10. Hukuk Dairesi 2024/6252 E. , 2025/567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2391 E., 2024/827 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/608 E., 2022/867 K. Taraflar arasındaki asıl davada kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada yersiz ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davalısı - birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı - birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının engelli indirimi nedeniyle bağlanan 2/6293848 tahsis numaralı yaşlılık aylığının davalı Kurumun 07.05.2018 tarih ve 3922591 sayılı yazısıyla başlangıç tarihi itibariyle kesildiği, yersiz ödeme nedeniyle 24.727,94 TL borç çıkartıldığı, davacının ... Devlet Hastanesinden almış olduğu 25.05.2014 tarih ve 380 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacının engel oranının %59 olduğu ve raporunun geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunun tespit edildiği, davacının ... Devlet Hastanesi ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden de Engelli Sağlık Kurulu raporu aldığı ve raporların davalı Kurumun uhdesinde olduğu, davacının %59 oranında malul olduğu belirtilmiş olmasına rağmen yaşlılık aylığının durdurulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davacının yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davalı Kuruma yersiz ödeme nedeniyle borcu olmadığının ve durdurulan yaşlılık aylığının, durdurma tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumda ... sicil no ve ... T.C. no ile sigortalı bulunan davalıya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi doğrultusunda 01.09.2014 tarihinde 2...8 tahsis numarası ile % 59 özür oranına göre aylık bağlandığı, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde engellilik indiriminden faydalanılması için çalışma gücünün en az %40'ın kaybedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, davalıya da bu hükümlere ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının yazısına istinaden aylık tahsisi yapıldığı, ... Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında yeniden hastaneye sevki sağlanan davalının ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden aldığı raporda engellilik oranı % 25'e düştüğünden hakem hastaneye sevki sağlandığı, hakem hastane olan ... Devlet Hastanesinden aldığı raporda ise engellilik oranının % 19'a düştüğü, engellilik oranı % 40'ın altında kalan davalının Kurumdan almakta olduğu aylığının kesildiği ve Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden usulsüz engelli raporuna dayandığı için davalının haksız yere almış olduğu maaşların iadesi için davalı adına borç girişi yapıldığı ancak toplam 24.727,94 TL tutarındaki Kurum zararının davalı tarafından geri ödenmediği, davalı tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle ... 2. İş Mahkemesinin 2018/608 Esas sayılı dosyasında dava açılmış olup bu davanın halen derdest olduğu iddiasıyla haksız yere çekilen maaşların toplamı olan 24.727,94 TL tutarındaki Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda ... SSK sicil no ile sigortalı bulunan davacıya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi doğrultusunda 01.09.2014 tarihinde 2...8 tahsis numarası ile % 59 özür oranına göre aylık bağlandığı, ... Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının aylığı başlangıcı itibariyle iptal edildiği ve geriye dönük borç tahakkuku tesis edildiği, soruşturma kapsamında yeniden hastaneye sevki sağlanan davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden aldığı raporda engellilik oranı % 25'e düştüğünden hakem hastaneye sevki sağlandığı, Hakem hastane olan ... Devlet Hastanesinden aldığı raporda ise engellilik oranının % 19'a düştüğü, Kurum müfettişlerince yapılan kapsamlı denetim neticesinde engelli raporuna istinaden kendilerine maaş tahsisi yapılan kişiler hakkında düzenlenen engelli raporlarının sahte ve usulsüz olduğunun tespit edildiği, davacının da aralarında bulunduğu bu kişilerin maaşlarının 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı müfettiş raporu ve yeni hastane heyet raporları doğrultusunda iptal edildiği, sahte rapor ile aylık tahsisi yaptıran kişiler ve bu suça iştirak eden diğer kişiler hakkında Kurumca suç duyurusunda bulunulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1613 Hazırlık numaralı dosyasında davacının da dahil olduğu bu kişiler hakkında soruşturmanın devam ettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Kurum tarafından davacıya % 59 engel oranına göre aylık bağlandığı, dosya kapsamında bulunan sağlık kurulu raporları ile ATK raporu arasında çelişkilerin giderilerek davacının maluliyetinin tespiti maksadıyla dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderildiği, ATK Üst Kurulu tarafından davacının maluliyetinin % 45 olduğunun ve engel oranının 29.05.2014 için geçerli olduğunun tespit edildiği, SGK tarafından da davacıya bağlanan aylığın miktarına % 45 engel oranının etkili olmadığının bildirildiği, bu haliyle davacıya bağlanan aylığın yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine davacıya yaşlılık aylığının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Devlet Hastanesinin 29.05.2014 tarihli, 380 sayılı, bir yıl süreli engelli sağlık kurulu raporunda davacının % 59 oranında engelinin bulunduğunun belirtildiği, bu rapora göre davacının III.derece engellilik indiriminden yararlandırıldığı ve 01.09.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edildiği, kontrol muayenesi sebebi ile düzenlenen ... Devlet Hastanesinin 07.05.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda % 33 oranında engelli olduğunun belirtildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesinin 22.10.2015 tarihli raporunda engel oranının % 25 ve ... Devlet Hastanesince 26.01.2016 tarihinde düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunda ise % 19 oranında engelin tespit edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 12.02.2016 tarihli yazısında davacının engellilik indiriminden faydalanmasının mümkün olmadığının Kuruma bildirildiği, Kurumun davacının yaşlılık aylığını 28.03.2018 tarihli soruşturma raporuna istinaden sağlık kurulu raporları da dikkate alınarak durdurduğu, birleşen davada Kurumun davacıya ödenen aylıkların tahsilini talep ettiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 04.09.2019 tarihli raporunda davacının 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 39,0 olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 16.11.2021 tarihli raporunda ise davacının aynı yönetmelik hükümlerine kapsamında engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 45 olduğunun ve 29.05.2014 tarih ve 380 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile tespit edilen engel oranlarına dayanak rahatsızlıkların rapor tarihi olan 29.05.2014 için geçerli olduğunun belirtildiği anlaşıldığından yaşlılık aylığı şartlarının en başından itibaren devam ettiği, Mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davanın davalısı - birleşen davanın davacısı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. Asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi tekrarla davacının para karşılığı usulsüz rapor aldığını itiraf ettiği, davacının engellik oranının Kurum tarafından yöntemine uygun olarak belirlendiği, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada yersiz ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tazminine ilişkindir. 1. 22.04.1973 doğumlu davacının, 12.07.1994 tarihinden başlayan sigorta başlangıcı ve 12.08.2014 tarihine kadar devam eden 65 75... sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamında prim gün sayısı bulunmaktadır. Davacı hakkında ... Devlet Hastanesi Engelliler Sağlık Kurulu tarafından 29.05.2014 tarihli raporda; anksiyete bozukluğu, astım, servikal disk hernisi (boyun fıtığı), kalıcı hipertroidi ve hipertansiyon teşhisiyle % 59 oranında engelli olduğu belirlenmiş, bunun üzerine ... Kurulu tarafından üçüncü derece engelli olarak kabul edilerek, 12.08.2014 tarihli tahsis talebine istinaden 506 sayılı Kanun’un Geçici 87/B maddesi kapsamında 01.09.2014 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Merkez Sağlık Kurulu, davacının engellilik oranında ileride değişiklik olabileceği gerekçesiyle, 29.05.2014 tarihinden bir yıl sonra yeniden değerlendirme yapılmak üzere hastaneye sevkine karar vermiş ve yaşlılık aylığı tahsis kararına kontrol kaydı şerhi koymuştur. Bu doğrultuda, 07.04.2015 tarihinde ... Devlet Hastanesine sevk edilen davacıya aynı bulgularla % 33 oranında engellilik raporu verilmiş, itiraz üzerine 22.10.2015 tarihinde ... Tıp Fakültesine sevk edilmiş ve burada % 25, ardından 20.01.2016 tarihinde hakem hastane olan ... Devlet Hastanesi tarafından aynı bulgularla % 19 oranında engelli olduğu tespit edilmiştir. Bu süreçte, 28.03.2018 tarihli Kurum denetim raporunda davacının, para karşılığında sahte rapor temin eden ... isimli şahsı tanıdığını, bu kişiyle temasa geçerek para verip aldığı raporla emekli olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle, Kurum tarafından 28.03.2018 tarihli işlemle yürütülen soruşturma ve elde edilen raporlar doğrultusunda davacının yaşlılık aylığı durdurulmuş; davacının işlemin iptali için yaptığı başvuru ise Kurum tarafından reddedilmiştir. 2.Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanunun Geçici 10. maddesinde 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve Geçici 87 nci maddesine göre işlem yapı..." lacağı; 3. fıkrasında ise "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerli..." olacağı düzenlenmiştir. 3.29 - 30.07.1964 tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanan 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (C) bendinde "50 Yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tesbit edilen sigortalı da, yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." hükmü vazedilmiş olup sakatlık dereceleri ve prim gün sayılarına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 03.11.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1186 sayılı Kanunla bent "a) 50 yaşını dolduran, b) Erken yaşlanmış olduğu tespit edilen veya malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1 800 gününü maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan, Sigortalı da yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." şeklinde değiştirilmiş; 06.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4958 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile (C) bendinin a ve b alt bendi "a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu bağlamda 4958 sayılı Kanun'un 54. maddesi ile 506 sayılı Kanunu'na Geçici 87. madde eklenmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir: " 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır. b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15... ay sigortalılık süresi ve 3680 gün, 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün, c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16... ay sigortalılık süresi ve 3760 gün, 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün, d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün, 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün, e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17... ay sigortalılık süresi ve 3920 gün, 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar." 4.Yukarıda tarihsel sürecine değinilen yasal düzenlemeler ile sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş: Geçici 87. madde ile anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu maddelerde prim gün ve sigortalılığa ilişkin şartlar farklılık gösterse bile bu kapsamda yaşlılık aylığı bağlanması için temel şart "...sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak..." şeklinde öngörülmüştür. Anılan 60. maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiştir. 5.193 sayılı Kanun'un "Engellilik indirimi" başlıklı 31. maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır. 6.28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup, Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür. Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler ... Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir. Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir. Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş; 24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ve 16.07.2006 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile de birtakım düzenlemeler getirilmişse de Merkez Sağlık Kurulu’nun görev ve yetkileri korunmuştur. Ayrıca, 14.01.20 12... .03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte ... Sağlık Kuruluna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır. 7.Eldeki davada; engellilik oranının tespiti amacıyla alınan raporlarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının engellilik oranının % 39... . Üst Kurul tarafından % 45 olarak belirlenmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında ... Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmamıştır. Ayrıca, davacının Kurum işleminin iptali yanında birleşen davada borçlu olmadığının tespitini de talep ettiği nazara alınarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1613 Hazırlık sayılı dosyasında davacının da şüpheli olarak yer aldığı iddia edildiğinden söz konusu soruşturma dosyası ile varsa ceza dosyası da getirtilerek içerikleri ve sonuçları gözetilmeden eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 8.Öte yandan; 7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un dava ve karardan sonra -15.01.2025 tarihi itibariyle- yürürlüğe giren 15. maddesi ile davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrası “Engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlar hakkında 28 inci maddenin beşinci fıkrası ile 94 üncü madde hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik ile atıf yapılan 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrasında Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenledikleri rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranının % 50 - 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar için en az 16 yıl sigortalılık ve 4320 prim gününü sağlamaları; % 40 - 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar için ise en az 18 yıl sigortalılık ve 4680 prim gününü sağlamaları hallerinde ayrıca yaş koşuluna bakılmaksızın kolaylaştırılmış şekilde yaşlılık aylığına hak kazanacakları ve Kanun'un 94. maddesi hükümlerine göre kontrol muayenesine tabi tutulacakları düzenlenmiştir. Söz konusu 94. madde uyarınca "Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere; a) Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını, b) Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını, tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir." 9.Her olay vuku bulduğu tarihteki mevzuata tabi olup kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. ... , Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... , Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).” (HGK 13.10.2004 tarihli ve 2004/10-528 Esas, 2004/533 Karar sayılı kararı.) Dolayısıyla anılan 7538 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin eldeki uyuşmazlığın çözümünde geriye doğru yürütülemeyeceği ancak 506 sayılı Kanun'un 60 C-b ve Geçici 87. madde uygulamasında bağlanan aylığın 7538 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin işlemlerde anılan Kanun değişikliği ile atıf yapılan 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrası hükmü uygulanabileceği bozma sonrası yargılamada nazara alınmalıdır. 10.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.