Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/8327 E., 2025/5259 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8327 E., 2025/5259 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8327
Karar No
2025/5259
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/8327 E. , 2025/5259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/188 E., 2024/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/269 E., 2023/308 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının DSİ 2. Bölge Müdürlüğü Sondaj Şube Müdürlüğünde sondaj işçisi olarak çalışmakta iken, 12.10.2015 tarihinde Manisa İli Salihli İlçesi ... Köyde 91-4005 numaralı (daha önce de arıza veren) ... sondaj makinesi ile kuyu açma çalışmaları esnasında sondaj makinesinin vardiya bitimine doğru yeniden arızalanması üzerine saat 15.00 sularında takım sökülüp çekiç matkaptaki arıza, ayak valfi değiştirilerek giderildiği ve çalışmaya devam edildiği sırada iş kazası geçirdiğini, yaşanan iş kazasında davalının % 100 kusurlu olduğunu, davacının en son aylık ücretinin bordrolarda görülmekte olup, aynı zamanda Tes-İş Sendikasına üye olduğunu, elden ücret ödemesi olmadığını iddia ederek, maluliyetten dolayı iş göremezlik tazminatı, ilaç ve tedavi giderleri, protez giderleri, kazanç kaybı, bakım giderleri, yeme-içme, ulaşım giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından ... kayıplar, organ kaybı nedeniyle yaşayacağı sosyal ve psikolojik bozukluklar, geleceğe yönelik tedavi giderleri de dahil olmak üzere hesaplanacak miktarda tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli işbu davayı açtığını, ancak açılan davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının Kurumlarınca işe başladığı tarihte yürürlükte olan, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün bakım ve onarım işlerinde alınacak güvenlik tedbirleri başlıklı 499. maddesinde; “İşyerinde çalışanlar; bina veya bina kısmında, inşaatta, makinada, tesisatta, alette ve edevatta göreceği noksan veya tehlikeli durumu, amirine veya bakım ve onarım işleriyle görevli olanlara hemen bildirecek ve işveren de bu kusurları en kısa zamanda ve uygun şekilde giderecektir.” hükmünün yer aldığını, mevzuata göre çalışanların karşılaştıkları tehlike ve potansiyel riskleri işverene bildirmelerinin yasal yükümlülükleri olduğunu, araçların günlük olarak incelenmesi, herhangi arızası varsa işverene, çalışan temsilcisine ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Kuruluna bildirilmesinin aracı kullanan çalışanın sorumluluğunda olduğunu, davacıya gerekli tüm iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, iş kazası olayının meydana gelişinde idarelerine yüklenebilecek kasti ve ihmali bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulü ile 1-Maddi tazminat açısından talebin kabulü ile 1.417.021,82-TL maddi tazminatın 12.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat açısından talebin kısmen kabulü ile 188.000,00-TL manevi tazminatın 12.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Davalı vekilinin, İzmir 18. İş Mahkemesinin 05.10.2023 tarih ve 2022/269 Esas - 2023/308 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle müvekkili idareye sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olayda idarenin %100 oranında kusurlu bulunduğunu, somut olayda bu tespitin aksine davacının kendi kusuru iş kazasına neden olduğunu, işe başlamış olduğu 31.05.2013 tarihinden sonra idare tarafından 25-27.11.2013 tarihleri arasında 16 saat Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi, 17.06.2013 - 17.07.2013 tarihleri arasında teorik ve makine başında Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde Çalışma Eğitimi verildiğini, ayrıca 03.06.2013 tarihinde ise koruyucu donanım ve zimmet tutanağı ile kişisel koruyucu donanımların kendisine teslim edildiğini, bu malzemelerin içerisinde çelik burunlu botun da davacıya bizzat teslim edildiğini, mevzuata göre çalışanların karşılaştıkları tehlike ve potansiyel riskleri işverene bildirmelerinin yasal yükümlülükleri olduğunu, araçların günlük olarak incelenmesi, herhangi bir arızası varsa işverene, çalışan temsilcisine ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Kuruluna bildirilmesi aracı kullanan çalışanın sorumluluğunda olduğunu, iş kazası olayının meydana gelişi ile ilgili olarak idareye yüklenebilecek kasti, ihmali ve kusurlu bir durumun söz konusu olmadığını, aktüerya bilirkişi raporunda davacının esas alınan maaşının hatalı olarak hesaplandığını, davacının işleyecek dönem-sürekli iş görmezlik ödemesinde baz alınan 2023 yılı Mayıs ayı ücretinin gerçek aylık ücretini yansıtmamakta olup, hizmet teşvik primine ait tutarın dikkate alınmadan hesaplanması gerektiğini, dosya kapsamında sunulan Haziran 2023 ve Temmuz 2023 ücret bordrolarının da hesaplamalarda dikkate alınması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2594dedef414ee41 fe75eaad31aec9e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı