Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/3963 E., 2025/11382 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3963 E., 2025/11382 K. (04.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3963
Karar No
2025/11382
Karar Tarihi
04.07.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/3963 E. , 2025/11382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2014/29 E., 2016/968 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisi olan sigortalının iş kazası nedeniyle vefat ettiğinden bahisle eş için 197.643,48 TL maddi, 1.000,00 TL cenaze masrafı, 20.000,00 TL manevi, çocuklar için 5.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kendileri lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ve davalı şirketin ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin eldeki davadan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, dava dilekçesi ve ekleri ile bilirkişi raporları ve diğer önemli evrakların usule uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma hakkının fiilen ortadan kalktığını, tebligat eksiklikleri nedeniyle verilen kararın usule aykırı olduğunu ve bu yönüyle bozulması gerektiğini, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, her ne kadar müvekkili ... ...Madencilik şirketinin yetkilisi ise de kazanın meydana geldiği işletme sahasının olaydan 45 gün önce, 02.06.2013 tarihinde ...Madencilik Ltd. Şti.’ye devredildiğini, bu devre ilişkin sözleşmenin Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1019 Esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, müvekkilinin hem maden ocağı sahasını hem de yol yapım işini tümüyle devrettiğini, dolayısıyla kazanın meydana geldiği alan üzerinde hiçbir fiilî ve hukuki tasarrufunun bulunmadığını ve bu nedenle kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, vefat eden ...’un müvekkilinin yanında çalışan bir kişi olmadığını, müteveffanın müvekkili tarafından işe alınmadığını, davalı ...nın ceza dava dosyasındaki beyanlarından da müteveffanın başka bir kişi yanında çalıştığının sabit olduğunu, bu nedenle ... ile müvekkili arasında doğrudan veya dolaylı hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını, olay tarihinde yapılan işle ilgili müvekkilinin herhangi bir görev veya sorumluluğu olmadığını, meydana gelen kazaya engel olabilecek bir konumda da bulunmadığını, kaza ile müvekkil arasında illiyet bağının kurulamayacağını, kusur isnadının dayanaklarının bulunmadığını, tebligatlar usulüne uygun yapılsaydı bu hususların dilekçeyle ileri sürüleceğini, ayrıca halen Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1019 Esas sayılı dosyasında devam eden ceza yargılamasında müvekkili yönünden kusur durumuna ilişkin farklı raporların mevcut olduğunu, ceza dosyasının henüz sonuçlanmadığını, bu nedenle eldeki davada söz konusu ceza dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerekirken bu yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Davalı Şirketin temyiz istemi yönünden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. madde 1. fıkrasına göre “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. fıkrasına göre bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak temyiz harç ve giderleri yatırılmamış veya eksik yatırılmış ise, temyiz harç ve giderlerinin yatırılması veya tamamlanması için ilgili tarafa HUMK nun 434/3. maddesi gereği bir muhtıra ile 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. Usulüne uygun muhtıraya rağmen, muhtırada belirtilen temyiz harç ve giderlerinin tamamlanmaması halinde mahkemece, temyiz talebinde bulunan tarafın temyiz talebi ile ilgili olarak; " ...mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına" şeklinde karar verilmelidir. Davalı şirket yönünden süresinde temyiz dilekçesi verilmesine rağmen temyiz giderlerini karşılamaması sebebiyle mahkemece usulüne uygun olarak muhtıra çıkarıldığı, muhtıra tebliğ edilmesine rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde eksiklerin giderilmediği anlaşılmakla davalı şirketin temyiz isteminin reddi cihetine gitmek gerekmiştir. b. Davalı gerçek kişiler ... ve ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından hesap raporu düzenlendiği tarihte hak sahibi davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle maddi zarar hesabı yapılırken ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmediği, hakkındaki davanın reddine karar verilen davalı ... adına aşamalarda Av.... tarafından vekaletname ibraz edildiği halde gerekçeli karar başlığına adı geçen vekilin adı yazılmadığı gibi bu davalı lehine red vekalet ücreti takdir edilmediği, gerekçeli karar başlığında davalı şirketin ünvanının eksik yazıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı şirketin temyiz isteminin, usulüne uygun muhtıra tebliğine rağmen eksik temyiz harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle REDDİNE, 2. Mahkeme kararının; a.Karar başlığında yer alan "4- ... -.../Batman" ibarelerinden sonra gelmek üzere "vekili: Av. ..." ibarelerinin yazılması, b.Karar başlığında yer alan "...Madencilik San. Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere ".... San. ve Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin yazılması, c.Mahkeme kararının dördüncü sayfasında yer alan ve "Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak" ibareleri ile başlayan paragrafın tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak destekten yoksun kalma tazminatı hususunda rapor aldırılmış, bilirkişi-hukukçu .... tarafından hazırlanan 18.04.2016 tarihli raporunda sonuç olarak; ... ...'un 24.07.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı eş ...'un davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği tazminat miktarının toplam 197.643,48 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak belirtilen bu tutardan davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin semraye değerinin (31.287,27 TL) rücu edilebilecek %75'lik kısmının hesaplanan zarar tutarından tenzil edilmediği anlaşıldığından tenzilat resen yapılmış ve davacı eşin talep edebileceği karşılanmamış maddi zarar tutarının 174.178,02 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır." ibarelerinin yazılması, ç.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... açısından maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, 2-Davalı ... kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2 maddesi gereğince maktu 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, 3-Davalı ...'in sorumluluğu 174.178,02 TL ile sınırlı olmak üzere 197.643,48 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar..., ... ve ...Madencilik şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 4-Davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı ... dışındaki davalılar açısından KABULÜNE, davacı ... açısından 20.000,00 TL ve diğer davacılar açısından 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi 24.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar... Madencilik Şirketinden alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından aşamalarda peşin olarak yatırılan toplam 1.165,30 TL harcın mahsubu ile davalı ...'in sorumluluğu 14.148,30 TL ile sınırlı olmak üzere hüküm altına alınan tutarlar üzerinden hesaplanan 15.751,22 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Madencilik Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı ...'in sorumluluğu 16.400,68 TL ile sınırlı olmak üzere karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince (maddi tazminat davasında) hesaplanan 17.808,61 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ...Madencilik Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden 2.815,86 TL maddi tazminat red vekalet ücretinin davacı eş ...'dan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 8-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince (manevi tazminat davasında) hesaplanan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...Madencilik San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 9-Davacılar tarafından yapılan 1.190,50 TL harcın davalılar ...ve ...Madencilik şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 10-Davalı ...'in sorumluluğu 1.484,99 TL ile sınırlı olmak üzere davetiye- müzekkere- bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.685,00 TL yargılama giderinin davalılar ...Madencilik şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14.06.2016" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı