Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6064 E., 2025/6613 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6064 E., 2025/6613 K. (22.04.2025) – Yağma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6064
Karar No
2025/6613
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Yağma, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/6064 E. , 2025/6613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/76 E., 2024/94 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... ve ... şirketlerinin ortak vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; davacı kazalı ...'in 05.04.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde yaralanarak iş göremezliğe uğradığından bahisle kazalı için 189.975,29 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, kazalı için 140.000,00 TL manevi, diğer davacılar için 20.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. ve ... Personel Tedarik Yön. ve Dan. Ltd. Şti. ortak vekili özetle; davalıların işçisi olan davacı ... ve ölen arkadaşı ...'in sürücülüğünü yaptıkları TIR'a davacıyı öldürmeye kalkışan kişileri almakta kusurlu oldukları ve 3.kişilerin TIR'daki sigaraları yağmalamak ve suçu gizlemek kastı ile davacıyı öldürmeye teşebbüsleri sonucu yaralamaları nedeniyle doğan zararlardan sorumlu olmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili özetle; davacının sürücülüğünü yaptığı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk trafik poliçesinin sigortalısı olduğunu, ancak ilgili kanun ve mevzuat gereği davacıya yönelik meydana gelen bu olayda taraf sıfatı bulunmadığından haklarındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı ve İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği itirazları ile birlikte ... plakalı araca ait kasko sigorta poliçelerinin 3. kişilerin gasp eylemine dayalı riskleri içermediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.10.2014 tarih ve 2013/208 Esas, 2014/876 Karar sayılı kararıyla; davalılar ... Şirketi ile ... Şirketleri hakkındaki davanın adı geçen şirketlerin olayın meydana gelmesinde bir kusurları bulunmadığından, diğer davalılar ... ve ... Sigorta Şirketleri hakkındaki davanın ise sigorta poliçe içerikleri ve savunmalarında belirtilen nedenlerle olayda sorumlulukları bulunmadığının anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 27.10.2014 tarih ve 2013/208 Esas, 2014/876 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 21 inci Hukuk Dairesinin 22.10.2015 tarih ve 2015/6477 Esas, 2015/19053 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamından, saldırıyı gerçekleştiren faillerden ...'un da davalı ... Şirketinin işçisi olduğunun anlaşıldığı, Borçlar Kanunu 55. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddeleri gereğince adam çalıştıranın, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğu, hal böyle olunca işverenin adam çalıştıran olarak, kusuru bulunmasa bile meydana gelen zarardan sorumlu tutulabildiği, somut olayda, davalı işveren şirketlerin istihdam eden olarak sorumlulukları bulunmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 26.12.2022 tarih, 2016/28 Esas, 2022/410 Karar sayılı kararla, davacı kazalının kazanın meydana gelişinde bir kusurunun bulunmadığı, davalılar ..... Şirketi ile ... Şirketinin saldırıyı gerçekleştiren faillerden ...'un da davalı .... Şirketinin işçisi olması nedeniyle adam çalıştıran olarak kusurları bulunmasa bile meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, diğer davalı ... Sigorta Şirketinin ise şöförlerinden biri davacı olan ... plakalı TIR'ın kara yolları zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi sigortalayanı olması nedeniyle sigorta poliçesindeki miktarla sınırlı olarak sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta tarafından sunulan kasko poliçesi içeriği itibarıyla davacının poliçe kapsamında yağma suçuna yönelik koruma bulunmadığı ve kasko poliçesinin içeriği itibarıyla bu davaya konu maddi ve manevi zararlardan sorumluluğunun akdi dayanağı bulunmadığından adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, davalılar ..... Şirketi ile .... Şirketi yönünden kazalı lehine 30.000,00 TL, diğer davacılar lehine 10.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 26.12.2022 tarihli kararına karşı davacılar vekili, davalılar .... ve .... Şirketlerinin ortak vekili ve ZMMS sigortacısı davalı ... (yeni ünvanı ...) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 24.10.2023 tarih, 2023/4122 Esas, 2023/10165 Karar sayılı kararı ile davacı kazalı lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın çok az olduğu, aracın işletilmesinden kaynaklanan bir kaza olmadığına göre davalı ZMMS sigortacısı ... (yeni ünvanı ...) şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 27.03.2024 tarihli kararla kasko sigortacısı davalı ...(yeni ünvanı ...) sigorta şirketi ile ZMMS sigortacısı ... (yeni ünvanı ...) Sigorta şirketi yönünden davayı reddine, diğer davalılar ... ve ... şirketleri yönünden davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 120.000,00 TL, diğer davacılar lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... şirketinin ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, 24.10.2023 tarihli Yargıtay ilamında davalılar ... ve ... şirketlerinin ortak vekilinin yalnızca belirli bir bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen, bozma kararında ileri sürülen temyiz nedenlerinin hiçbirine değinilmediğini, Yargıtay kararındaki bu eksikliğin adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini, kasko sigortacısı yönünden davanın reddine ilişkin temyiz nedenlerine ise hiç yer verilmediğini, müvekkili şirketlerin sorumluluğuna yönelik bir kabul anlamı taşımamakla birlikte kasko sigortacısı aleyhindeki davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin "... Sigorta tarafından sunulan kasko poliçesi içeriği itibarıyla davacının poliçe kapsamında yağma suçuna yönelik koruma bulunmadığı ve poliçenin içeriği itibarıyla bu davaya konu maddi ve manevi zararlardan sorumluluğunun akdi dayanağı bulunmadığından hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle ret kararı verdiğini, ancak poliçenin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bu genel şartların A.1 başlıklı maddesinin (c) bendinde üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen zararların teminat kapsamında olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketler aleyhine tazminata hükmedilen olayda kasko sigortacısı yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, ayrıca hükmolunan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı şirketler vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, mahkemece karar ve ilam harcıyla ilgili hüküm kurulurken "(önceki karar sürecinde yazılan harç tahsil müzekkerelerinin mahsubuna)" da karar verildiği anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesi, Bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, mütaakıp hükme ait harçdan mahsup olunur.“ hükmünü içermektedir. Yasanın açık hükmünden de anlaşılabileceği gibi bozulan hüküm gereğince daha önceden alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için “hesaplanmış” ya da “tahakkuk etmiş” olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenmiş” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir. Mahsup işlemi için harcın fiilen ödenmiş olması şarttır. Somut olayda daha önceden hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan davalı şirketlerce yatırılmış bakiye karar harcı bulunduğuna ilişkin bir bilgi bulunmadığı halde karar ve ilam harcıyla ilgili hüküm kurulurken "(önceki karar sürecinde yazılan harç tahsil müzekkerelerinin mahsubuna)" da karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 7 numaralı bendinin sonunda yer alan "(önceki karar sürecinde yazılan harç tahsil müzekkerelerinin mahsubuna)" ibarelerinin silinerek hükümden çıkarılması suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cf9ec5708ccb188f ff15014e0e31f439

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı