Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/11633 E., 2025/3289 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11633 E., 2025/3289 K. (04.03.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11633
Karar No
2025/3289
Karar Tarihi
04.03.2025
Konu
Boşanma, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/11633 E. , 2025/3289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki asıl davada kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, birleşen yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına ve icra inkar tazminatı davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı / birleşen davaların davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davanın davacısı vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; davacının almış olduğu aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile Kurum tarafından kesildiği, davacının iddia edildiği gibi eski eşi ile birlikte fiilen beraber yaşamadığı, eski eşinin Alzheimer hastası olduğu, müşterek çocukları tarafından bakımlarının sağlandığı, çocuklarının olağanüstü durumlar sebebi ile bakmalarının mümkün olmadığı süreçte sınırlı sayıda birkaç günde eski eşine bakmak zorunda kaldığı, davacının eski eşiyle yaşamak gibi bir durumunun mümkün olmadığı iddiasıyla davacının almış olduğu maaş kesme işleminin iptali ile kesilen maaşın yeniden bağlanmasına, tahakkuk edilen borcun kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davaların davacısı Kurum vekili birleşen davaların dava dilekçelerinde özetle; davalının ölüm aylığı almakta iken Kurum müfettişlerince alınan denetim raporuna istinaden boşandığı eski eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği, davalıya yapılan yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takiplerin itiraz üzerine durduğu iddiasıyla yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; iddia, savunma, delil listeleri, tanıkların ifadeleri, davacı ve boşandığı eşinin ihtilaflı döneme ilişkin su, elektrik, telefon aboneliklerinde, ilgili mahalle muhtarlığında, Nüfus Müdürlüğünde, medula sisteminde kayıtlı adresleri, kolluk araştırmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ... ile dava dışı ...'un 01.10.2008 - 19.09.2018 tarihleri arasında aynı konutta yaşayıp yaşamadığı noktasında uyuşmazlık olduğu, bilindiği üzere resmi kurumlar tarafından hazırlanan tutanakların aksi ancak eş değer bilgi ve belgelerle ispatlanması gerektiği, Kurum tarafından hazırlanan raporda tarafların boşanmalarına rağmen aynı konutta kalmaları nedeniyle asıl davada davacı olan ...'in aylıkları iptal edildiği ve yersiz ödemeden dolayı borç tahakkuk edilip icra takibi başladığı, davacının asıl davada Kurum işlemi iptali talepli olarak Kuruma başvuru yaptığı, ancak Kurum tarafından 04.07.2019 tarihinde talebin reddedildiği, yapılan yargılamada her ne kadar mahalle azası olan ... tarafları tanımadığını, mahallenin büyük olduğu herkesi tanıma imkanı olmadığını belirttiği, yine davacı tanıkları ... ve ... tarafların boşandıkları süreçte birlikte yaşamadıklarını belirtmiş ise de, seçmen geri izleme raporunda davacı ile dava dışı ...'un aynı adreste kayıtlı olması, nüfus müdürlüğünden gelen cevapta da davacı ile dava dışı eşin aynı adres olan ... Mah. 61022 Sk. ...Sitesi No:17 İç Kapı No:8 ... Adana kaydının olması, dava dışı eski eşin ... cep telefonu aboneliğinde ve ... ile ... Hastanesinde tedavi olurken adres olarak davacının adresinin bildirilmiş olması, ayrıca tutanak tanıkları olan aynı zamanda davacının komşuları olan ..., ... ve ... beyanlarında tarafların birlikte yaşadıklarını ifade etmeleri, yine kamu tanığı aynı zamanda mahalle muhtarı olan ...'nun beyanında boşandıklarını duymadığını, ... ve ...'in ... apartmanında oturduğunu ifade etmesi nedeniyle davacı ile dava dışı eski eşin boşanmalarına rağmen aynı konutta birlikte kaldıkları kanaatine varılarak Kurum işleminin hukuk ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Adana 9. İş Mahkemesi'nin 2020/188 Esas sayılı davanın kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/13293 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun 111.932,29 TL. asıl alacak ve 45.910,93 TL. işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, Adana 2. İş Mahkemesi'nin 2020/149 Esas sayılı davanın kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/13271 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun 1.500,00 TL. asıl alacak ve 125,36 TL. işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısına verdiği ifadede eski eşinin ara sıra yanına geldiğini beyan ettiği, kamu tanıklarının davacının ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını doğruladıkları anlaşıldığından davacı birleşen davalının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin sabit olduğu, ancak... Yaşlı Bakım ve ...’nin 13.09.2021 tarihli yazı içeriğinden davacının eski eşinin 03.09.2021 tarihi itibarıyle adı belirtilen bakım merkezinden yatılı bakım hizmeti almakta olduğu ve davacının iş bu dava ile kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasını da talep ettiği, şu halde davacı ile eski eşinin 03.09.2021 tarihi itibarıyle ayrı yaşadıkları anlaşıldığından belirtilen tarihi takip eden ay başı itibariyle yetim aylığının yeniden bağlanmasına dair karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine davacının yetim aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline ilişkin talebinin reddine, davacının yeniden aylık bağlanması talebinin kabulü ile 01.10.2021 tarihinden itibaren davacıya yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, birleşen Adana 9. İş Mahkemesi'nin 2020/188 Esas sayılı davanın kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/13293 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun 111.932,29 TL asıl alacak ve 45.910,93 TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, birleşen Adana 2. İş Mahkemesi'nin 2020/149 Esas sayılı davanın kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/13271 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun 1.500,00 TL asıl alacak ve 125,36 TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl davanın davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamanın tespit edilmesine rağmen aylığın yeniden bağlanabileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, birleşen yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına ve icra inkar tazminatına ilişkindir. 1.Somut olayda; davacının babası 01.07.1969 tarihinden ölmüş olup 19.03.1990 tarihinde boşanması üzerine davacıya ölüm aylığı bağlanmıştır. Ancak ...'in şikayet ve ihbar dilekçesi üzerine başlatılan denetim kapsamında Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 29.05.2017 tarihli raporu ile davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğinin belirtilmesi üzerine 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca aylığının kesildiği ve ödenen aylıkların da borç tahakkuk ettirilerek davacıdan istendiği, davacının Kurum başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı asıl davada kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali; Kurum ise birleşen davada yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına ve icra inkar tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusu üzerine, davacının boşandıktan sonra da eski eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin sabit olduğu, ancak... Yaşlı Bakım ve ...’nin 13.09.2021 tarihli yazısından, davacının eski eşinin 03.09.2021 tarihi itibarıyla adı geçen bakım merkezinde yatılı hizmet almaya başladığının anlaşıldığı gerekçesiyle; ayrıca davacının, bu dava kapsamında kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasını talep ettiği dikkate alınarak, 03.09.2021 tarihinden itibaren davacı ile eski eşinin fiilen ayrı yaşadıklarının kabulü ve bu tarihi izleyen ay başından itibaren yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve her iki davanın da kısmen kabulüne karar vermiştir. 3.Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı görülmektedir. Zira eski eşin... Yaşlı Bakım ve ...’nde 03.09.2021 tarihinden itibaren kalmaya başladığına dair belge 13.09.2021 tarihli olup, İlk Derece Mahkemesi kararı ise hemen ertesi gün olan 14.09.2021 tarihindedir. Eski eşin yalnızca 10 gün süreyle bakım evinde kalması, birlikte yaşama olgusunun kesin olarak sona erdiğini kabul etmek için yeterli sayılamaz. Kaldı ki Bölge Adliye Mahkemesi kararı da 15.02.2024 tarihlidir. Bu nedenle, bakım ve rehabilitasyon hizmetinin devam edip etmediği hususunun usulüne uygun şekilde araştırılarak, birlikte yaşama olgusunun fiilen sona erip ermediği somut olarak tespit edilmeli ve bu doğrultuda bir karar verilmelidir. 4. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9bdb79ffd2189c7d ddb442e557b2a7fa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı