Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/8363 E., 2025/6325 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8363 E., 2025/6325 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8363
Karar No
2025/6325
Karar Tarihi
21.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/8363 E. , 2025/6325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/579 E., 2024/379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/213 E., 2021/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalı iş yerinde aşçı olarak 03.09.2015-24.07.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş yerinde çalışırken işverenin davacıya usuli bir işlem olduğunun söylenerek part time iş sözleşmesi imzalaması gerektiğini bildirdiğini, sonrasında davacı sürekli çalışmasına rağmen davacının sigortasının eksik gösterildiğini, davacı bu durumu düzeltmek istediğinde 24.07.2018 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davacının tam zamanlı ve eksiksiz olarak çalıştığını, beyan ederek, davacının tam çalıştığı halde eksik prim ödenen günlerinin sigortalılık hizmetlerinden sayılmasına, eksik ödenen primlerin işverene tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı olarak çalıştığı günlerin Kuruma bildirildiğinin görüldüğü, Kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, Kurumun ... sicil numaralı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde Kuruma bildirilen günler içerisinde hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından ve 30 gün üzerinden tam süreli şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili: a. Davacının tüm çalıştığı sürelerin usule uygun olarak Kuruma bildirimin yapıldığını, b. Davacının fazlaya ilişkin talebinin eldeki davada ispatlanamadığını, c. Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili: a.Eksik inceleme ile karar verildiğini, b.Kurum kayıtlarında görüldüğü üzere çalışma süresinin bildirildiğini, aksinin yazılı belge ile ıspatlanması gerektiğini, c.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İnceleme konusu dosyada; tahsis talebine istinaden davacıya 2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı almakta iken 03.09.2015-22.02.2016, 07.03.2016-24.07.2018 tarihleri arasında davalı işveren şirket yanından SGDP (kod 2) ile bildiriminin yapıldığı, açtığı dava ile de 03.09.2015-24.07.2018 tarihleri arasında eksik bildirilen günlerin tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek Kuruma bildirilen günler içerisinde 30 gün üzerinden tam süreli çalışmaların tespitine karar verildiği, istinaf isteminin ise gerekçesinde belirtilmek suretiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun'un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır. Somut dosyada, davacıya ait yaşlılık aylığıyla ilgili tahsis dosyası celp edilmeli, yaşlılık aylığı aldığının tespiti halinde davacının beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu hususları açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1860e4381f956eec 68de6b34961da310 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/8363 E. , 2025/6325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/579 E., 2024/379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/213 E., 2021/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalı iş yerinde aşçı olarak 03.09.2015-24.07.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş yerinde çalışırken işverenin davacıya usuli bir işlem olduğunun söylenerek part time iş sözleşmesi imzalaması gerektiğini bildirdiğini, sonrasında davacı sürekli çalışmasına rağmen davacının sigortasının eksik gösterildiğini, davacı bu durumu düzeltmek istediğinde 24.07.2018 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davacının tam zamanlı ve eksiksiz olarak çalıştığını, beyan ederek, davacının tam çalıştığı halde eksik prim ödenen günlerinin sigortalılık hizmetlerinden sayılmasına, eksik ödenen primlerin işverene tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı olarak çalıştığı günlerin Kuruma bildirildiğinin görüldüğü, Kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, Kurumun ... sicil numaralı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde Kuruma bildirilen günler içerisinde hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından ve 30 gün üzerinden tam süreli şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili: a. Davacının tüm çalıştığı sürelerin usule uygun olarak Kuruma bildirimin yapıldığını, b. Davacının fazlaya ilişkin talebinin eldeki davada ispatlanamadığını, c. Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili: a.Eksik inceleme ile karar verildiğini, b.Kurum kayıtlarında görüldüğü üzere çalışma süresinin bildirildiğini, aksinin yazılı belge ile ıspatlanması gerektiğini, c.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İnceleme konusu dosyada; tahsis talebine istinaden davacıya 2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı almakta iken 03.09.2015-22.02.2016, 07.03.2016-24.07.2018 tarihleri arasında davalı işveren şirket yanından SGDP (kod 2) ile bildiriminin yapıldığı, açtığı dava ile de 03.09.2015-24.07.2018 tarihleri arasında eksik bildirilen günlerin tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek Kuruma bildirilen günler içerisinde 30 gün üzerinden tam süreli çalışmaların tespitine karar verildiği, istinaf isteminin ise gerekçesinde belirtilmek suretiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun'un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır. Somut dosyada, davacıya ait yaşlılık aylığıyla ilgili tahsis dosyası celp edilmeli, yaşlılık aylığı aldığının tespiti halinde davacının beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu hususları açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1860e4381f956eec 68de6b34961da310 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı