Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/5062 E., 2025/1889 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5062 E., 2025/1889 K. (12.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5062
Karar No
2025/1889
Karar Tarihi
12.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/5062 E. , 2025/1889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1369 E., 2024/309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/514 E., 2022/338 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1968 yılında ilk sigorta dosyasının açıldığını, ancak prim ödemesinin yapılmadığını belirterek davacının gösterilmeyen en az 1 günlük çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının nerede ve tam olarak hangi tarihte çalıştığının anlaşılmadığını, eldeki davayı ispat yükünün davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "... bordro tanıkları, ... ve ... beyanlarında davacının ne zaman işe girdiği, hangi görevi yaptığı konusunda detaylı bilgi ve görgüye dayalı olduğu, ayrıca tanık ...'ın hizmet cetvelinde dava dönemine ilişkin sigortalı çalışan olduğu, yerleşik içtihatlar doğrultusunda somut iş yeri tanığı olması, yine bordro tanığı olan ..., ..., ..., .... davacıyı hatırlamadıklarını ifade etmiş iseler de söz konusu işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olması, davacıya verilen .... sigorta sicil numarasının daha sonraki yıllarda davacı tarafından kullanıyor olması dikkate alınarak davacının ....sicil no.lu iş yerinde 01.10.1968 tarihinde 1 gün süre hizmet sözleşmesine bağlı olarak asgari ücret üzerinden çalıştığı kanaat edilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 879 sicil numaralı iş yerinde 01.10.1968 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde Mahkeme kararının hatalı olduğunu, ilgili dönemde işveren tarafından bordro verilmediğini, davacının çalışmasının bildirilmesi işverenin yükümlülüğünde olduğunu, davacının iddialarının titizlikle araştırılmasının gerektiğini, işveren tarafından davacı adına Kuruma bildirilen herhangi bir hizmet/prime esas kazanç bulunmadığından davacının hizmet cetveline işlenmediğini, davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde sürekli ve aralıksız olarak fiilen çalıştığını yazılı delil ile ispatlamasının gerektiğini, müvekkili Kurumun yaptığı işlemlerde her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, bu tür yargılamada fiili çalışmanın gerçek bir çalışma olduğu kuşkuya yer olmadan belirlenmesi gerektiğini, dinlenen tanıkların tam olarak davacının çalışmasını açıklayamadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı