Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/9078 E., 2025/7736 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9078 E., 2025/7736 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9078
Karar No
2025/7736
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9078 E. , 2025/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1113 E., 2024/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/110 E., 2023/99 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılar asıl işveren ... İnşaat ve alt işveren CGA İnşaat işyerinde 19.08.2013 tarihinde sahada bulunan merdiveni kuyuya dayayıp çıktığında daha vincin halatlarına ulaşmadan merdivenin ayağının altından kayması sonucu düşmeye başladığını ve temelden çıkan demirlerin üstüne düştüğünü, bu düşme sonucu müvekkilinin bacağı demire saplandığını, davacının daha sonra hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin uzunca bir süre tedavi gördüğünü, kazanın kendisinde bırakmış olduğu kalıcı hasardan ötürü müvekkilinin uzun süre çalışamadığını ve maluliyet oluştuğunu, müvekkilinin net 4500 TL ücret aldığını, iş akdinin feshinden sonra müvekkilinin geçirdiği kaza ile ilgili olarak davalılar tarafından kendisiyle maddi ve manevi hiçbir şekilde ilgilenilmediğini beyanla maddi ve manevi tazminat alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazazedenin müvekkili şirketinin çalışanı olmadığını, diğer şirket CGA inşaat şirketinin çalışanı olduğunu, kazazedenin yaralanmasına sebip olan iş kazası, kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeni ile ileri geldiğini, davacıya iş güvenliği eğitimi verildiğini iş kazasında müvekkili şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... davalı ... İnş. Şti.'nin %50, davalı ... İnş. Şirketi'nin % 20 oranında, davacı % 30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak alınan bu kusur oranı yapılacak hesaplamada gözönünde bulundurulmuştur. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporda kazanın iş kazası olduğu kabul edilmiş ve ayrıca davacının %6,2 maluliyetine ilişkin maddi zararının tespiti yönünden hesap bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişi yaptığı hesaplamada davacının, kaza tarihinden itibaren geçici iş göremezlik ödeneği son ödeme tarihine kadar olan tarihler arasında geçen dönemde hiç çalışmadığı ve 100% kazanç kaybı sebebiyle maddi zarar tespiti yapmış, SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümünü mahsup etmiş, yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun olduğu..." gerekçesiyle; " Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Net 617.059,93 TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 19.08.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Net 10.000 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 19.08.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... firma vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı çalışanı olduğunu, davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisi olmadığını, kendileri yönünden husumetten red kararı verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının maluliyete ilişkin raporunun mütalaasının denetime elverişsiz olduğunu, dava konusu kazada ağır kusurun davacıda olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, hesap raporunda aylık ücretin hatalı tespit edildiğini, manevi tazminatın fahiş olarak hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat firma vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının aylık 4.500 TL net ücretle saha formeni olarak çalıştığının beyan edildiği, Mahkemece emsal ücretin tespitine dair araştırma yapılmasına gerek duyulmadan dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, hükme esas alınan 05.01.2023 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı kazalının ücretinin işveren kayıtlarındaki gibi esas alınması halinde ücretin asgari ücretin 3,22 katı olduğu tespiti ile 1.seçenekte davacının maddi zararının 372.166,57 TL olarak belirlendiği, 2.seçenekte ise kazalının ücretinin davacı iddiası gibi esas alınması halinde ücretin asgari ücretin 5,88 katı olduğu tespiti ile maddi zararının 617.059,93 TL olarak belirlendiği, davacı vekilince maddi tazminat talebinin 2.seçenekte hesaplanan miktar üzerinden arttırıldığı, Mahkemece 2.seçenekte hesaplanan tutar gibi davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden emsal ücret araştırması yapılmaksızın davacı tarafça iddia edilen kazalı ücretinin asgari ücretin 5,88 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapan rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini yukarıda açıklanan hususları da gözeterek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek hükme esas alınan 05.01.2023 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak, temyiz etmeyen davalı ... İnşaat firması yönünden davacı lehine oluşan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı