10. Hukuk Dairesi 2024/11757 E. , 2025/7715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1394 E., 2024/1582 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sandıklı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2023/1049 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile ... ... ... ... Et ve Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalışırken 27.07.2013 tarihinde iş kazasına maruz kalan davacının sağ kolunun koptuğunu, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin tamamen kusurlu olduğunu belirterek maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 2016/65 E. sayılı 19.01.2016 tarihli birleşen dava dilekçesi ile sağ kolunu kaybeden davacının biyonik kol takılmasının zorunluluk olduğunu, buna ilişkin giderlerin davalı yana ait olduğunu belirterek 20.11.2019 havale tarihli taleplerini açıkladığı dilekçesi ile protez giderleri, protez soket gideri, protez temizliği gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi, operasyon ve medikal cihaz giderleri, tedavi ulaşım gideri, bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 2023/381 E. sayılı 18.07.2023 tarihli birleşen dava dilekçesi ile 02.06.2023 tarihli hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye maddi zarara mahsuben 1.500.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile iş kazasının davacı işçinin ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesi ile de derdestlik ilk itirazında bulunduklarını, iş mahkemesinin davaya bakmakla görevli olmadığını, dava konusu alacakların zaman aşımına uğradığını, iş kazasının meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle; kararın bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminata ve birleşen 2016/65 Esas sayılı davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin ve davalı vekilinin vekilinin, maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, temyiz kapsam ve sebeplerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminat ve birleşen 2016/65 Esas sayılı davaya ilişkin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.