10. Hukuk Dairesi 2024/8540 E. , 2025/3296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ... ...’nın işveren ...'ne ait işyerinde çalışmakta iken 01.06.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul duruma düştüğü, iş kazasının davalı ...'in davalılardan ... ... Sanayi ... Şirketi'nin ... ... Etüt işinde Zemin Etüt raporu hazırlanması işinin diğer davalı ...'nce yürütülmesi esnasında meydana geldiği, işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmamış olduğu, işverenin kusurlu olduğu, olay nedeniyle Kurum tarafından sigortalıya % 47 sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak 254.693,68 TL peşin değerli gelir bağlandığı, 4.559,07 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ve 831,36 TL tedavi masrafı yapıldığı, toplam Kurum zararının 260.084,11 TL olduğu iddiasıyla kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kurum alacağının tesbitine, toplam 260.084,11 TL’nin şimdilik 20.000,00 TL’sinin davalı ve dava dışı kişilerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, gelirin onay tarihinden, ödeme ve masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulundukları, sigortalının diğer davalı ... işçisi olduğu, bu davalı ile de davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davalının zemin etüt işini anahtar teslim suretiyle ... şirketine verdiği, ... Şirketi'nin ise aldığı zemin etüt işinin bir kısmını ... Şirketine gördürdüğü, davalının olayda taraf sıfatı ve dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek üzere olayda sigortalının kusuru olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, Kurum zararının belirli olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazazede işçinin diğer davalı ... şirketinin işçisi olduğu, davalı firma ile hiçbir bağının olmadığı, olayla ilgili Ankara 7. İş Mahkemesinin 2012/66 Esas sayılı dosyasında davalı olmadığı, 3. kişi konumundaki davalı için zamanaşımı süresinin dolduğu, olayda davalının kusuru bulunmadığı, talep edilen tazminat miktarını kabul etmedikleri, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 05.04.2016 tarihli ve 2016/211 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararla; davalı ... şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu, davalı ... İnş. .... Gıda San. Ltd. Şti'nin işi güvenlik tedbiri alma yükümlülüğü... İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de olacak şekilde verilmiş olmasından dolayı olayda kusurunun bulunmadığı, davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. A.Ş.'nin işin anahtar teslimi şeklinde verilmiş olmasından dolayı olayda kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı ... ... San. Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... İnş. .... Gıda. San. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, davalı... İnşaat Müh. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne taleple bağlı kalınarak fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 20.000 TL tazminatın gelirin onay tarihinden itibaren ödeme ve masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...İnşaat Müh. San. Tic. Ltd. Şti.' den tahsiline, karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2016/211 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 24.04.2019 tarihli ve 2016/18707 Esas, 2019/3827 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Davacı Kurum, 01.06.2011 tarihli iş kazasında %47 oranında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masraflarından oluşan Kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiş olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'dur. 5510 sayılı Kanun'un iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin sorumluluğunu düzenleyen 21'inci madde hükmü, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün, olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı rücuan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmüne göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverinin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. Dosya kapsamında Mahkemece, davalılar ... ... San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürlüğü, ... İnş. .... Gıd. Tic. San. Ltd. Şti. ile... İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin niteliği, asıl işverenlik-alt işverenlik ilişkisi bulunup, bulunmadığı araştırılıp, irdelenmemiştir. Mahkemece, açıklanan hususlar çerçevesinde öncelikle davalılar ... ... San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürlüğü, ... İnş. .... Gıd. Tic. San. Ltd. Şti. ile... İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişki ve asıl işverenlik-alt işverenlik sıfatları irdelenip, belirlenmeli, bu doğrultuda yeniden bir kusur raporu alınmalı, yine tazminat dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile eldeki davada hükme esas alınan kusur raporu arasında çelişki ortaya çıkmakla, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, ortaya çıkan çelişki de giderilmeli ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, öngörülen ilkeler gereğince uzman bilirkişi heyetinden yeniden yöntemince rapor aldırılarak davalıların kusur oranına göre sorumluluğu belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 19.10.2021 tarihli ve 2019/156 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararla; dosya arasına alınan kayıt ve belgelerin incelenmesiyle sigortalı ... ’nın 01.06.2011 tarihinde davalılara ait iş yerinde çalışırken sondaj makinesinin yanındaki rulo halindeki teli almak ... makinenin hareketli olan şaftına dolanması sonucu kolunun telle şaft arasında kalması ve kolunun dirsek altından kopması neticesinde yaralandığı, sigortalıya maluliyeti sonucunda sigortalıya peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi gideri yapıldığı; bozma ilamı doğrultusunda sigortalının açtığı tazminat davasında hükme esas alınan kusur raporu ile iş bu dosyamızda alınan kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerce davalı ...'in %50 oranında, davalı ...'ün %30 oranında, sigortalının %20 oranında kusurlu olduklarının davalı ...'ın mezkur kazanın meydana gelmesinde doğrudan etken ve sorumluluğunun olmadığı ancak asıl işveren olarak kabulü halinde müteselsil sorumlu olacağının mütalaa edildiği, ... ve ... arasında imzalanan 22.04.2011 tarihli sözleşmede sağlanacak hizmetin ... ... ....işi olduğu, ...'ın işveren ...'ün yüklenici olarak nitelendiği, iş verenin yüklenici personeline konaklama imkanı sağlayacak olduğuna ilişkin maddelerden ...'ın işten tamamen el çekmediği, güvenlik ile ilgili talimat verme yetkisine ve zemin etüdüne ait işlerin yerine getirilmesinin her aşamasında yüklenici ... ile iş birliği yapma ve onay yükümlülüğünün bulunduğu, şantiye sahasında kendi çalışmalarının da bulunduğunun düzenlendiği yani ...'ın asıl işveren ...'ün ise alt işveren olduğu, ... ile ... arasında imzalanan sözleşmede sözleşme konusunun ... tarafından üstlenilen ... ... ... ... işinde yapılacak yaklaşık 2700 metre sondaj ve gerekli laboratuvar deneylerinin yapılarak zemin etüd raporu hazırlanmasının ... tarafından yapılmasına ilişkin iş olduğu, işçilerin ve makine ekipmanının güvenliklerinin sağlanmasının ...'ün sorumluluğunda olduğunun, şantiyedeki güvenlik tedbirlerinin sağlanarak personel için talep edilecek günlük çalışma süresinin takibinin ve işin yürütümünde alınması gerekli güvenlik tedbirleri ile denetim ve gözetiminden ... sorumluluğunda bulunduğunun düzenlendiği yani ...'ün asıl işveren ...' in alt işveren olduğu, zikredilen her iki sözleşme birlikte değerlendirildiğinde ... tarafından işin tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başka işverenlere devredilmediği, işten tamamen el çekilmediği, ...'a ait iş yerinde alt işverenlerin verilen işi yaptıkları, davalılardan ...'ın asıl işveren, davalı ... ve ...' in ise alt işveren oldukları kanısına varılarak tüm davalıların meydana gelen kazadan müteselsilen sorumlu olacağı, Kurum tarafından sigortalıya 254.693,68 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalının gerçek zararının 602.251,27 TL olarak hesaplandığı, gerçek zararın bağlanan gelirden yüksek olması nedeniyle düşük olan peşin sermaye değerli gelirin ... tabi tutar olarak kabul edilmiştir. ... tabi olan 254.693,68 TL'den, sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği olan 4.559,07 TL ile 831,36 TL tedavi giderinden davalıların toplam kusuru olan %80 oranında müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Kurum zararı olan 203.754,94 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 3.647,26 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 665,09 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 19.10.2021 tarihli ve 2019/156 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 24.05.2022 tarihli ve 2022/1865 Esas, 2022/7738 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Mahkemece, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinden, davalı ... ... Aş’nin... Bakanlığından aldığı ihale ile ... ... ... santrali işini aldığı, bu ihale çerçevesinde faaliyetleri sözleşme yaptığı şirketlere gördürdüğü, ne var ki dava dışı ve ... menşeli olduğu anlaşılan ... ... şirketine de işlerin bir kısmının verildiği, bu noktada ... ...'nin diğer davalı ...… Ltd. Şti. ile sözleşme yaptığı ve fakat davalı ... ... AŞ ve diğer davalılar ile arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğunun belirlenemediği, yine 06.05.2011 tarihli sözleşme ile proje sahasında kullanılmak üzere, ...… Ltd. Şti ile ... ... Aş arasında yapılan kira sözleşmesi ile de iş makinelerinin kiralandığı anlaşılmakta olup, uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kanılmış hak çerçevesinde tüm davalılar arasındaki ilişkilerin netlikle ortaya konulabildiğinden bahsedilme imkânının bulunmaması karşısında, kesinleştiği anlaşılan tazminat dosyasının da bu dosya arasına alınması ile davalıların aralarındaki hukuki ilişki ve asıl işverenlik-alt işverenlik sıfatları irdelenip, belirlenmeli, bu do��rultuda yeniden bir kusur raporu alınmalı, yine tazminat dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile eldeki davada hükme esas alınan kusur raporu arasında çelişki ortaya çıkmakla, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, ortaya çıkan çelişki de giderilmeli ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın davalı ... ve davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine, Kurum zararı olan 203.754,94 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 3.647,26 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 665,09 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'nden müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nin sorumluluğunun kesinleşen kararla sabit olduğu, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ilamında da bu hususun açıkça belirtildiği, kusur raporunun yerinde olmadığı, gerçek zarar karşılaştırması yapılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ile aralarında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığı, kusur raporunun yerinde olmadığı, müteselsil sorumlulukları bulunmadığı, ... şirketinin kesinleşen kararla müteselsil sorumluluğunun sabit olduğu, sigortalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davalı ... vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 01.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında davanın yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun'un 12 ve 21. maddeleri oluşturmaktadır. 5510 sayılı Kanun 12. maddesi işvereni “4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan Kurum ve kuruluşlar” şeklinde tanımlamıştır. Anılan Kanunun belirtilen maddesinin son fıkrası ise alt işvereni “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişi" olarak tanımlamıştır. Bu maddeyle asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. 3.Davaya konu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren dava dışı sigortalı ... davalılar aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara 7. İş Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/266 Esas, 2019/11 Karar sayılı kesinleşen ilamla davalılardan ...'nin meydana gelen iş kazasından asıl işveren olarak sorumlu tutulmuştur. Söz konusu ilam eldeki davada da güçlü delil niteliğinde olup hüküm altına alınan rücu alacağından sorumluluğu yönünde karar verilmesi gerekirken hakkındaki davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 4.Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrası tümüyle silinerek yerine; "1.Davanın kabulüne, a) Kurum zararı olan 203.754,94 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, b) 3.647,26 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, c) 665,09 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2.Alınması gereken 14.213,08 TL karar ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3.Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta-tebligat masrafı toplamı 9.804,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 33.210,09 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran taraflara iadesine, 7.Karar kesinleştiğinde dosya içerisinde bulunan Ankara 7. İş Mahkemesinin 2018/266 Esas sayılı dosyasının iadesine" yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cea61de6d13006e2 ec374f26a711d672