitim vermediğini beyan ettiğini, ...’ın sağlık muayenelerini yaptırmadığını, gerekli risk analizlerini gerçekleştirmediğini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm önlemleri almayan ve bu durumu açıkça ikrar eden taraf olduğunu, müteveffaya işte çalışabilirliğine ilişkin sağlık raporu dahi alınmadan işe başlatıldığını, kazadan sonra müteveffanın kaldırıldığı ...Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin zamanında ve eksiksiz müdahalede bulunmaması sebebiyle müteveffanın hayatını kaybettiğini, bu nedenle vefat olayının en büyük sorumlusunun hastane ve içinde görev yapan sorumlular olduğunu, buna rağmen Mahkemece bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazının söz konusu olduğunu, kusur raporlarına yönelik itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazazede sigortalı ...’un ağır kusurlu olduğunu, kaza anında telefonla konuştuğunun ileri sürüldüğünü, bu hususun ispatı için ...’un ve babası ...’un 31.12.2014 tarihinde saat 10:30-11:30 arasındaki telefon görüşme kayıtlarının celbi ve incelenmesinin talep edilmesine rağmen yerel mahkemece bu taleplerin değerlendirilmediğini, istinaf mahkemesinin de yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulduğunu, kazazede ...’a işçi sağlığı ile işyeri güvenliği eğitimlerinin verildiğini ancak ileride imza atılır düşüncesiyle bu eğitimlere dair tutanaklara imza atılmadığını, kazazedenin olayın meydana geldiği ocakta yaklaşık 1,5 aydır araçla birlikte çalıştığını, çalışmanın yapıldığı ocağı işleten firmanın da eğitimi vermekle ve iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu, bu nedenle asıl sorumluluğun ... ... Doğal Taş Maden San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğunu, sigortalının gerekli eğitimleri almış olduğunu, kazanın meydana geldiği sırada kazazede ...’un emniyet kemeri takmadığını, olaydan sonra işyerindeki işçilerin bunu bizzat gördüğünü, dava kısmi dava olarak açıldığından artırılan kısım için faiz başlangıcının artırım tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davalı ... şirketinin poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğu ve adı geçen davalının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulduğu, yine davacıların asıl dava dosyasında kazalı için 100.000,00 TL, sigortalıda oluşan ağır bedensel zarar nedeniyle eş için 100.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL, birinci birleşen dava dosyasında anne ve baba için 25.000,00‘er TL, ikinci birleşen dava dosyasında sigortalının iş kazasından dolayı ölümü nedeniyle eş için 60.000,00 TL manevi, çocuklar için 30.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince aşamalarda vefat eden davacı kazalı lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, ağır bedensel zarardan dolayı eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 15.000,00’er TL manevi, birinci birleşen dava dosyasında ölüm nedeniyle anne ve baba lehine davalı ...'ın sorumluluğu 2.250,00’şer TL ile sınırlı olmak üzere 10.000,00’er TL manevi, ikinci birleşen dava dosyasında ölümden kaynaklanan manevi tazminat talepleri yönünden eş lehine davalı ...'ın sorumluluğu 15.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 50.000,00 TL manevi, çocuklar lehine davalı ...'ın sorumluluğu 5.000,00’er TL ile sınırlı olmak üzere 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, bu tutarların Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı ... şirketi ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin, davalı ... şirketi ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı ... şirketinin ticaret ünvanının İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başığında hatalı ve eksik gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacıların davalı ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla yine davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik itirazlarının, ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalıların davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında, gerekçe ve hükümde yer alan tüm "... ... Doğal Taş Maden San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... Doğal Taş Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" ibarelerinin yazılması, suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalı ... Doğal Taş Maden San. ve Tic. A.Ş. avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 5. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9460db660aa345c1 0e0d35a0885c25ae ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı