10. Hukuk Dairesi 2024/6464 E. , 2025/5271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3501 E., 2022/4345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 52. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/860 E., 2022/198 K. Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekillerinin istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, davalılardan ... Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşl. A.Ş. vekili tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.11.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılardan ... Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşl. A.Ş. adına Av. ... ... ile davacı adına Av. ... ve davalı ... Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğradığından bahisle 201.806,44 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile davacının %35, davalı ... Sağlık Şirketinin %35, diğer davalı ... Sağlık Şirketinin %30 oranında kusurlu oldukları, davacının iş kazası nedeniyle %15,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin bu ilk kararına karşı yalnızca davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin sorularak bunun rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmesi gerektiği, ayrıca TRH 2010 bakiye ömür tablosunun mahkemece gözetilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile her ne kadar davacının maddi zararı 405.157,37 TL olarak hesaplanmış ise de davacı tarafın ilk karara karşı istinafa gitmemesi nedeniyle davacı aleyhine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile davacı lehine 201.806,44 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, yargılama sırasında davayı ıslah etme taleplerinin reddedildiğini, daha önceki kararın istinaf incelemesine konu edilmesi yönünde başvuruda bulunulmaması nedeniyle ıslah edilen koşullarda davanın kabulüne karar verildiğini, ancak önceki ve sonraki koşullar arasında ekonomik şartların değiştiğini, buna bağlı olarak bilirkişi hesaplamasının da farklılaştığını, bu değişikliğin önceki kararın verildiği tarihte tarafların bilgisi dâhilinde olmasının mümkün olmadığını, bu itibarla Mahkemenin maddi tazminat talebi hakkında verdiği kararın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, keşif yapılmadan kusur raporu alınmasının hatalı olduğunu, müvekkiline kusur verilmesinin doğru olmadığını, kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmamış olmasına rağmen İstinaf Mahkemesince Mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasının müvekkil şirketin usuli kazanılmış haklarına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılacaksa dahi davacının istinaf yoluna başvurmadığı gözetilerek müvekkil şirketin tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş ve işleyecek dönem tarihleri gibi kazanılmış haklarının dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere Mahkemece belirlenen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve bu durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, keşif yapılmadan kusur raporu alınmasının hatalı olduğunu, müvekkiline kusur verilmesinin doğru olmadığını, zira davacının dilekçesinde ileri sürdüğü “yer kaygandı, temizlenmemişti” şeklindeki iddianın fiili duruma aykırı olduğunu, kazanın müvekkil şirketin ihmali nedeniyle meydana geldiği yönündeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacı taleplerinin muhatabının da müvekkil şirket olmadığını, zira davacının iş sözleşmesi ile bağlı bulunduğu şirketin diğer davalı alt işveren ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, bu şirketin müvekkil şirketin sahibi ve işletmecisi olduğu Özel ... Hastanelerine kara ve hava ambulans hizmetleri sunum işini dosyaya sunulan Ambulans Hizmet Sözleşmesi uyarınca üstlendiğini, anılan sözleşmede hizmetin sunulma biçimi, araç ve personel nitelikleri ile ilgili hükümler bulunduğunu, çalışan kişilerin kim olduğunun müvekkil açısından önem taşımadığını, esas olanın işin gereği gibi yürütülmesi olduğunu, bu bağlamda işçilik hakları ve işin gereği doğabilecek yükümlülüklerden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu davada müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceği gibi İlk Derece Mahkemesince karara dayanak alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun hem fiili duruma hem de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe a. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. Somut olayda, davacının İlk Derece Mahkemesince verilen 28.10.2020 tarihli ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra verilen 18.05.2022 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında davacı taraf aleyhine olmak üzere herhangi bir değişikliğin de bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. b.Davalı ... Şirketi vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 201.806,44 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.11.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... Şirketi vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. c. Davalılar vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından mahkemenin Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılan ilk kararına esas teşkil eden 26.02.2020 tarihli ek hesap raporunda davacının maddi zararının 201.806,44 TL olarak tespit edildiği, davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı, bu nedenle anılan hesap raporu yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek kısmının bu raporda belirlenen zarar tutarından tenzil edilmesi gerektiği göz ardı edilerek davacının maddi zararının esasen 405.157,37 TL olduğu ne var ki davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle davacı lehine 201.806,44 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabulünden hareketle sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Davalı ... Şirketi vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 3.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4.İlk Derece Mahkemesi kararının; a.Gerekçe bölümünün 4. sayfasındaki "Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda" ibareleri ile başlayan paragraf ile hüküm kısmına kadar takip eden paragrafların tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere; "Aktüerya bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik ödemesi tutarını indirmek suretiyle 405.157,37 TL maddi zarar hesaplamış ise de davacı vekilinin mahkememizin 28.10.2020 tarihli ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek 11,888.88 TL'lik kısmının ilk karara esas teşkil eden hesap raporu ile belirlenen 201.806,44 TL'den tenzil edilmesi gerektiği dikkate alındığında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere davacı lehine 189.917,56 TL maddi tazminat ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Meydana gelen kazanın tarihi, maluliyet oranı ve tarafların sosyo ekonomik durumu dikkate alınıp usulü kazanılmış hak ilkesine de uygun şekilde 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile ispatlanamayan fazla isteğin reddine, olay haksız fiilden kaynaklandığı için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir." ibarelerinin yazılması, b.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü ile 1-)189.917,56 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2011'den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2011'den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-)Fazla talebin reddine, 4- Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.364,76 TL karar ilam harcından peşin olarak alınan 343,26 TL harç, ıslah ile alınan 2.946,35 TL harç ve davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 6.443,32 TL bakiye karar harcı, davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 6.443,32 TL bakiye karar harcının mahsubuyla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatan 811,49 TL harcın talep halinde davalılara iadesine, 5-Davacıdan alınan 343,26 TL peşin harcın ve 2.946,35 TL ıslah harcının davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 ve 10/4 maddesi gereğince 21.744,23 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1-4 maddesi gereğince 5.250,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-a.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden ve ret sebebi ortak olduğu için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, b.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve ret sebebi ortak olduğu için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 ve 3/2 maddesi gereğince 5.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan yazı, tebligat, bilirkişi masrafı ve başvuru harcından oluşan toplam 2.489,00 Yargılama giderinin kabul /ret oranına göre 1.854,82 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yazı ve tebligat masrafından oluşan 139,95 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 35,65 TL’sinin davacıdan alınarak belirtilen davalıya verilmesine, bakiyenin bu davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yazı, tebligat masrafından oluşan 1.440,70 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 367,08 TL’sinin davacıdan alınarak belirtilen davalıya verilmesine, bakiyenin bu davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18.05.2022" ibarelerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Davalılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 5-Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.