10. Hukuk Dairesi 2024/6742 E. , 2025/3270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 04.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 695.847,99 TL maddi, 100,00 TL tedavi gideri, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %8,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davalı işveren şirketin %20, davalı gerçek kişi ...'ın %60 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, tedavi gideri talebinin reddine, davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacının son brüt ücretinin 2.200,00 TL olduğunu, bu ücret esas alınmaksızın yapılan hesaplamaya dayalı tazminat miktarının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesince dosyanın 27.11.2023 tarihinde açılmasından itibaren yalnızca 24 gün içerisinde karar verilerek 20.12.2023 tarihinde sonuçlandırılmasının, istinaf sürecinde dosyaya sebebi açıklanmayan bir öncelik tanındığını gösterdiğini, benzer içerikli ve daha önce açılan dosyaların hâlâ sonuçlandırılmamış olması nedeniyle bu uygulamanın eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı şirkette beton pompası operatörü olarak çalıştığı, olay günü beton dökümü sırasında dava dışı ... isimli kişiyle tartıştığı, bu kişinin kardeşi olan ancak davalı şirketin işçisi olmayıp aynı yerde çalışan bir başka gerçek kişi firmasının işçisi olan davalı ...’un olay yerine gelerek davacıyı sol üst kolundan tabanca ile yaraladığı, davalı ...’ın hizmet döküm cetveline göre o tarihte ... isimli bir işverenin sigortalısı olduğu, bu işverenin davacının tartıştığı kişi olup olmadığının anlaşılamadığı, ceza davasında davacı ve davalı ...’ın karşılıklı sanık ve katılan sıfatıyla yargılandıkları, davacı hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının eylemin meşru savunma kapsamında kaldığı gerekçesiyle beraatle sonuçlandığı ve kararın temyiz talebinin reddiyle kesinleştiği, davalı ... hakkında ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı anlaşılamadığından haksız tahrik altında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, ancak bu kararın eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olup olmadığının değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle bozulduğu, dosyanın görevsizlik kararı ile İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece; olay öncesinde sanığın kardeşi ile katılan arasında çıkan tartışma nedeniyle sanığın silahı alarak olay yerine geldiği, çevredeki kişileri tehdit edip engellemelerini önleyerek hareket ettiği, kullandığı silahın öldürmeye elverişli olduğu, sanığın hayati organları hedef alarak ateş ettiği, ölüm sonucunun meydana gelmemesinin çevredeki kişilerin müdahalesiyle gerçekleştiği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının açık şekilde belirlenemediği ancak sanığın kardeşine yönelik eylem nedeniyle haksız tahrik altında hareket ettiğinin kabulüyle davalı ... hakkında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verildiği, verilen bu hükmün Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/8034 Esas sayılı kararıyla onandığı anlaşılmıştır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, çalışılmakta olan şantiyenin kime ait olduğunun belirlenmediği, dava dışı ... isimli kişinin kim olduğu, hangi nedenle, ne tür bir hukuki ilişki çerçevesinde şantiyede bulunduğunun tespit edilmediği, davalı ... ile dava dışı İsmet arasında hukuki bir ilişki bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilip, açık bir şekilde ortaya konulmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi Mahkemece sendikasız bir işçi için sendika tarafından bildirilen ücrete itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan hususları tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit ettikten sonra farklı bir bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi ve işyerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle ...’den bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki (sendika tarafından bildirilen ücret hariç) diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini belirlemek, davacı tarafın kanun yoluna başvurmamış olduğunu dikkate alarak hükme esas alınan hesap raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulunduran yeni bir bilirkişi hesap raporu almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Davalı şirketin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. avukatı yararına 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 44e317e52242fc1a f805624d745b46c9