10. Hukuk Dairesi 2024/6636 E. , 2025/3295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/844 E., 2024/870 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/457 K. Taraflar arasındaki haczedilen tutarın tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Kuruma olan prim borcundan dolayı aleyhine davacı Kurumda muhtelif sayılı dosyalar ile icra takibi yürütülen ...ve ... Eğitim Hizmetleri .................... hesaplarında 2. sırada olduğu, ... .... ve ... ...'ne davacı Kurumca gönderilen muhtelif tarih sayılı yazılara istinaden ilgili tutarları Kurum hesaplarına aktarıldığı ve tutarlar işverenin borcuna mahsup edildiği ve kalan 7.620.167,92 TL Kurum borcunun mahsubu için ... Bankası ...'na 02.02.2022 tarih, 39542972 ve 23.02.2022 tarih, 40729383 sayılı yazıları ile 21.01.2022 tarih, ... numaralı e-haciz ile bloke altına alınan tutarın 7.620.167,92 TL'sinin Kurum hesaplarına aktarılması istenildiği, davalı bankanın blokeli tutarın Kuruma gönderilmeyeceğini bildirdiği iddiasıyla davalı ile Kurum arasındaki muarazanın giderilmesine, haciz tarihi itibariyle ...ve ... Eğitim Hizmetleri ... Şirketi'nin hesabında bulunan mevduatın (7.620.167,92 TL) Kuruma ödenmesi gerektiğine, mezkur meblağın haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın davacısının Merkez SGK Başkanlığı tarafından ikame edildiği, davalı Bankanın merkez ve ilgili ... Şubesi adresleri nazara alınarak İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu, davacı tarafından uygulanan e-hacze bankanın ... Şubesi tarafından cevap verilerek borçlu ile arasındaki kredi ilişkisine istinaden söz konusu hesapta hapis/takas ve rehin/mahsup hakkı olduğunun bildirildiği ve sistemsel olarak gerekli bildirimlerin de yapıldığı, banka tarafından rehin hakkının kullanıldığının bildirilmesi istihkak iddiası niteliğinde olduğundan davacının huzurdaki "alacak" davasına benzer nitelikteki "muarazanın giderilmesi" davasını ikame etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğu, davanın süre yönünde reddedilmesi gerektiği, ayrıca dava konusu nedeniyle "muarazanın giderilmesi" davasının açılmasına uygun olmayan huzurdaki işbu davanın usulden ve özellikle husumet yönünden reddi gerektiği, bu aşamada dava niteliğinin değiştirilmesine muvafakat edilmediği, huzurdaki davada davacının davasını açmış olduğu tarih itibariyle harca mevzu kıymet üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, esasa ilişkin iddiaları ile dava konusu borçlu firmanın davalı Bankanın kredili müşterisi olup anılan firma ile akdedilen kredi sözleşmesinin 8. maddesi gereğince, borçlu firmanın Banka nezdindeki tüm hesap, hak ve alacakları davalı Bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının (anılan e-hacizlere cevap verildiği tarih itibariyle) teminatını teşkil etmek üzere davalı Bankaya rehinli olduğu, ayrıca davalı Bankanın kredi borçlularının her türlü hesap, hak ve alacakları üzerindeki rehin ve hapis haklarının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 954 vd. maddelerindeki düzenlemelere, takas ve mahsup hakları ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100-102 ve 139-145. maddelerindeki düzenlemelere dayandığı, dava konusu e-haczin bankanın hak ve alacaklarından ve davacı Kurumun haczinden önce hesap kaydındaki diğer takyidatlardan sonra gelmek üzere hüküm ifade ettiği, nitekim davacı Kurumun muhtelif il müdürlüklerinin e-haciz bildirilerine istinaden Banka sisteminin taraflarına göndermiş olduğu haciz ve sıra bilgisinde e- hacizlerinin bankaları rehninden sonra işlendiğinin bildirilmiş olduğunun da dikkate alınması gerektiği, davalı Bankanın e- hacizlere verdiği cevapta, cevabın verildiği tarih itibariyle borçlu firma ile, davalı Banka arasında kredi ilişkisinin bulunduğunun belirtilmesi, akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca ve/veya mevzuattan kaynaklanan takas/mahsup, rehin/hapis hakkının kullanılacağının, bankanın hak ve alacaklarından sonra gelmek üzere Kurumlarının e- haczinin işlendiğinin bildirilmiş olması usul ve yasalara uygun olduğu, bir alacağı güvence altına almak üzere kurulan alacak rehni, doğmuş borçların yanı sıra “şarta bağlı ve ileride doğacak borçları” teminat altına alacak şekilde de kurulabileceği gibi alacak rehnine mevcut ya da ileride doğacak alacaklar da konu edilebileceğini, taşınır rehninin, Türk Medeni Kanunu’nun “Sınırlı Ayni Haklar” başlıklı ikinci kısmının üçüncü bölümünde 939 ile 972. maddelerinde düzenlendiği ve bir alacağı güvence altına almak üzere bir taşınır eşya, bir hak veya bir alacak üzerine kurulan, hak sahibi alacaklıya, borç ödenmediği takdirde güvence konusunu paraya çevirtmek suretiyle alacağını tahsil etme yetkisini tanıyan bir sınırlı ayni hak olduğu, Alacaklar ve diğer haklar üzerinde kurulan rehin de taşınır rehni olarak düzenlenmiş olup, şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkün olduğu gibi rehne mevcut ya da ileride doğacak alacaklar da konu edilebileceği, TMK’nın 881. maddesinde: “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir…” düzenlemesinin yer aldığı, emsal yüksek yargı kararlarından da müeccel alacaklar için ve hatta halen mevcut olmayan ancak ileride doğması muhtemel alacaklar için dahi rehin tesis edilmesi mümkün olduğu, bu sebeple Banka’nın davacı Kuruma vermiş olduğu cevaplar usul ve yasaya uygun olduğu, davalının yasal haklarını kullandığı, bankanın kamu bankası olup kendi alacağının tahsilinin riske girdiği durumda kendi alacağının tahsiline öncelik vermesi yerine başka bir Kurumun alacağının tahsiline öncelik vermesi beklenemeyeceği, davalı Banka Kamu Bankası olmakla, işlemlerini süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yerine getirdiği, ayrıca Bankanın 7079 sayılı Kanun ve 1814 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hazineye devredilmiş olmakla bütün icra, dava harç ve masraflarından, her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminattan muaf tutulduğu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davalı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile yaptığı rehin sözleşmesi ve hesapların ................................ no.lu hesapta 113.749,04 TL bakiyeleri hesaplara ilişkin davalı bankanın rehin hakkı olmadığı, bu hesaplar için rehin sözleşmesi yapılmadığı, bu hesaplarda hacze konu SGK Başkanlığının 7.620.167,92 TL miktar alacağı karşılar miktarın bulunduğu, davalı tarafından bu hesaplar yönünden dava dışı şirkete karşı başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı hususları dikkate alınarak, davacı Kurumun davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı Kurum tarafından, 21.01.2022 tarih, ... ... numaralı e-haciz ile bloke altına alınan, dava dışı ...ve ... Eğitim Hizmetleri ... Şirketi'nin hesabında bulunan 7.620.167,92 TL mevduatın, davalı banka tarafından Kuruma ödenmesine, söz konusu meblağın, 21.01.2022 haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yetki itirazları bulunduğu, davanın niteliğinin yerinde olmadığı, kendilerine husumet düşmediği, asıl prim borçlusu şirketin hesaplarının davalı Bankaya rehinli olduğu, rehine ilişkin hakların saklı olduğunun 6183 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereği olduğu, davalının rehin / takas / mahsup / hapis hakkının bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporu ibraz edildiği, Türk Medeni Kanunu’nun “Sınırlı Ayni Haklar” başlıklı ikinci kısmının üçüncü bölümünde 939 ile 972. maddelerinde düzenlendiği ve bir alacağı güvence altına almak üzere bir taşınır eşya, bir hak veya bir alacak üzerine kurulan, hak sahibi alacaklıya, borç ödenmediği takdirde güvence konusunu paraya çevirtmek suretiyle alacağını tahsil etme yetkisini tanıyan bir sınırlı ayni hak olduğu, alacaklar ve diğer haklar üzerinde kurulan rehin de taşınır rehni olarak düzenlenmiş olup, şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkün olduğu gibi rehne mevcut ya da ileride doğacak alacaklar da konu edilebileceği, TMK’nın 881. maddesinde: “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir…” düzenlemesinin yer aldığı, emsal yüksek yargı kararlarından da, müeccel alacaklar için ve hatta halen mevcut olmayan ancak ileride doğması muhtemel alacaklar için dahi rehin tesis edilmesi mümkün olduğu, kamu bankası niteliğindeki davalının tüm işlemleri yasalara uygun olarak süresi içinde yerine getirdiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haczedilen tutarın tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a2f079480bf3abd0 52563475567acfbd