Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/5843 E., 2025/1154 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5843 E., 2025/1154 K. (23.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5843
Karar No
2025/1154
Karar Tarihi
23.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/5843 E. , 2025/1154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3076 E., 2022/3356 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/409 E., 2022/301 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muris ...'ın "Topçular mah..1021 Sk. No:45 adresindeki ... Mermer isimli iş yerinde vinç operatörü olarak çalışırken 07.02.2013 tarihinde vinç ile kaldırıp istiflediği bir kısım mermer blokların yan yatıp kendisinin üzerine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiğini, Muris ...'ın eşi davacı ... bakımından 200.000,00 TL manevi tazminat ile murisin küçük kızı olan diğer davacı ... bakımından 200,000,00 TL manevi tazminat, murisin oğlu olan diğer davacı ... bakımından 200.00,00TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın kazanın yaşandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davacı ... bakımından fazlaşa ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ve diğer davacı ... bakımından 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ... bakımından şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 625.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın yaşandığı andan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulune uygun olmadığını, Antalya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/265 Esas sayılı dosyasındaki keşif taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin meydana gelen kazada herhangi bir kusur ya da ihmallerinin bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle,"...Mahkememizce talimat yolu ile alınan bilirkişi raporları, rucuen tazminat davasından alınan rapor, ceza yargılamasında alınan raporlar ve SGK inceleme rapor birlikte değerlendirildiğinde; ... ...'ın vinç kullanma belgesi olmamasına rağmen vinç kullanarak ikili olarak alınması gereken mermer bloklarını 4lü şekilde alıp istiflemeye çalıştığı sırada blokların düşmesi ve altında kalması sonucu öldüğü, davalı şirketin işçisi olduğu, davalılardan ...'in de davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğu, işverenin; vinç kullanma belgesi olmayan işçiye vinç kullandırması, kullanım esnasında denetlememesi, iş güvenliği ekipmanları temin etmemesi ve bu konuda eğitim vermemesi (dosya kapsamında bu hususlara ilişkin sunulu delil bulunmamaktadır) ve teknik bilirkşilerce tespit edilen diğer teknik hususların eksik bırakılması (mermer plakaların devrilmemesi için uygun istiflenebilmelerini sağlayacak düzeneklerin kullanılması, çalışanların plakalar arasına girmeden plakaları alabilmeleri için gereken düzenlemelerin yapılması, ağır yapıdaki malzemelerin kaldırılması işlemlerinin gözetim altında sürdürülmemesi ve yeterli denetimin yapılması, kaldırma ekipmanının kullanımı ve alınacak güvenlik önlemleri hakkında bilgilendirilip bu konuda gerekli talimatları ve iş güvenliği eğitimlerinin verilmesi konularında iş sağlığı ve güvenliği açısından üzerinje düşen sorumluluklarını yerine getirmemesi vs), işçilerin güvenliğinin kendi insiyatiflerine bırakılması Nedenleriyle kusurlu olduğu, kazazede işçinin ise yaptığı işin barındırdığı riskleri bilebilecek yaş ve tecrübede iken bunları öngörmeyerek ikili şekilde alması gereken blokları dörtlü şekilde almak ve vinç kullanma operatörü olmamasına rağmen vinç kullanmak gibi eylemler nedeniyle kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar mahkememizce talimat yolu ile alınan raporlarda davalılar toplamda %80 ve kazazede işçi %20 kusurlu bulunmuş ise de; kusur oranının sayısal tayini konusunda hakimin bilirkişilerin tespiti ile bağlı olmadığı, bu raporlar konusunda bağlı olunan hususun teknik açıdan yapılan tespitlerle sınırlı olduğu, bu nedenle sayısal sonuçlarla bağlı olunmadığı sonucuna varılmıştır. Hal böyle iken Antalya 1.İş Mahkemesince dava konusu olayla ilgili verilen ve kanun yolu incelemesinden geçen karar ile davalıların %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilen sayısal miktarlar esasa alınmıştır. Sonuç olarak mahkememizce davalılar %70, mütevaffa ise %30 oranında kusurlu sayılarak bu oran üzerinden yapılan aktüerya hesabı hükme esas alınmıştır.15.03.2022 tarihli aktüerya raporuna göre davacılardan ...'ın 421.458,33 TL, ...'ın 53.757,23 TL maddi zararının bulunduğu, ...'ın ise ortaokul mezunu olması, özel bir şirkette çalıştığının tespit edilmiş olması, SGK gelirlerinin 18 yaşını doldurması ile kesilmiş olması ve 18 yaşına kadar yapılan ödemeleri aşan zararının bulunmaması nedeniyle maddi zararının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davalılar tarafından davacılar ...'a yapıldığı açık olan toplam 18.195,00 TL'lik dekontlar bulunmaktadır. Ödemelerin kaza tarihinden sonra olması (20.02.2013-21.09.2015 tarihleri arasında), davacıların iş kazası dışında davalıdan alacaklarının olduğuna veya başka bir alacak ilişkisi olduğuna dair iddialarının olmaması nedeniyle yatırılan paraların tazminat amacıyla yapıldığı kanaatine varılarak tazminattan mahsup edilmiştir. Buna göre davacı ...'ın SGK ödemelerini aşan zararı 389.661,82 TL'dir. Bu nedenle davacı ... tarafından ileri sürülen talebin kısmen kabulüne, ... için ileri sürülen talebin kabulüne ve ... için ileri sürülen talebin reddine karar verildiği ..." gerekçesiyle; "1-)Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; -389.661,82 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -53.757,23 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, -200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, -200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, -200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, -davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, müteveffanın kaza tarihinde aldığı ücret olan 900,00 TL'nin içinde asgari geçim indirimi olmadığını, hükme esas alınan aktüer hesap raporunda buna dikkat edilmediğini ve katsayı hesabının hatalı yapıldığını, davacı tarafa yapılan 18.195,00 TL ödemenin tazminattan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, zira bu ödemelerin yardım niteliğinde olan ve tazminatın yerine geçmesi amacıyla yapılmamış ödemeler olduğunu, kusur durumunun %70-30 şeklinde belirlenmesinin isabetsiz olduğunu, bu tespitin davacıların taraf olmadığı, SGK'nın davalılara karşı açtığı davadan elde edildiğini, davalıların tam kusurlu olduğu kabul edilerek, bu mümkün görülmediği takdirde, alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen %80-20 kusur durumuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'ın müteveffanın ölüm tarihi itibariyle ve sonrasında herhangi bir maddi zararının doğmadığı değerlendirmesinin de isabetsiz olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, olayda davalıların kusuru bulunmadığını, müteveffanın emir ve talimat almaksızın, yemek saatinde işi bırakması gerekirken, görev ve iş tanımı dışına çıkarak kazanın meydana gelmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, buna rağmen yalnızca % 30 oranında kusurlu bulunmasının doğru olmadığını, davalıların işyerinde ve çalışanlara ilişkin gerekli tüm iş güvenliği tedbirlerini sağladığını, davacı ...'ın yeniden evlenme ihtimalinin olay tarihinde yaşına göre tespit edilmesi gerektiğini, davacı ...'ın mevcut yaşı da göz önünde tutulduğunda yüksek öğrenime devam etmemesi halinde 22 yaşına kadar destekten yararlandırılması gerektiğini, dosyaya öğrenim hayatının devamına ilişkin güncel belgelerin de sunulmadığını, müteveffanın askerlikten malulen emekli olması nedeniyle emekli maaşı bulunduğunu, hesaplama yapılırken bu hususun dikkate alınmadığını, keşif talep etmelerine rağmen bunun kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, aynı olaya ilişkin ceza ve hukuk davalarında alınan kusur raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, bunların giderilmediğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların zararın giderilmesi amacını aşar şekilde yüksek olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"... Olayın oluş şekli, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam, olay tarihi ve paranın o tarihteki alım gücü, ekonomik şartlar, hak ve nasafet kuralları, olayın meydana gelmesinde kazalı müteveffanın % 30 oranında kusurlu bulunması ile davacıların olay nedeniyle duydukları elem ve acı birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, davacı eş için 125.000,00 TL, davacı çocuklar ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın makul ve hakkaniyete uygun olacağı kabul edilmiş; bu haliyle, davalı tarafın istinaf başvurusu kısmen yerinde görüldüğü..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; " 1.Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile a) - 389.661,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden (07.02.2013'den) itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, - 53.757,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden (07.02.2013'den) itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b) Davacı ...'ın fazlaya dair destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ve davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, c) - 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (07.02.2013'den) itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, - 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (07.02.2013'den) itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, - 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (07.02.2013'den) itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, d) Fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin davacı ... yararına, davalılar vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacı ... lehine 125.000,00 TL, davacılar Melike ve ... lehine ise 75.000,00 'er TL manevi tazminata karar verildiği gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... yararına, davalılar vekilinin davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. C) Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacılar murisinin davalı işverene ait mermer ocağında vinç operatörü olarak aylık 900,00 TL ücretle çalıştığının beyan edildiği, mahkemece hükme esas alınan 15.03.2022 tarihli 2. Ek hesap raporunda emsal ücret araştırmasına dair veride belirtilen ücretin davacı tarafça iddia edilen ücretten daha yüksek olduğu gerekçesiyle davacı tarafça iddia edilen ücretin kaza tarihinde geçerli AGİ li asgari ücret miktarına oranlanması sonucu davacılar murisinin ücretinin asgari ücretin 1.11 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapıldığı, davacı ...'ın maddi zararının 421.458,33 TL , davacı ...'ın maddi zararının 53.757,23 TL olduğu ancak davalılar vekilince sunulan ödeme belgelerinin dikkate alınması halinde ise ...'ın maddi zararının bu kez 389.661,82 TL olacağı tespitlerinde bulunduğu, mahkemece ödemelerin mahsup edildiği seçeneğe itibar etmek suretiyle davacı ... yönünden 389.661,82 TL davacı ... yönünden 53.757,23 TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden iddia edilen ücretin kaza tarihinde geçerli asgari geçim indirimi eklenen net asgari ücret miktarına oranlanması suretiyle davacı kazalının ücretinin tespiti ve maddi zarar hesaplanması hatalı olmuştur. Ayrıca davalılar vekilince cevap dilekçesinde yapılan ödemelerin yardım mahiyetinde olduğu açıkca belirtilmesine karşın ödemenin davaya konu kazaya ilişkin ifaya yönelik ödeme niteliği arz etmediği gözetilmeksizin tazminattan mahsubu yoluna gidilmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; yeniden hesap raporu aldırmak davacı tarafça iddia edilen ücretin kaza tarihinde geçerli olan net asgari ücret tutarına asgari geçim indirimi eklenmeksizin oranlamak suretiyle davacılar murisinin ücretini tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlemek ve davalı tarafça yapılan ödemelerin tazminattan mahsup edilmeyeceği hususunu da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin davacı ... lehine, davalılar vekilinin davacılar ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... lehine, davalılar vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı